الشمس
Şems Suresi
“Güneş” · 15 ayet · Mekke'de indi · İniş sırası 26
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا
Veş şemsi ve duhaha.
Güneşe ve onun aydınlığına andolsun,
وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
Vel kameri iza telaha.
Onu izlediğinde Ay'a andolsun,
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
Ven nehari iza cellaha.
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا
Vel leyli iza yagşaha.
Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
Ves semai ve ma benaha.
Göğe ve onu bina edene andolsun,
وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا
Vel ardı ve ma tahaha.
Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا
Ve nefsin ve ma sevvaha.
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا
Fe elhemeha fucureha ve takvaha.
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
Kad efleha men zekkaha.
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
Ve kad habe men dessaha.
Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ
Kezzebet semudu bi tagvaha.
Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا
İzin baase eşkaha.
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَـٰهَا
Fe kale lehum resulullahi nakatallahi ve sukyaha.
Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا
Fe kezzebuhu fe akaruha fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvaha.
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
وَلَا يَخَافُ عُقْبَـٰهَا
Ve la yehafu ukbaha.
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!