Sâffât Suresi 75. Ayet
Saf Tutuşturanlar · Mekke · Sure 37 · Ayet 75/182
وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ
Ve lekad nadana nuhun fe le ni'mel mucibun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, Nuh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Celalim hakkı için bize Nuh nida etmişti, biz de hakıkat ne güzel mücibiz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Nuh Bize seslenmişti. Biz de gerçekten ne güzel icabet edenleriz!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Andolsun ki Nuuh bize niyaz etmişdi de ne güzel icabet (ve kabul) eylemişdik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Andolsun Nuh bize yalvarmıştı da ne güzel kabul buyurmuştuk!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Nitekim Nuh Bize yalvardı da, Biz onun duasını ne de güzel kabul buyurduk!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Andolsun, Nuh bize (dua edip) seslenmişti de, ne güzel icabet etmiştik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Nuh (işte bu sebeple) Bize yalvarmıştı ve Bizim cevabımız ne güzeldi,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Nuh, bize seslenmişti de biz, ona ne güzel karşılık vermiştik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ant olsun ki Nuh, Bize dua etmişti. Biz, ne güzel karşılık vermiştik!
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Gerçek şu ki, Nuh, Bize yakarışta bulundu; Biz de ne güzel karşılık verdik.
İbni Kesir
Andolsun ki; Nuh, Bize niyaz etmişti. Ne güzel icabet edenleriz Biz.
Gültekin Onan
Andolsun, Nuh bize (dua edip) seslenmişti de, ne güzel icabet etmiştik.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Peygamber olarak görevlendirdiğimiz Nuh, kendisini yalanlayan kavmine beddua ettiği zaman, doğrusu biz onlara olan duasını süratli bir şekilde kabul ettik.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Andolsun ki; Nuh, Bize niyaz etmişti. Ne güzel icabet edenleriz Biz.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
75- Andolsun ki Nuh Bize seslen(ip dua et)mişti. Biz (duaya) ne güzel karşılık veririz! 76- Biz onu ve ehlini o büyük felaketten kurtardık. 77- Geride yalnız onun zürriyetini baki kıldık. 78- Sonra gelenler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık. 79- Âlemler içinde Nûh’a selâm olsun! 80- Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. 81- Gerçekten o, Bizim mü’min kullarımızdandır. 82- Sonra da diğerlerini (kavmini) suda boğduk.
75-82. Yüce Allah, kulu ve rasûlü, rasûllerin ilki Nuh aleyhisselam’ın haberini vermektedir. O, kavmini uzunca bir süre Allah’ın yoluna davet ettiği halde bu daveti, kendisinden kaçıp uzaklaşmalarından başka bir şeylerini artırmadı. O da Rabbine dua ederek şöyle yalvardı:“Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dönüp dolaşan tek bir kimse bırakma!”(Nuh, 71/26) Yüce Allah da onun duasını kabul etti ve bu kabulden ötürü de zatını överek şöyle buyurdu: “Biz (duaya) ne güzel karşılık veririz!” Dua edenlerin duasını, onların yalvarıp yakarmalarını ne güzel işitiriz ve kabul ederiz! Yüce Allah, duasını tıpkı istediği şekilde kabul etti. Kendisini ve aile halkını o büyük felaketten kurtardı, bütün kâfirleri de suda boğdu. Geride sadece onun soyundan gelenler kaldı. O nedenle bütün insanlar Nuh aleyhisselam’ın soyundandır. Yüce Allah, ayrıca Kıyamete kadar devam edecek şekilde onun güzel bir surette övülmesini sağladı. Çünkü Nuh aleyhisselam Yüce Allah’a ihsan üzere ibadet etmiş, insanlara da ihsanda bulunmuş bir kimse idi. Yüce Allah’ın da ihsan sahiplerine uygulayageldiği kanunu şu şekildedir: İhsanlarına uygun olarak onların övgüsünü yaymak. Yüce Allah’ın:“Gerçekten o, Bizim mü’min kullarımızdandır” buyruğu şunu göstermektedir: İman, kulların ulaşabildiği en yüksek mertebedir ve o, dinin bütün şer’î hükümlerini, itikadî esaslarını ve fer’î meselelerini tamamı ile kapsamaktadır. Çünkü Yüce Allah, yarattıklarının en üstün olanlarını iman ile övmüştür.