Fetih Suresi 19. Ayet
Fethetmek · Medine · Sure 48 · Ayet 19/29
وَمَغَانِمَ كَثِيرَةً يَأْخُذُونَهَا ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا
Ve meganime kesireten ye'huzuneha, ve kanallahu azizen hakima.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Fetih Suresi 19. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir çok da ganimetleri ki onları alacaklar ve Allah bir aziz, hakim bulunuyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onları alacakları bir çok ganimetlerle de ödüllendirdi. Allah, çok güçlüdür. hikmet sahibidir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(18-19) Andolsun ki Allah mü'minlerden —seninle o ağacın altında biat ederlerken— raazi olmuşdur da kalblerindeki bilerek üzerlerine kuvve-i ma'neviyyeyi indirmiş ve onları yakın bir feth ile ve alacakları bir çok ganimetlerle mükafatlandırmadır. Allah mutlak gaalibdir, yegane hukum ve hikmet saahibidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yine onlara alacakları birçok ganimetler bahş eyledi. Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(18-19) Gerçekten Allah, (Hudeybiye'de) o ağacın altında sana biat ettikleri zaman, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindeki ihlası bildiği için üzerlerine sekine, huzur ve güven indirdi. Onları hemen yakında gerçekleşen bir zaferle ve alacakları birçok ganimetle mükafatlandırdı. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve alacakları birçok ganimetleri de. Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve elde edecekleri birçok savaş ganimeti (ile); çünkü Allah gerçekten kudret ve hikmet Sahibidir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(18-19) Ağaç altında sana bey'at edenlerden Allah razı olmuştur. Gönüllerindekini bildi de üzerlerine huzur indirdi ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri bir çok ganimetler vermiştir. Allah, güçlüdür, hakimdir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlara, elde edecekleri pek çok ganimet nasip etmiştir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayrıca, ele geçirecekleri daha birçok savaş kazanımları olacaktır. Çünkü Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
İbni Kesir
Ve alacakları bol ganimetlerle. Allah; Aziz, Hakim olandır.
Gültekin Onan
Ve alacakları birçok ganimetleri de. Tanrı, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Rowad Tercüme Merkezi
Ve alacakları birçok ganimetlerle de. Allah Azîzdir, Hakîmdir.
Şaban Piriş
Onları, elde edecekleri bir çok ganimetlerle... Allah, çok güçlüdür, Hakim'dir.
Ali Özek ve diğerleri
Yine onları elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfalandırdı. Allah üstündür, hikmet sahibidir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yine onları Hayber ehlinden elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfalandırdı. Allah üstündür, hikmet sahibidir. Allah; yücedir, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği mutlak güç sahibidir. Yaratmasında, takdirinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمَغَانِمَ | غنم | المغانم: ما يؤخذ من مال الأعداء في الحرب. | |||
| كَثِيرَةً | كثر | الكثرة: الزيادة، وتستعمل للمعدود أصلا، ولكنها تستعار للأجسام أحيانا. | |||
| يَأْخُذُونَهَا | أخذ | يحوزون عليها. | |||
| وَكَانَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| عَزِيزًا | عزز | صفة لله سبحانه، والعزيز: هو القوي الذي لا يغلب لأنه تعالى غالب على أمره. | |||
| حَكِيمًا | حكم | صفة لله سبحانه، والحكيم: هو المحكم لخلق الأشياء كما شاء لأنه تعالى عالم بعواقب الأمور. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَمَغَانِمَ} الميم رقيقة، والغين مفخمة ويتبعها المد بعدها {كَثِيرَةً
يَأْخُذُونَهَا} إدغام بغنة {عَزِيزًا حَكِيمًا} وإظهار حلقي، ومد عوض عند الوقف.