Mutaffifîn Suresi 17. Ayet
Kandıranlar · Mekke · Sure 83 · Ayet 17/36
ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Summe yukalu hazellezi kuntum bihi tukezzibun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mutaffifîn Suresi 17. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra da denecek: işte bu, sizin o tekzib edip durduğunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra da onlara: "İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz!" denilecek.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra da (onlara) "İşte (bu azab) sizin yalan saymakda devam etdiğiniz şeydir" denilecek.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra da: "İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!" denilecektir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sonra kendilerine: "İşte size yalan saydığınız cehennem!" denilir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve kendilerine, "Bu, işte sizin yalanlamaya düşkün olduğunuz (şey)dir!" denilecek.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sonra da onlara denilecek ki: -Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonra, şöyle denilecek: "İşte, yalanladığınız budur!"
İbni Kesir
Sonra da onlara; yalanlayıp durduğunuz işte budur, denilecektir.
Gültekin Onan
Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.
Rowad Tercüme Merkezi
Sonra da onlara; “Yalanlamış olduğunuz işte budur!” denilecek.
Şaban Piriş
Sonra da onlara denilecek ki: Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.
Ali Özek ve diğerleri
Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sonra da kıyamet günü onlara bir azarlama olarak şöyle denilecektir: “Karşılaştığınız bu azap, peygamberinizin size dünyada iken bildirdiği zaman yalanlamış olduğunuz azaptır.''
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ثُمَّ | ثم | حرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين. | |||
| يُقَالُ | قول | يقال لهم: يوجه القول إليهم. | |||
| هَٰذَا | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| كُنتُم | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| تُكَذِّبُونَ | كذب | تنكرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{كُنْتُمْ بِهِ} فيها إخفاء حقيقي. يليه إخفاء شفوي، ثم صلة قصيرة في هاء
الضمير.