Şuarâ Suresi 171. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 171/227
إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ
İlla acuzen fil gabirin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
ancak bir acüze kaldı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldı.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Geri kalanların içinde yalınız bir koca karı vardı.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yalnız geride kalanlar arasında bulunan bir kocakarıyı (kurtarmadık).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Yalnız bir kocakarı geride kalıp helak edilenler arasında oldu.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
yalnızca geride kalmayı seçen bir kocakarı bunun dışında kaldı;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sadece geride kalanlar içindeki bir kocakarı hariç.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Geride kalanlardan aciz[1] bir kadın hariç.
Tefsir / dipnot (1)
Yaşlı, kocakarı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın dışında.
İbni Kesir
Sadece yaşlı bir kadın geride kalanlardan oldu.
Gültekin Onan
Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sadece hanımı müstesna; o kâfirdi. Geride kalıp helak olanlardan oldu.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Sadece yaşlı bir kadın geride kalanlardan oldu.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
160- Lût kavmi de peygamberleri yalanladılar. 161- Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti:“Korkup sakınmaz mısınız?” 162- “Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir peygamberim.” 163- “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” 164- “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir. 165- “Siz, insanlar arasında erkeklere yaklaşıyorsunuz, öyle mi?!” 166- “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi de terk ediyorsunuz demek?! Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” 167- Dediler ki:“Ey Lût, eğer vazgeçmezsen kesinlikle sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.” 168- Dedi ki:“Ben sizin bu yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” 169- “Rabbim, beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.” 170- Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. 171- Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç. 172- Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. 173- Onların üzerine (feci) bir (taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır! 174- Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. 175- Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.
160-167. Yani Lût, kendisinden önce sözü geçen peygamberler gibi kavmini davet etti. Onlar da kendilerinden önce sözü edilen kavimler gibi Lût’a karşılık verdiler. Böylelikle küfürde kalpleri birbirine benzediği gibi söyledikleri sözler de birbirine benzedi. Lût kavmi şirkleri ile birlikte daha önce âlemlerden hiçbir kimsenin işlemediği bir hayasızlık da işliyorlardı. Onlar son derece pis ve tiksinti veren bir iş olan erkeklere yaklaşmayı tercih ediyorlardı. Yüce Allah’ın kendileri için yaratmış olduğu zevcelerinden yüz çeviriyorlardı. Buna sebep ise onların günahta aşırı gitmeleri ve haddi aşmalarıydı. Lût bu işten vazgeçmelerini ısrarla söyleyip durdu. Nihâyet ona:“Ey Lût, eğer vazgeçmez isen kesinlikle” bu şehirden “sürülüp çıkarılanlardan olacaksın” dediler.
168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi:“Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.” 170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”