لكن

“لكن” Kökü

Kur'an'da 65 yerde, 65 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

Bakara Suresi, 12. ayet وَلَٰكِن İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.… Bakara Suresi, 13. ayet وَلَٰكِن Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman m… Bakara Suresi, 57. ayet وَلَٰكِن Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iy… Bakara Suresi, 154. ayet وَلَٰكِن Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.… Bakara Suresi, 225. ayet وَلَٰكِن Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile… Bakara Suresi, 235. ayet وَلَٰكِن (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anla… Bakara Suresi, 253. ayet وَلَٰكِنِ İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukl… Bakara Suresi, 260. ayet وَلَٰكِن Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun… Âl-i İmrân Suresi, 67. ayet وَلَٰكِن İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah'ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir mü… Âl-i İmrân Suresi, 79. ayet وَلَٰكِن Allah'ın, kendisine Kitab'ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, "Allah'ı bırak… Âl-i İmrân Suresi, 117. ayet وَلَٰكِنْ Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinler… Âl-i İmrân Suresi, 198. ayet لَٰكِنِ Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde eb… Nisâ Suresi, 46. ayet وَلَٰكِن Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından u… Nisâ Suresi, 157. ayet وَلَٰكِن (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi… Nisâ Suresi, 162. ayet لَّٰكِنِ Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene im… Nisâ Suresi, 166. ayet لَّٰكِنِ Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitl… Mâide Suresi, 6. ayet وَلَٰكِن Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza … Mâide Suresi, 48. ayet وَلَٰكِن (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici ola… Mâide Suresi, 89. ayet وَلَٰكِن Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle s… En'âm Suresi, 43. ayet وَلَٰكِن Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalple… En'âm Suresi, 69. ayet وَلَٰكِن Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerin… A'râf Suresi, 38. ayet وَلَٰكِن Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her… A'râf Suresi, 79. ayet وَلَٰكِن Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve "Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve si… A'râf Suresi, 96. ayet وَلَٰكِن Eğer, o memleketlerin halkları iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların… A'râf Suresi, 143. ayet وَلَٰكِنِ Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana… A'râf Suresi, 160. ayet وَلَٰكِن Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Mu… Enfâl Suresi, 42. ayet وَلَٰكِن Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (O… Tevbe Suresi, 42. ayet وَلَٰكِن Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutla… Tevbe Suresi, 46. ayet وَلَٰكِن Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onları… Tevbe Suresi, 70. ayet وَلَٰكِن Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkını… Tevbe Suresi, 88. ayet لَٰكِنِ Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işt… Yûnus Suresi, 37. ayet وَلَٰكِن Bu Kur'an, Allah'tan (indirilmiş olup) başkası tarafından uydurulmamıştır. Fakat o, kendinden önceki… Yûnus Suresi, 104. ayet وَلَٰكِنْ De ki: "Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah'ı bırakıp … Hûd Suresi, 101. ayet وَلَٰكِن Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah'ı bır… Yûsuf Suresi, 111. ayet وَلَٰكِن Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur'an, uydurulabilecek bir söz … Nahl Suresi, 33. ayet وَلَٰكِن (O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. O… Nahl Suresi, 61. ayet وَلَٰكِن Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. … Nahl Suresi, 93. ayet وَلَٰكِن Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola … Nahl Suresi, 106. ayet وَلَٰكِن Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece … Nahl Suresi, 118. ayet وَلَٰكِن Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik… İsrâ Suresi, 44. ayet وَلَٰكِن Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih ede… Meryem Suresi, 38. ayet لَٰكِنِ Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sap… Hac Suresi, 37. ayet وَلَٰكِن Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten s… Hac Suresi, 46. ayet وَلَٰكِن Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama … Furkân Suresi, 18. ayet وَلَٰكِن Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat… Kasas Suresi, 46. ayet وَلَٰكِن Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet … Ankebût Suresi, 40. ayet وَلَٰكِن Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. On… Rûm Suresi, 9. ayet وَلَٰكِن (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onl… Secde Suresi, 13. ayet وَلَٰكِنْ Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de… Ahzâb Suresi, 5. ayet وَلَٰكِن Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalar… Ahzâb Suresi, 40. ayet وَلَٰكِن Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve nebilerin so… Ahzâb Suresi, 53. ayet وَلَٰكِنْ Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Pey… Fâtır Suresi, 45. ayet وَلَٰكِن Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir… Zümer Suresi, 20. ayet لَٰكِنِ Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar a… Zümer Suresi, 71. ayet وَلَٰكِنْ İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve … Fussilet Suresi, 22. ayet وَلَٰكِن "Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesin… Şûrâ Suresi, 8. ayet وَلَٰكِن Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine soka… Şûrâ Suresi, 27. ayet وَلَٰكِن Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Faka… Şûrâ Suresi, 52. ayet وَلَٰكِن (52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, i… Zuhruf Suresi, 76. ayet وَلَٰكِن Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendileri zalim idiler.… Muhammed Suresi, 4. ayet وَلَٰكِن (Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz h… Hucurât Suresi, 14. ayet وَلَٰكِن Bedeviler "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. (Öyle ise, "iman ettik" demeyin.) "Fakat boy… Kâf Suresi, 27. ayet وَلَٰكِن Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık iç… Vâkıa Suresi, 85. ayet وَلَٰكِن Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.… Kıyâmet Suresi, 32. ayet وَلَٰكِن Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.…