Ra'd Suresi 15. Ayet
Gök Gürültüsü · Medine · Sure 13 · Ayet 15/43
وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَـٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ ۩
Ve lillahi yescudu men fis semavati vel ardı tav'an ve kerhen ve zilaluhum bil guduvvi vel asal.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Halbuki Göklerde ve Yerde kim varsa ister istemez Allaha secde eder kendileri de gölgeleri de sabah akşam
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Oysa göklerde ve yerde ne varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a secde eder.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Göklerde ve yerde kim varsa onlar da, gölgeleri de sabah akşam ister istemez Allaha secde eder.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Göklerde ve yerde olanların hepsi, ister istemez Allah'a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (uzanıp kısalarak O'na secde etmektedirler).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Halbuki göklerde olsun, yerde olsun kim varsa, isteyerek veya istemeyerek, hem kendileri hem gölgeleri hepsi sabah akşam Allah'a secde ederler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- Allah'a secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O'na secde eder).
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Göklerde ve yerde var olan her şey ve herkes isteyerek yahut zorunlu olarak Allah'ın önünde eğilmektedirler; onların gölgeleri de sabah akşam bunu yapmaktadır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yerde ve göklerde olanlar gölgeleriyle beraber sabah akşam, ister istemez Allah'a secde ederler.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Göklerde ve yerde olanlar ve gölgeleri, isteyerek veya istemeyerek, sabah akşam[1] Allah'a secde[2] ederler.
Tefsir / dipnot (2)
Hiç durmadan. Sürekli. Bütün bir gün.
Allah'ın yaradılış yasalarına tam bir saygı içinde, o yasalara tam bir teslimiyetle hareket ederler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes ve onların gölgeleri, sabah-akşam, ister istemez, Allah'a secde ederler.
İbni Kesir
Göklerde ve yerdekiler de, gölgeleri de sabah akşam, ister istemez Allah'a secde ederler.
Gültekin Onan
Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- Tanrı'ya secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O'na secde eder).
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Göklerde ve yerde ne varsa secde ile yalnızca Allah için boyun eğer. Bu hususta mümin ile kafir eşittir. Ancak mümin isteyerek O'na boyun eğer ve secde eder. Kafir ise istemeden boyun büker. (Kafirin) Fıtratı O'na isteyerek itaat etmesini mecbur kılar. Gölgesi olan her mahlukat gece ve gündüz O'na boyun eğer.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Göklerde ve yerdekiler de, gölgeleri de sabah akşam, ister istemez Allah´a secde ederler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
15- Göklerde ve yerde bulunanların kendileri de gölgeleri de ister istemez sabah akşam Allah’a secde ederler.
15. Yani göklerde ve yerde her ne varsa hepsi, Rabbine itaatle boyun eğmekte ve O’na “ister istemez” secde etmektedirler. İsteyerek secde etmek, mü’minler gibi kendi istek ve tercihleri ile Allah’ın önünde secdeye kapanan, tevazu ve itaatini arzeden kimseler için söz konusudur. İstemeyerek secde eden ise Rabbine ibadete karşı büyüklenen, fakat hali ve fıtratı bu konuda kendisini yalanlayan kimsedir. “Kendileri de gölgeleri de ister istemez sabah akşam Allah’a secde ederler.” Yani yaratılmışların gölgeleri de gündüzün başında ve sonunda O’na secde ederler. Her varlığın secdesi, kendi durumuna göredir. Nitekim Allah, şöyle buyurmaktadır:“O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız.”(el-İsrâ, 17/44) Bütün yaratılmışlar, ister istemez Rablerine secde ettiklerine göre gerçek ilah, hakkıyla hamdolunan mabud da yalnızca O’dur. O’ndan başkalarının ulûhiyetleri ise bâtıldır. Bundan dolayı Allah başkalarının ulûhiyetinin bâtıl olduğunu söz konusu ederek bunu şöylece delillendirmektedir: