Sâffât Suresi 135. Ayet
Saf Tutuşturanlar · Mekke · Sure 37 · Ayet 135/182
إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ
İlla acuzen fil gabirin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
kalan bir karıdan başka batanlar içinde
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
geride batanlar arasında kalan bir kadın hariç.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Azabda) kalanlar içinde bırakılan bir koca karı müstesna idi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan acuze bir kadın hariç.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(134-135) Onun suçlu kentini cezalandırırken, geride kalanlar arasında yer alan yaşlı eşi hariç, kendisini ve ailesini kurtardık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ancak geride kalan acuze[1] bir kadın hariç.
Tefsir / dipnot (1)
Yaşlı ve düşkün kadın, koca karı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında.
İbni Kesir
Geridekiler arasında kalan bir kocakarı müstesna.
Gültekin Onan
Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onun eşi müstesna. Onlar gibi kâfir olduğu için kavmini kuşatan azap karısını da kuşattı.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Geridekiler arasında kalan bir kocakarı müstesna.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
133- Şüphesiz Lût da gönderilmiş peygamberlerdendir. 134- Hani Biz onu ve ailesini hep birlikte kurtarmıştık. 135- Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç. 136- Sonra diğerlerini (kavmini) helâk ettik. 137- Siz, onların (yurtlarından) gelip geçiyorsunuz; hem sabahleyin… 138- Hem de geceleyin. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
133-134. Bu buyruklarla Yüce Allah kulu ve rasûlü Lût aleyhisselam’a peygamberlik ve risalet verdiğini belirterek onu övmektedir. O, kavmini Yüce Allah’ın yoluna davet edip şirkten ve hayasızlıkları işlemekten vazgeçmelerini söylemişti. Ancak onlar, bu işten vazgeçmeyince Yüce Allah kendisini ve aile halkını hep birlikte kurtardı. Geceleyin yola koyularak azaptan kurtuldular. 135. “Ancak geride” azap içerisinde “kalan bir kocakarı hariç.” Bu Lût aleyhisselam’ın hanımıdır. O, onun dinine bağlanmamıştı. 136. “Sonra diğerlerini” yurtlarını alt-üst edip tepelerine yıkmak sureti ile “helâk ettik.” Bir başka yerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Emrimiz geldiği zaman oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan birbiri ardınca taşlar yağdırdık”(Hûd 11/82) Bu, büsbütün helâk edilip onlardan en ufak bir hayat belirtisi kalmayıncaya kadar devam etmişti. 137-138. “Siz onların” Lût kavmi diyarından “gelip geçiyorsunuz; hem sabahleyin hem de geceleyin.” Yani belirtilen bu vakitlerde oralardan çokça geçip gidiyorsunuz. O bakımdan bu hususta herhangi bir şüphe ve tereddüt söz konusu değildir. “Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” İlahi deliller, ibret dolu olaylar üzerinde düşünmeyecek ve helâk edilmenizi gerektiren hususlardan uzak durmayacak mısınız?