Şuarâ Suresi 31. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 31/227
قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Kale fe'ti bihi in kunte mines sadikin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şuarâ Suresi 31. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Haydi, dedi: getir onu bakayım sadıklardan isen
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Firavun): "Haydi onu getir bakayım, doğrulardan isen" dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Fir'avn): "Doğru söyleyenlerdensen haydi getir onu" dedi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Fir'avn): "Eğer doğrulardansan onu getir (bakalım)," dedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Haydi, dedi, doğru söylüyorsan, göster o belgeni de görelim!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Firavun:) "Eğer doğru sözlü biriysen, haydi, çıkar ortaya o dediğini!" diye cevap verdi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Haydi doğru söylüyorsan onu getir, bakalım! dedi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Dedi ki: "Göster onu; eğer doğruyu söylüyorsan?"
İbni Kesir
Firavun: Eğer doğru söylüyorsan, haydi getir onu, dedi.
Gültekin Onan
(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir."
Rowad Tercüme Merkezi
Firavun: “Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu!” dedi.
Şaban Piriş
Haydi doğru söylüyorsan onu getir, bakalım! dedi.
Ali Özek ve diğerleri
Firavun: Doğru söyleyenlerden isen, haydi getir onu! diye karşılık verdi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Firavun da şöyle demişti: "İddia ettiğinde doğru söyleyenlerden isen, doğruluğuna işaret eden şeyleri, haydi getir bakalım!"
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قَالَ | قول | تكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا. | |||
| فَأْتِ | أتي | فجئ. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الملابسة أو الحال. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| كُنتَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلصَّٰدِقِينَ | صدق | المتصفين بالصدق، والصدق: مطابقة الكلام للواقع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{بِهِ إِنْ كُنْتَ} مد صلة طويلة وصلًا. يليها إخفاء حقيقي للنون بعد الكاف
والتاء.