متع

“متع” Kökü

Kur'an'da 70 yerde, 65 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

Bakara Suresi, 36. ayet وَمَتَٰعٌ Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerin… Bakara Suresi, 126. ayet فَأُمَتِّعُهُ Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenl… Bakara Suresi, 196. ayet تَمَتَّعَ Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş … Bakara Suresi, 236. ayet وَمَتِّعُوهُنَّ مَتَٰعًا Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu dur… Bakara Suresi, 240. ayet مَّتَٰعًا İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar … Bakara Suresi, 241. ayet مَتَٰعٌ Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah'a karşı gelmekten … Âl-i İmrân Suresi, 14. ayet مَتَٰعُ Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arz… Âl-i İmrân Suresi, 185. ayet مَتَٰعُ Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir.… Âl-i İmrân Suresi, 197. ayet مَتَٰعٌ (Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o… Nisâ Suresi, 24. ayet ٱسْتَمْتَعْتُم (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzeri… Nisâ Suresi, 77. ayet مَتَٰعُ Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görm… Nisâ Suresi, 102. ayet وَأَمْتِعَتِكُمْ (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vak… Mâide Suresi, 96. ayet مَتَٰعًا Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek s… En'âm Suresi, 128. ayet ٱسْتَمْتَعَ Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğun… A'râf Suresi, 24. ayet وَمَتَٰعٌ Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşm… Tevbe Suresi, 38. ayet مَتَٰعُ Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. … Tevbe Suresi, 69. ayet فَٱسْتَمْتَعُوا فَٱسْتَمْتَعْتُم ٱسْتَمْتَعَ (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocuk… Yûnus Suresi, 23. ayet مَّتَٰعَ Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar… Yûnus Suresi, 70. ayet مَتَٰعٌ Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte … Yûnus Suresi, 98. ayet وَمَتَّعْنَٰهُمْ Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek meml… Hûd Suresi, 3. ayet يُمَتِّعْكُم مَّتَٰعًا Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün s… Hûd Suresi, 48. ayet سَنُمَتِّعُهُمْ Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bere… Hûd Suresi, 65. ayet تَمَتَّعُوا Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşt… Yûsuf Suresi, 17. ayet مَتَٰعِنَا "Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu… Yûsuf Suresi, 65. ayet مَتَٰعَهُمْ Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne ister… Yûsuf Suresi, 79. ayet مَتَٰعَنَا Yusuf, "Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah'a sığınırız. Şüphesiz biz o t… Ra'd Suresi, 17. ayet مَتَٰعٍ O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. … Ra'd Suresi, 26. ayet مَتَٰعٌ Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirle… İbrâhîm Suresi, 30. ayet تَمَتَّعُوا Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü var… Hicr Suresi, 3. ayet وَيَتَمَتَّعُوا Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) b… Hicr Suresi, 88. ayet مَتَّعْنَا Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma v… Nahl Suresi, 55. ayet فَتَمَتَّعُوا Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın… Nahl Suresi, 80. ayet وَمَتَٰعًا Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, g… Nahl Suresi, 117. ayet مَتَٰعٌ (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.… Tâhâ Suresi, 131. ayet مَتَّعْنَا Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere göz… Enbiyâ Suresi, 44. ayet مَتَّعْنَا Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorla… Enbiyâ Suresi, 111. ayet وَمَتَٰعٌ "Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır."… Nûr Suresi, 29. ayet مَتَٰعٌ İçinde size ait bir eşya olan, oturanı bulunmayan evlere girmenizde herhangi bir günah yoktur. Allah… Furkân Suresi, 18. ayet مَّتَّعْتَهُمْ Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat… Şuarâ Suresi, 205. ayet مَّتَّعْنَٰهُمْ Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,… Şuarâ Suresi, 207. ayet يُمَتَّعُونَ (Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.… Kasas Suresi, 60. ayet فَمَتَٰعُ (Dünyalık olarak) size verilen her şey, dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah'ın katındaki ise… Kasas Suresi, 61. ayet مَّتَّعْنَٰهُ مَتَٰعَ Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve o vaad edilen şeye kavuşacak olan kimse, dünya hayatının … Ankebût Suresi, 66. ayet وَلِيَتَمَتَّعُوا Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride… Rûm Suresi, 34. ayet فَتَمَتَّعُوا Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkar etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bi… Lokmân Suresi, 24. ayet نُمَتِّعُهُمْ Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.… Ahzâb Suresi, 16. ayet تُمَتَّعُونَ De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O t… Ahzâb Suresi, 28. ayet أُمَتِّعْكُنَّ Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a … Ahzâb Suresi, 49. ayet فَمَتِّعُوهُنَّ Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) k… Ahzâb Suresi, 53. ayet مَتَٰعًا Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Pey… Yâsîn Suresi, 44. ayet وَمَتَٰعًا Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.… Sâffât Suresi, 148. ayet فَمَتَّعْنَٰهُمْ Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.… Zümer Suresi, 8. ayet تَمَتَّعْ İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nim… Mü'min Suresi, 39. ayet مَتَٰعٌ "Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı ancak (geçici) bir yararlanmadır. Ahiret ise ebedi olarak kalın… Şûrâ Suresi, 36. ayet فَمَتَٰعُ (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında … Zuhruf Suresi, 29. ayet مَتَّعْتُ Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur'an ve onu açıklayan bir pe… Zuhruf Suresi, 35. ayet مَتَٰعُ (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık… Ahkâf Suresi, 20. ayet وَٱسْتَمْتَعْتُم İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi … Muhammed Suresi, 12. ayet يَتَمَتَّعُونَ Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar… Zâriyât Suresi, 43. ayet تَمَتَّعُوا Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti.… Vâkıa Suresi, 73. ayet وَمَتَٰعًا Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.… Hadîd Suresi, 20. ayet مَتَٰعُ Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal… Mürselât Suresi, 46. ayet وَتَمَتَّعُوا Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.… Naziât Suresi, 33. ayet مَتَٰعًا Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.… Abese Suresi, 32. ayet مَّتَٰعًا (27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinl…