غدو

“غدو” Kökü

Kur'an'da 16 yerde, 16 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

Âl-i İmrân Suresi, 121. ayet غَدَوْتَ Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ay… En'âm Suresi, 52. ayet بِٱلْغَدَوٰةِ Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana… A'râf Suresi, 205. ayet بِٱلْغُدُوِّ Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden … Yûsuf Suresi, 12. ayet غَدًا "Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz."… Ra'd Suresi, 15. ayet بِٱلْغُدُوِّ Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.… Kehf Suresi, 23. ayet غَدًا Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!… Kehf Suresi, 28. ayet بِٱلْغَدَوٰةِ Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini … Kehf Suresi, 62. ayet غَدَاءَنَا Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı… Nûr Suresi, 36. ayet بِٱلْغُدُوِّ (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticareti… Lokmân Suresi, 34. ayet غَدًا Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimler… Sebe' Suresi, 12. ayet غُدُوُّهَا Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimi… Mü'min Suresi, 46. ayet غُدُوًّا (Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini… Kamer Suresi, 26. ayet غَدًا Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!… Haşr Suresi, 18. ayet لِغَدٍ Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna… Kalem Suresi, 22. ayet ٱغْدُوا (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye… Kalem Suresi, 25. ayet وَغَدَوْا (Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.…