Meâric Suresi 39. Ayet
Yükseliş Yolları · Mekke · Sure 70 · Ayet 39/44
كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَـٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ
Kella, inna halaknahum mimma ya'lemun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Meâric Suresi 39. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yağma yok, biz onları o bildikleri nesneden yarattık
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yağma yok, Biz onları o bildikleri şeyden yarattık.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hayır (ne gezer)! Hakıykat biz onları (da) o bilib durdukları şeyden yaratdık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır! Öyle şey yok! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(Hiç heveslenmesin, hiç kimsenin öteki insanlar üzerinde böbürlenmeye hakkı olamaz). Çünkü Biz onları da, öbür insanlar gibi, o bildikleri nesneden, meniden yarattık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Hayır; doğrusu Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Asla! Çünkü, Biz onları (çok iyi) bildikleri bir şeyden yarattık!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Asla! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Hayır, boşuna ummasınlar! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Asla! Aslında, onları, bildikleri şeyden yarattık.
İbni Kesir
Hayır. Doğrusu Biz; onları, bilip durdukları şeyden yarattık.
Gültekin Onan
Hayır; doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Rowad Tercüme Merkezi
Asla! Biz onları bildikleri o şeyden yarattık.
Şaban Piriş
Asla! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Ali Özek ve diğerleri
Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Durum hiç de onların tasavvur ettiği gibi değildir. Biz onları bildikleri o şeyden yarattık. Doğrusu biz onları değersiz bir sudan yarattık. Onlar, kendilerine ne bir fayda sağlayabilecek, ne de bir zarar verebilecek kadar çok zayıftırlar. Öyleyse nasıl oluyor da kibirleniyorlar?
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| كَلَّا | كلا | حرف لنفي الجواب جاء للزجر والردع. | |||
| إِنَّا | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| خَلَقْنَٰهُم | خلق | أوجدناهم على غير مثال سابق ويكون خلق الله من العدم. | |||
| مِّمَّا | — | أصلها "من ما" المحتوية على: من ابتدائية الغاية و ما الموصولة أو الموصوفة. | |||
| يَعْلَمُونَ | علم | يعرفون ويدركون؛ يقال: علم الخبر عرفه على حقيقته. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{كَلَّا إِنَّا} مد منفصل، لانفصال حرف المد في {كَلَّا} عن الهمز في كلمة
أخرى هي {إِنَّا} ويأتى هذا المد حال وصل الكلمتين ببعضهما، فإن فصلت {كَلَّا} عن
{إِنَّا} ذهب المد لزوال السبب وكان المد طبيعيًا في كل منهما، وفي {إِنَّا} غنة
النون، وفى {خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا} في القاف قلقلة، وفي الميمين إدغام تماثل صغير
وفي الميم الأخيرة غنة مشددة، وفى نهاية الآيات مد عارض للسكون وقفًا.