Tâhâ Suresi 101. Ayet
TaHa · Mekke · Sure 20 · Ayet 101/135
خَـٰلِدِينَ فِيهِ ۖ وَسَآءَ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ حِمْلًا
Halidine fih, ve sae lehum yevmel kıyameti hımla.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ebediyyen onun altında kalacaklar ki onlar için Kıyamet günü o ne fena yüktür
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonsuza dek onun altında kalacaklardır. Onlar için kıyamet günü o ne kötü bir yüktür!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O (günah) ın (cezası) içinde ebedi kalıcıdırlar. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yükdür!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sürekli olarak o yükün altında kalacaklardır. Kıyamet gününde bu, onlar için ne kötü bir yüktür!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O yükün altında daimi olarak kalacaklardır. Kıyamet günü bu yük, onlar için ne ağır bir yük olacak!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ebediyyen bu yük altında kalacaktır böyleleri; (bir bilseler,) onlar için Kıyamet Günü'nde ne kötü bir yük olacak bu!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O yükün altında kalır. Bu kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet gününde onlar için ne kötüdür.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sürekli olarak onda kalacaktır. Onlar için, Yeniden Yaratılış Günü'nde, ne kötü bir yük olacaktır.
İbni Kesir
Onda temelli kalacaklardır. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yüktür.
Gültekin Onan
O (yükün altı)nda ebedi olarak kalıcıdırlar. Bu, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bu devamlı azapta ebedî olarak kalacaklardır. Kıyamet günü taşıdıkları şey ne kötü bir yüktür.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Onda temelli kalacaklardır. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yüktür.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
99- İşte sana geçmişlerin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir Zikir verdik. 100- Kim ondan yüz çevirirse muhakkak o kimse, kıyamet gününde ağır bir (günah) yükü yüklenecektir. 101- Ebediyen de onun altında kalacaklardır. Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yük olacaktır!
99. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e öncekilerin haberlerine ve geçmişlerin hallerine dair anlattığı kıssalardaki lütfunu dile getirmektedir. Bunlardan birisi de bu muazzam kıssa ve ihtiva ettiği hükümlerdir ki bu kıssayı Kitap ehlinden hiçbir kimsenin inkâr etmemektedir. Halbuki sen (ey Muhammed), öncekilerin haberlerini ders olarak okumadın. Bu haberleri bilen kimselerden de öğrenmedin. Senin onların durumuna dair kat’i ve gerçek olan şeyleri bildirmen, Allah’ın gerçek rasûlü olduğuna ve senin getirdiklerinin doğruluğuna açık bir delildir. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Şüphe yok ki sana katımızdan” oldukça büyük bir bağış, son derece üstün bir armağan olmak üzere “bir Zikir” yani (öğüt ve hatırlatmalar içeren) Kur’an’ı “verdik.” Çünkü Kur’an, geçmişlere ve geleceğe dair haberleri içerir. Allah’ın isimlerini, kamil sıfatlarını hatırlatır. Bu Zikir’de emir ve yasağa dair hükümler ile amellerin karşılığının verileceğine dair hükümler hatırlatılmaktadır. Kur’an, akılların ve fıtratların güzel ve mükemmel olduğuna tanıklık ettiği, olabildiğince güzel hükümleri getirmiştir. Yine Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’ın akıllarda ve fıtratlarda güzel olarak tevdi ettiği şeyleri hatırlatıcı olması yönüyle de biz Zikir’dir.
100. Kur’an, Allah’ın Rasûlüne ve ümmetine bir öğüt olduğuna göre onun kabul edilmesi, teslimiyetle karşılanması, ona bağlanılması, itaat olunması, ta’zim edilmesi, onun aydınlığında yürünmesi, dosdoğru yolunun izlenmesi ve ümmetin onu öğrenmek ve öğretmek suretiyle bu Kitaba yönelmesi gerekir. Kur’an-ı Kerim’den yüz çevirmek yahut da ondan daha ağır olan bir surette onu inkâr etmek böyle bir nimete karşı nankörlüktür. Bunu yapan, hiç şüphesiz ilâhi cezayı hak eder. Bundan dolayı da Allah şöyle buyurmaktadır:“Kim ondan yüz çevirirse” ona iman etmeyecek, yahut da emir ve yasaklarına aldırmayacak yahut onun öğrenilmesi farz olan anlamlarını öğrenmeyecek olursa “muhakkak o kimse, kıyamet gününde ağır bir (günah) yükü yüklenecektir.” Bu, onun Kur’an’dan yüz çevirmesine sebep olan, ona karşı nankörlük etmesine ve onu terk etmesine yol açan günahıdır.
101. “Ebediyen de onun altında” yani yüklerinin ağırlığı altında “kalacaklardır.” Çünkü azap, amellerin bizzat kendisidir. O gün ameller sahiplerinin aleyhine, küçüklük veya büyüklüklerine göre azaba dönüşecektir. “Bu, kıyamet gününde onlar için ne kötü bir yük olacaktır!” Onların taşıyacakları o yük ne kötüdür. Kıyamet gününde uğrayacakları azap ne büyük bir azaptır!
aha sonra Yüce Allah, kıyamet gününün hallerine ve dehşetli musibetlerine dair genişçe açıklamalarda bulunmak üzere şöyle buyurmaktadır: