Bakara Suresi 12. Ayet
Sığır · Medine · Sure 2 · Ayet 12/286
أَلَآ إِنَّهُمْ هُمُ ٱلْمُفْسِدُونَ وَلَـٰكِن لَّا يَشْعُرُونَ
E la innehum humul mufsidune ve lakin la yeş'urun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ha! Doğrusu bunlar ortalığı ifsat edenlerdir bunlar lakin şuurları yok farkında değillerdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ha! Doğrusu bunlar ortalığı karıştıranlardır. Fakat şuurları olmadığından farkında değillerdir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Gözünü aç, onlar muhakkak ki fesadcıların ta kendileridir. Fakat şuurlarını işletmezler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İyi bilin ki, onlar bozgunculardır; fakat anlamazlar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Gözünüzü açın, bunlar bozguncuların ta kendileridir, lakin şuurları yok, farkında değiller.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Gerçekte onlar yozlaşmaya ve çürümeye yol açan kimselerdir, ama bunu (kendileri de) idrak etmezler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İyi bilin ki asıl bozguncular kendileridir, fakat farkında değillerdir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat bunun ayırdında değiller.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İyi bilin ki, gerçek bozguncular onlardır; fakat ayırdında değiller.
İbni Kesir
Bilesin ki onlar, fesadçıların ta kendileridir de bunun farında değiller.
Gültekin Onan
Oysa asıl bozguncular / fesad çıkarıcılar onlardır; bilincinde (şuurunda) bile değiller.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Hakikatte onlar bozgunculardır. Ancak onlar bunu hissetmezler. Amellerinin bozgunculuğun ta kendisi olduğunu da hissetmezler.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Bilesin ki onlar, fesadçıların ta kendileridir de bunun farında değiller.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
11- Onlara:“Yeryüzünde fesat çıkarmayın” dendiği zaman “Biz, sadece ıslah edicileriz” derler. 12- İyi bilin ki onlar fesatçıların tâ kendileridirler. Ancak farkında değillerdir.
11. “Onlara: “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” dendiği zaman” Yani bu münafıklara yeryüzünde; küfür ve günahlarla, mü’minlerin sırlarını düşmanlarına açıklayarak, kâfirlerle dostluk/muvâlât kurarak fesat çıkartmamaları söylenecek olursa “biz sadece ıslah edicileriz, derler.” Böylelikle yeryüzünde hem fesatçılık yapmakta hem de yaptıklarının fesat olmadığını iddia etmiş oluyorlar. Yaptıklarının fesat değil ıslah olduğunu söyleyerek de hakikatleri ters yüz ederler, batıl işlemekle birlikte onun hak olduğuna inanırlar. İşte bunların suçları, haram olduğuna inanarak günah işleyenlerden daha büyüktür. Çünkü bir günahı haram olduğuna inanarak işlemenin sonunda, esenlik bulup kurtulma ihtimali vardır; o kimsenin bu işten dönmesi de umulabilir. Onların; “biz sadece ıslah edicileriz” sözleri düzeltme ve ıslahın yalnızca kendi taraflarında bulunduğu anlamını taşıdığından ve zımnen de mü’minlerin düzelticilerden olmadığı manasını ihtiva ettiğinden, Yüce Allah onların bu iddialarını aleyhlerine çevirerek haklarında şöyle buyurmaktadır:
12. “İyi bilin ki onlar fesatçıların tâ kendileridirler.” Çünkü Allah’ın âyetlerini inkar edip Allah yolundan alıkoyan, Allah’ı ve O’nun dostlarını aldatmaya çalışan, Allah ve Rasûlü’ne karşı savaş açanları dost bilen ve bütün bunlarla birlikte bu işin ıslah/düzelticilik olduğuna dair asılsız iddialarda bulunan bir kimseden daha büyük bir fesatçı bulunamaz. Bu fesadın ötesinde fesat olabilir mi? [“Ancak farkında değillerdir.”] Fakat onlar -kendileri aleyhinde delil olacak bir bilgiye sahip olmuş olsalar da- kendilerine fayda sağlayacak bir bilgiye sahip değildirler. Yeryüzünde günahlar işlemek fesat çıkarmaktır, çünkü bu, yeryüzünde bulunan bitki, meyve, ağaç ve birçok mahsullerin fesadının/bozulmasının sebebidir. Zira bunlar yeryüzünde işlenen masiyetler sebebi ile görülen çeşitli âfetlerle ortaya çıkar. Diğer taraftan yeryüzünün ıslahı/düzelmesi de Allah’a itaat ve O’na iman etmek ile sağlanır. Çünkü Allah insanları bunun için yaratmış, bunun için yeryüzünde yerleştirmiş ve onlara rızıklar ihsan etmiştir. Tâ ki onlardan istifade ederek Allah’a ibadet ve itaat etsinler. İşte bunun zıddı yapılacak olursa, orada fesat çıkartılmış ve yeryüzü yaratılış maksadından uzaklaştırılarak tahrip edilmiş olur.