Nûr Suresi 36. Ayet
Işık · Medine · Sure 24 · Ayet 36/64
فِى بُيُوتٍ أَذِنَ ٱللَّهُ أَن تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا ٱسْمُهُۥ يُسَبِّحُ لَهُۥ فِيهَا بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ
Fi buyutin ezinallahu en turfea ve yuzkere fihesmuhu yusebbihu lehu fiha bil guduvvi vel asal.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Nûr Suresi 36. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O evlerde ki: Allah onların rif'atlandırılmasına ve içlerinde isminin zikredilmesine izin vermiştir, onlarda sabah ve akşam üstleri ona tesbih ederler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O evlerdeki, Allah onların yüceltilmesine ve kendi adının içlerinde anılmasına izin vermiştir. Onlarda sabah ve akşam üstleri O'nu tesbih ederler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(O kandil) o evlerde (yakılır ki) Allah, onların yüce tanılmasına ve içlerinde adının anılmasına izin vermişdir. Onlar buralarda sabah ve akşam Onu (Allahı) tesbih (ve tenzih) eder (ler).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Bu kandil) Allah'ın yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Onların içinde sabah akşam O'nu tesbih eder(şanının yüceliğini anar)lar:
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(36-37) O nura, Allah'ın yükseltilmesine ve içlerinde kutlu isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde (mescidlerde) kavuşulur. Oralarda, sabah akşam O'nun şanını yücelterek tenzih eden öyle yiğitler vardır ki, ne ticaretler, ne alım ve satımlar onları Allah'ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden endişe ederler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
(Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İçlerinde (yalnız) kendi ismi anılsın diye Allah'ın yükseltilmelerine izin verdiği evlerde O'nun kudret ve yüceliğini sabah akşam dile getiren (öyle)
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(O lamba) Allah'ın yükseltilmesine ve orada isminin anılmasına izin verdiği evlerde/mescidlerdedir. Orada, sabah akşam O'nu tesbih ederler.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
(Allah'ın aydınlığı/ışığı) Allah'ın İsmi'nin yüceltilmesine ve öğütlerinin dinlenmesine izin verdiği evlerde[1] vardır. Orada sabah akşam[2] O'nu tesbih[3] ederler.
Tefsir / dipnot (3)
İçinde Allah'ın nuru olan.
Gün boyu, sürekli, her zaman.
Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah'ın, yükseltilmelerine ve O'nun İsminin anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada, sabah-akşam O'nu yüceltirler.
İbni Kesir
O evlerde ki; Allah, onların yüceltilmesine ve içlerinde kendisinin adının anılmasına izin vermiştir. Onlar da sabah akşam O'nu tesbih ederler.
Gültekin Onan
(Bu nur,) Tanrı'nın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.
Rowad Tercüme Merkezi
(Bu nur) Allah'ın, yükseltilmesine ve içlerinde adının zikredilmesine izin verdiği evlerdedir. Oralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler.
Şaban Piriş
(O parlak lamba) Allah’ın yükseltilmesine ve orada isminin anılmasını emrettiği evlerde/mescidlerdedir. Orada, sabah akşam O’nu tesbih ederler.
Ali Özek ve diğerleri
(Bu kandil) mescidlerdedir ki, Allah, onların temiz tutulup yüceltilmesini ve içinde isminin anılmasını emretmiştir. Adamlar, sabah akşam O'nu oralarda tesbih ederler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bu kandil Yüce Allah'ın; kadrinin bilinmesini ve binasının yükseltilmesini emrettiği mescitlerde tutuşturulur. Orada ezan, zikir ve namaz ile Yüce Allah'ın adı zikredilir. Orada Allah'ın rızasını elde etmek için günün ilk vaktinde ve sonunda namaz kılarlar.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| بُيُوتٍ | بيت | مساجد. | |||
| أَذِنَ | أذن | أمر. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| تُرْفَعَ | رفع | ترفع البيوت: تبنى وتنشأ، ويعلى شأنها. | |||
| وَيُذْكَرَ | ذكر | يذكر فيها اسمه: ينطق به على سبيل العبادة والطاعة. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية. | |||
| ٱسْمُهُ | سمي | اسم الله: لفظ الجلالة الجامع لمعاني صفات الله الكاملة، وهو لفظ الجلالة الجامع لمعاني صفات الله الكاملة. | |||
| يُسَبِّحُ | سبح | يسبح له رجال: يقدسونه ويخشونه. | |||
| لَهُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية. | |||
| بِٱلْغُدُوِّ | غدو | في الصباح أي في أول النهار. | |||
| وَٱلْءَاصَالِ | أصل | آصال: جميع أصيل، والأصيل: العشي أي آخر النهار. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنْ تُرْفَعَ} إخفاء حقيقي في النون مع التاء {اسْمُهُ} صلة قصيرة وتبدأ
بهمزة وصل مكسورة {لَهُ} صلة قصيرة {وَالْآصَالِ} فيها مد بدل، ومد عارض للسكون في
الوقف.