Mü'minûn Suresi 84. Ayet

İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 84/118

قُل لِّمَنِ ٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Kul li menil ardu ve men fiha in kuntum ta'lemun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mü'minûn Suresi 84. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

18. cüz · PDF sayfası 6

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Yer ve yerde bulunanlar kime aittir?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Kimin o Arz ve ondaki kimseler, eğer biliyorsanız?" de!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Yeryüzü ve onda bulunan kimseler kime aittir; eğer biliyorsanız?"

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Sen Habibim, onlara) de ki: "Kimindir o yer ve ondaki (bütün mahluk) lar, biliyor musunuz"?

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

De ki: "Biliyorsanız dünya ve içinde bulunanlar kimindir?"

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

De ki: "Bütün dünya ve içinde yaşayanlar kimindir söyleyin bakalım, biliyorsanız."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?"

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

De ki: "Peki, yeryüzü ve orada var olanlar kimin, öyleyse? Biliyorsanız (hadi, söyleyin bana)!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

De ki: -Yeryüzü ve içindekiler kime aittir, eğer biliyorsanız?

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

De ki: "Söyleyin bakalım, yeryüzü ve onda bulunanlar kime aittir?"

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

De ki: "Yeryüzü ve içindekiler, kimin malıdır; eğer biliyorsanız?"

İbni Kesir

De ki: Yer ve onda bulunanlar kimindir? Biliyorsanız söyleyin.

Gültekin Onan

De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) "Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?"

Rowad Tercüme Merkezi

De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), yeryüzü ve onda bulunanlar kime aittir?"

Şaban Piriş

De ki: Yeryüzü ve içindekiler kime aittir, eğer biliyorsanız?

Ali Özek ve diğerleri

(Rasûlüm!) de ki: Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Resul! Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden o kâfirlere de ki; "Eğer ilminiz var ise (söyleyin bakalım) bu yeryüzü ve oradakiler kime aittir?"

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قُلقولفعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان
لِّمَنِمَنمن: اسم يستفهم به عن العاقل.
ٱلْأَرْضُأرضالكرة الأرضية المعروفة.
وَمَنمَنمن: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل.
فِيهَافيفي: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية.
إِنإنحرف شرط جازم.
كُنتُمْكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
تَعْلَمُونَعلمتعرفون وتدركون؛ يقال: علم الخبر، أي: عرفه على حقيقته. والعلم أيضا: إدراك الشيء على حقيقته، ‌ونقيضه ‌الجهل.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{قُلْ لِمَنِ} أدغمت لام الفعل في اللام بعدها من باب التماثل {وَمَنْ فِيهَا

إِنْ} إخفاء حقيقي بين النون والفاء، يليه مد منفصل {كُنْتُمْ} إخفاء حقيقي ني بين

النون مع التاء.