Şuarâ Suresi 169. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 169/227
رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ
Rabbi neccini ve ehli mimma ya'melun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ya rabb! Beni ve ehlimi bunların amellerinin şumundan halas et
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarının uğursuzluğundan kurtar!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Ey Rabbim, beni ve ehlimi onların yapageldikleri (bu kötülüğ) ün (azab) ından kurtar".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(168-169) "Ben" dedi, "Sizin yaptığınız bu işten nefret ediyorum. Beni ve bana tabi olanları, onların yaptıkları kötülüğün cezasından ve onların her türlü şerrinden Sen kurtar ya Rabbi!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ve sonra şöyle dua etti:) "Ey Rabbim, beni ve ailemi bunların yapageldikleri (kötülüklerden) kurtar!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Rabbim, beni ve yakınlarımı onların yaptıklarından kurtar.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
"Rabb'im beni ve ehlimi[1] bunların yaptıklarından kurtar."
Tefsir / dipnot (1)
Taraftarlarımı, benimle birlikte olanları.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Efendim! Beni ve ailemi, bunların yaptıklarından kurtar!"
İbni Kesir
Rabbım, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar.
Gültekin Onan
"Rabbim, beni ve ehlimi (ailemi) bunların yaptıklarından kurtar."
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Rabbine dua ederek şöyle dedi: "Rabbim! Bunların yapmış oldukları kötülükler sebebi ile başlarına gelecek azaptan beni ve ailemi kurtar."
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Rabbım, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
160- Lût kavmi de peygamberleri yalanladılar. 161- Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti:“Korkup sakınmaz mısınız?” 162- “Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir peygamberim.” 163- “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” 164- “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir. 165- “Siz, insanlar arasında erkeklere yaklaşıyorsunuz, öyle mi?!” 166- “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi de terk ediyorsunuz demek?! Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” 167- Dediler ki:“Ey Lût, eğer vazgeçmezsen kesinlikle sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.” 168- Dedi ki:“Ben sizin bu yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” 169- “Rabbim, beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.” 170- Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. 171- Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç. 172- Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. 173- Onların üzerine (feci) bir (taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır! 174- Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. 175- Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.
160-167. Yani Lût, kendisinden önce sözü geçen peygamberler gibi kavmini davet etti. Onlar da kendilerinden önce sözü edilen kavimler gibi Lût’a karşılık verdiler. Böylelikle küfürde kalpleri birbirine benzediği gibi söyledikleri sözler de birbirine benzedi. Lût kavmi şirkleri ile birlikte daha önce âlemlerden hiçbir kimsenin işlemediği bir hayasızlık da işliyorlardı. Onlar son derece pis ve tiksinti veren bir iş olan erkeklere yaklaşmayı tercih ediyorlardı. Yüce Allah’ın kendileri için yaratmış olduğu zevcelerinden yüz çeviriyorlardı. Buna sebep ise onların günahta aşırı gitmeleri ve haddi aşmalarıydı. Lût bu işten vazgeçmelerini ısrarla söyleyip durdu. Nihâyet ona:“Ey Lût, eğer vazgeçmez isen kesinlikle” bu şehirden “sürülüp çıkarılanlardan olacaksın” dediler.
168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi:“Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.” 170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”