Kasas Suresi 60. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 60/88
وَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَىْءٍ فَمَتَـٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتُهَا ۚ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ ۚ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
Ve ma utitum min şey'in fe metaul hayatid dunya ve zinetuha ve ma indallahi hayrun ve ebka, e fe la ta'kılun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Dünyalık olarak) size verilen her şey, dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah'ın katındaki ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hem size hangi bir şey verilmişse sırf Dünya hayatın geçici metaı ve ziynetidir, Allah yanındaki ise hem daha hayırlı hem bekalıdır, artık akıl etmez misiniz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Size verilen şeyler, yalnızca dünya hayatının geçici malı ve süsüdür. Allah yanındaki ise hem daha hayırlı, hem kalıcıdır; artık düşünmeyecek misiniz?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Size verilen her şey dünya hayatının (geçici) metaldir, onun süsüdür. Allah nezdinde olan şeyler ise hem daha hayırlı, hem daha devamlıdır. Haala akıllanmayacak mısınız?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Size verilen her şey, dünya hayatının geçimi ve süsüdür. Allah'ın yanında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Size verilen nimetler, geçici dünya metaı, dünyanın süsüdür. Allah'ın size sakladığı ahiret mükafatı ise daha hayırlı, daha devamlıdır. Hala aklınızı çalıştırmayacak mısınız?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Size verilen her şey, yalnızca dünya hayatının metaı ve süsüdür. Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. Yine de, akıllanmayacak mısınız?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Size verilen şeyler dünya hayatına ilişkin geçici doyumlardan ve yine dünyada kalan süs ve eğlenceden ibarettir; oysa, Allah katında kazanılanlar daha hayırlı, daha kalıcıdır. (Buna rağmen,) aklınızı kullanmayacak mısınız?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Size verilen her şey dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah'ın yanında olanlar ise daha iyi ve kalıcıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Size verilen her şey, aslında dünya hayatının geçimliğidir ve ziynetidir.[1] Allah'ın katında olanlar ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
Tefsir / dipnot (1)
İlgi uyandıran, dikkat çeken nesnelerle, malla, makamla, şöhretle bezenerek, süslenerek gösterişli hale gelmeyi sağlayan şeyler veya bedensel organlar, şenlik, tören. Ziynet, bunlar olabileceği gibi; imann, iyi ahlak, güzel huy, onurlu olmak vb. türünden şeyler de olabilir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Size verilen her şey, dünya yaşamının geçimliği ve çekiciliğidir. Oysa Allah'ın katında olanlar, daha iyi ve daha kalıcıdır. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?
İbni Kesir
Size verilen herhangi bir şey; dünya hayatının bir geçimliği ve süsüdür. Allah katında olan ise daha hayırlı ve devamlıdır. Hala akletmez misiniz
Gültekin Onan
Size verilen her şey, yalnızca dünya hayatının metaı ve süsüdür. Tanrı katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. Yine de, akletmeyecek misiniz ?
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Rabbinizin size verdiği, sizin dünya hayatında kendisinden faydalandığınız ve süslendiğiniz ziynetler nihayet bir gün tükenip yok olacaktır. Yüce Allah’ın katından verilecek olan ahiret hayatındaki büyük sevap ise dünyada olan mallardan ve süslerden daha hayırlı ve kalıcıdır. Bunu hiç düşünmüyor fani olanı, kalıcı olanı mı tercih ediyorsunuz?
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Size verilen herhangi bir şey; dünya hayatının bir geçimliği ve süsüdür. Allah katında olan ise daha hayırlı ve devamlıdır. Hala akletmez misiniz
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
60. Size verilen her şey, dünya hayatının (geçici) menfaati ve süsüdür. Allah katında olanlar ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? 61- Kendisine güzel bir vaatte bulunduğumuz ve ona kavuşacak olan kimse, hiç kendisine dünya hayatının (geçici) menfaatlerini verdiğimiz, sonra da Kıyamet günü (hesap ve azap için) huzura getirilecek olan kimse gibi midir?
60. Bu buyrukla Yüce Allah, kullarını dünyaya karşı düşkün olmamaya, ona aldanmamaya, buna karşılık âhirete arzu duymaya, esas maksat ve isteklerinin âhiret olması gerektiğine teşvik etmekte; insanlara verilen altın, gümüş, hayvan, mal, mülk, kadın, evlat, yiyecekler, içeceklerle zevk alınacak her türlü şeyin, dünya hayatının geçici menfaati ve süsü olduğunu haber vermektedir. Yani kul, bunlarla sınırlı olarak ve hevesi kursakta bırakan kederli şeylerle dolu bir süre içerisinde faydalanır. Övünmek ve riyakârlık için kısa bir süre bunlarla süslenir. Sonra bunlar çabucak yok olup gider, hepsi de bitip tükenir. Bunlara sahip olan kimseye ise bunlardan pişmanlık, zarar ve mahrumiyetten başka bir şey kalmaz. “Allah katında olanlar ise” ebedi nimetler içinde her türlü olumsuzluklardan uzak bir yaşam “daha hayırlı ve daha kalıcıdır.” Hem niteliği itibari ile hem miktarı itibari ile daha üstündür. Ebedîdir ve süreklidir. “Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” Yani bu ikisini ölçüp biçerek hangisinin tercih edilmeye değer olduğunu ve bu iki yurttan hangisi için çalışmanın daha uygun olduğunu tespit edecek akıllarınız yok mu? u buyruk, kulun aklı oranında âhireti dünyaya tercih edeceğine delildir. Aynı şekilde dünyayı tercih edenin ancak kıt akıllılığından dolayı böyle bir tercihe yöneldiğini göstermektedir. Bundan dolayı Yüce Allah, dünyayı tercih edenle âhireti tercih edenin âkıbeti arasında bir mukayese yapmak üzere akılları uyarmakta ve şöyle buyurmaktadır:
61. “Kendisine güzel bir vaatte bulunduğumuz ve ona kavuşacak olan kimse...” Yani Rabbinin kendisine vaat ettiği güzel mükafat olan cennet ve ondaki pek büyük nimetlere arzu duyarak amel edip âhiret için gereken şekilde çalışan ve hiç şüphesiz bu amelin mükâfatını görecek olan -çünkü bu vaat, kendisini razı edecek şeyleri yerine getiren ve onu gazaplandıran şeylerden uzak duran kuluna keremi sonsuz, sözü doğru ve sözünden caymayan Allah vermiştir- böyle bir mü’min kişi “hiç kendisine dünya hayatının (geçici) menfaatlerini verdiğimiz” o nedenle de dünyaya dalan, alıp-veren, yiyip-içen, hayvanların faydalandığı gibi faydalanan, dünyası ile meşgul olup âhiretini unutan, Allah’ın hidâyetine yönelmeyen, peygamberlerin izinden gitmeyen ve dünyasından hüsran ve helâkten başka bir azık biriktirmemeyi sürdüren “sonra da Kıyamet günü” hesap için “huzura getirilecek olan kimse gibi midir?” Böyle bir kimse, nefsi için hayır namına bir şey göndermediğine, aksine kendisine zarar verecek her şeyi yaptığına ve bu halde amellerin karşılığının verileceği yurda intikal ettiğine göre onun nasıl bir sonuçla karşılaşacağı beklenir? Acaba ona yapılacak muamele ne olabilir, dersiniz? İşte aklı başında olanlar, tercih edilmeye değer olanı tercih etsin. Bu iki şıktan daha doğru olanı seçsin.