Kalem Suresi 35. Ayet
Kalem · Mekke · Sure 68 · Ayet 35/52
أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ
E fe necalul muslimine kel mucrimin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz müslümanları suçlular gibi kılar mıyız?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ya artık, müslimleri mücrimler gibi kılar mıyız?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ya artık, müslümanları suçlular gibi yapar mıyız?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Öyle ya, biz müslümanları o günahkarlar gibi yapar mıyız hiç?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz müslümanları suçlular gibi yapar mıyız hiç?
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Biz hiç, Allah'a itaat ve teslimiyet gösterenleri suçlu kafirlerle bir tutar mıyız?
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Öyleyse, müslümanları suçlu günahkar olanlar gibi (eşit) kılar mıyız?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
yoksa, Bize teslim olanlara suçlular ile aynı şekilde mi davranalım?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Müslüman olanlarla suçluları bir tutar mıyız?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İşte böyle, hiç Allah'a teslim olanları, suçlularla bir tutar mıyız?
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Öyle ya, teslim olanları suçlularla bir tutar mıyız?
İbni Kesir
Biz; müslümanları suçlular gibi tutar mıyız hiç?
Gültekin Onan
Öyleyse, müslümanları suçlu günahkar olanlar gibi (eşit) kılar mıyız?
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Mekke halkından müşriklerin iddia ettikleri gibi, ceza verirken hiç Müslümanlarla kâfirleri bir tutar mıyız?
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Biz; müslümanları suçlular gibi tutar mıyız hiç?
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
34- Şüphesiz takvâ sahipleri için Rableri katında Naîm cennetleri vardır. 35- Biz müslümanları günahkârlarla bir tutar mıyız hiç? 36- Neyiniz var; nasıl (böyle bir) hüküm verirsiniz? 37- Yoksa sizin bir kitabınız var da (bunu) ondan mı okuyorsunuz? 38- Orada: Arzu ettiğiniz her şey mutlaka sizindir, diye (mi yazıyor?) 39- Yoksa:“Ne hükmederseniz muhakkak sizindir” diye tarafımızdan size yeminle verilmiş ve Kıyamet gününe kadar geçerli olan bir söz mü var? 40- Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir? 41- Yoksa onların (buna kefil olan) ortakları mı var? Eğer doğru söylüyorlarsa haydi getirsinler ortaklarını!
34. Yüce Allah, küfür ve masiyetlerden sakınan takvâ sahibi kimselere hazırlamış olduğu çeşitli nimetleri, rahat ve huzur dolu yaşamı haber vermektedir. Onlar, cömertler cömerdi âlemlerin Rabbine yakın bir yerde bu nimetlere mazhar olacaklardır. 35-36. Yüce Allah’ın hikmeti takvâ sahibi, Rablerine itaatle boyun eğen, emirlerine bağlı kalıp O’nun rızasına uyan kimselerin; masiyetlere dalan, âyetlerini inkâr eden, peygamberlerine karşı inatlaşan, O’nun gerçek dostlarına karşı savaşan günahkâr kimselerle bir olmamasını gerektirmektedir. Vereceği mükâfatta takvâ sahibi kimselerle günahkârları eşit kılacağını zanneden kimse, çok kötü bir hüküm vermiş demektir. Onun bu hükmü batıldır, görüşü tutarsızdır. 37-41. Günahkârlar böyle bir iddiada bulunacak olsalar bile onların hiçbir dayanakları yoktur. Ne içinde kendilerinin cennet ehli olduklarını ve dileyip istedikleri her şeyin kendilerine verileceklerini okudukları bir kitapları vardır. Ne de Kıyamet gününe kadar geçerli olacak şekilde neye hükmederlerse kendilerine verileceğine dair Allah katından alınmış bir yemin ve sözleri vardır. İstedikleri şeyi elde edeceklerine dair kendilerine yardımcı olacak ortakları da yoktur onların. Eğer onların ortakları ve yardımcıları var ise ve bu söylediklerinde doğru iseler, haydi onları getirsinler! Bilindiği gibi bunların hiçbirisi mevcut değildir. Onların buna dair bir Kitapları da yoktur. Kurtuluşlarına dair Allah’tan alınmış bir sözleri de yoktur. Kendilerine yardımcı olacak ortakları da bulunmamaktadır. Böylelikle onların bu iddialarının batıl ve tutarsız olduğu ortaya çıkmaktadır. Yüce Allah’ın:“Sor onlara, hangileri bu (iddiaya) kefildir?” buyruğu şu demektir: Yani batıl olduğu açıkça ortada bulunan bu iddialara hangileri kefildir? Böyle bir şeye kefil olmak, hiçbir kimse için mümkün değildir. Kimse bunlara dair en ufak bir teminat veremez.