Meâric Suresi 39. Ayet
Yükseliş Yolları · Mekke · Sure 70 · Ayet 39/44
كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ
Kella, inna halaknahum mimma ya'lemun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yağma yok, biz onları o bildikleri nesneden yarattık
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yağma yok, Biz onları o bildikleri şeyden yarattık.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hayır (ne gezer)! Hakıykat biz onları (da) o bilib durdukları şeyden yaratdık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır! Öyle şey yok! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(Hiç heveslenmesin, hiç kimsenin öteki insanlar üzerinde böbürlenmeye hakkı olamaz). Çünkü Biz onları da, öbür insanlar gibi, o bildikleri nesneden, meniden yarattık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Hayır; doğrusu Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Asla! Çünkü, Biz onları (çok iyi) bildikleri bir şeyden yarattık!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Asla! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Hayır, boşuna ummasınlar! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Asla! Aslında, onları, bildikleri şeyden yarattık.
İbni Kesir
Hayır. Doğrusu Biz; onları, bilip durdukları şeyden yarattık.
Gültekin Onan
Hayır; doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Durum hiç de onların tasavvur ettiği gibi değildir. Biz onları bildikleri o şeyden yarattık. Doğrusu biz onları değersiz bir sudan yarattık. Onlar, kendilerine ne bir fayda sağlayabilecek, ne de bir zarar verebilecek kadar çok zayıftırlar. Öyleyse nasıl oluyor da kibirleniyorlar?
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Hayır. Doğrusu Biz; onları, bilip durdukları şeyden yarattık.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
36,37- Şu kâfirlere ne oluyor ki dağınık guplar halinde sağdan ve soldan (sözlerinle alay etmek için) sana doğru koşuyorlar. 38- Onların her biri (iman etmeden) Naîm cennetine konacağını mı ümit ediyor? 39- Asla! Gerçek şu ki Biz, onları bildikleri o şeyden yarattık.
36-37. Yüce Allah, kâfirlerin aldanışını da beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır:“Şu kâfirlere ne oluyor ki dağınık guplar halinde sağdan ve soldan” her birisi elindekiyle şımarmış halde çeşitli gruplar halinde “(sözlerinle alay etmek için) sana doğru koşuyorlar.” 38. “Onların her biri Naîm cennetine konacağını mı ümit ediyor?” Yani onlar, küfürden ve âlemlerin Rabbini inkâr etmekten başka bir iş işlememişken böyle bir şeyi nasıl ümit edebilirler? Bundan dolayı şöyle buyurmaktadır: 39. “Asla!” Yani durum onların temenni ettikleri gibi değildir ve arzuladıklarını kendi güçleri ile de elde edemezler. “Hayır, Gerçek şu ki Biz onları bildikleri o şeyden yarattık.” Yani göğüs kemiği ile bel çıkan ve hızlıca atılan bir sudan yaratıldılar. Onlar zayıf varlıklardır. Kendilerine bir fayda sağlayamazlar, gelecek bir zararı önleyemezler, öldüremezler, hayat veremezler ve öldükten sonra da diriltemezler.