Yâsîn Suresi 28. Ayet
YaSin · Mekke · Sure 36 · Ayet 28/83
۞ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِن جُندٍ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ
Ve ma enzelna ala kavmihi min ba'dihi min cundin mines semai ve ma kunna munzilin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yâsîn Suresi 28. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Arkasından ise kavmının üzerine Semadan bir ordu indirmedik indirecek de değildik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Arkasından kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ondan sonra kavminin üzerine gökden hiçbir ordu indirmedik, indiriciler de değildik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ondan sonra biz, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirici de değildik, (buna gerek yoktu).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onun vefatından sonra, kavminin üzerine, gökten bir ordu indirmedik, zaten bu adetimizden de değildi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve ondan sonra biz kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirme gereği de duymadık:
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ondan sonra, kavminin üzerine gökten ordular indirmedik. İndirecek de değildik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ondan sonra, halkının üzerine gökten hiçbir ordu indirmedik, indirecek de değildik!
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onun arkasından, toplumunun üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirme gereği de duymadık.
İbni Kesir
Ondan sonra kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, zaten indirecek de değildik.
Gültekin Onan
Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.
Rowad Tercüme Merkezi
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
Şaban Piriş
Biz ondan sonra, onun kavmini helak etmek için üzerlerine gökten herhangi bir ordu indirmedik ve indirecek de değildik.
Ali Özek ve diğerleri
Biz ondan sonra, onun milletini helâk etmek için üzerlerine gökten herhangi bir ordu indirmedik ve indirecek de değildik.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kendisini yalanlayan ve öldüren kavmini helak etmek için üzerlerine gökten bir melek ordusu indirmedik. Bir kavmi helak ettiğimizde her zaman onların üzerine melek indirmeyiz. Onları başka yollarla helak etmemiz melek indirmekten bizim için daha kolaydır. Onların helakını azap meleklerini üzerlerine indirerek değil, gökten korkunç bir ses ile olmasını takdir ettik.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| أَنزَلْنَا | نزل | الإنزال: الجلب من علو. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| قَوْمِهِ | قوم | القوم: الجماعة من الرجال دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| بَعْدِهِ | بعد | بعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم. | |||
| مِن | مِن | من التوكيدية: حرف جر يفيد التوكيد وهي زائدة نحويا. | |||
| جُندٍ | جند | الجند: الجيش، والأنصار والأعوان والمراد: الملائكة. | |||
| مِّنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱلسَّمَاءِ | سمو | السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| كُنَّا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مُنزِلِينَ | نزل | جاعلينهم ينزلون، والإنزال: الجلب من علو. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَمَا أَنْزَلْنَا} مد منفصل. وإخفاء حقيقي للنون عند الزاي. وفي
هاء {قَوْمِهِ} و {مِنْ بَعْدِهِ} صلة قصيرة {مِنْ جُنْدٍ مِنَ} فيها إخفاء حقيقي
في النون مع الجيم ومع الدال. يليهما إدغام بغنة في التنوين مع الميم {السَّمَاءِ}
مد متصل. وفي {كُنَّا} غنة، ومد طبيعي {مُنْزِلِينَ} إخفاء حقيقي في النون مع
الزاي.