Sâffât Suresi 22. Ayet

Saf Tutanlar · Mekke · Sure 37 · Ayet 22/182

۞ ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

Uhşurullezine zalemu ve ezvacehum ve ma kanu ya'budun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Sâffât Suresi 22. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

23. cüz · PDF sayfası 5

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Toplayın mahşere o zulmedenleri ve eşlerini ve Allahdan başka taptıkları şeyleri

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(22-24) O zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplayın mahşere, toplayın da götürün onları Sırat'a, cehennem köprüsüne doğru ve tutuklayın onları çünkü sorguya çekilecekler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(22-23) (Meleklere:) "O zulmedenleri, onlara eş olanları, Allahı bırakıb tapmakda ısraar etdikleri şeyleri bir araya toplayın da cehennem yoluna götürün" (dediler).

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Yüce Allah meleklerine emreder): "Toplayın o zalimleri, onların eşlerini ve taptıklarını."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(22-24) Yüce Allah meleklere şöyle emreder: "O zalim müşrikleri, yoldaşlarını ve Allah'tan başka putlaştırdıkları nesneleri toplayın ve hepsini doğru cehenneme sevk edin! Hem tutuklayın onları, çünkü sorguya çekilecekler!"

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Zulmedenleri, eşlerini ve taptıklarını bir araya getirip toplayın."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(Ve Allah şöyle buyuracaktır:) "Toplayın bütün o zalimleri, kendileri gibi olanlarla ve bütün o Allah'tan başka taptıkları (ile) birlikte;

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Toplayın, zalimlik edenleri, eşlerini ve kulluk ettiklerini...

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Toplayın o zulmedenleri, eşlerini[1] ve onların kulluk ettikleri şeyleri;

Tefsir / dipnot (1)

Onlara eşlik edenleri.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Toplayın o haksızlık yapanları; yandaşlarını ve hizmet ettiklerini!"

İbni Kesir

Zulmetmiş olanları ve onların eşlerini toplayın. Onların taptıklarını da;

Gültekin Onan

"Zulmedenleri, eşlerini ve taptıklarını bir araya getirip toplayın."

Rowad Tercüme Merkezi

Zalimleri, onların eşlerini ve tapmakta olduklarını toplayın.

Şaban Piriş

Zalimleri, onlara eşlik edenleri ve Allah'tan başka ibadet etmiş olduklarını toplayın.

Ali Özek ve diğerleri

(Allah, meleklerine emreder:) Zalimleri, onların aynı yoldaki arkadaşlarını toplayın.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

O gün meleklere şöyle denilir: "Şirkleri ile zalim olan müşrikleri, onlara şirkte benzeyenleri, yalanlamada onlara taraftar olanları ve Allah'tan başka ibadet ettikleri putları bir araya toplayın. Onlara cehennemin yolunu gösterin, onun yoluna koyun ve onları cehenneme sürün. Çünkü o, onların varacağı yerdir."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
ٱحْشُرُواحشراحشروا الذين ظلموا: اجمعوهم.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ظَلَمُواظلم‌أصل الظلم ‌مجاوزة الحد ووضع الشيء في غير موضعه. وظلم النفس: الإساءة إليها وتعريضها للعقاب.
وَأَزْوَٰجَهُمْزوجأزواجهم: أشباههم أو قرناءهم.
وَمَاماما: اسم موصول.
كَانُواكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
يَعْبُدُونَعبدينقادون ويخضعون.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

لام {ظَلَمُوا} رقيقة. ويبدأ القارئ بهمزة وصل مضمومة في {احْشُرُوا} لضم

ثالث الفعل ضمًا لازمًا.