Fetih Suresi 18. Ayet
Fethetmek · Medine · Sure 48 · Ayet 18/29
۞ لَّقَدْ رَضِىَ ٱللَّهُ عَنِ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ ٱلشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِى قُلُوبِهِمْ فَأَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ عَلَيْهِمْ وَأَثَـٰبَهُمْ فَتْحًا قَرِيبًا
Lekad radiyallahu anil mu'minine iz yubayiuneke tahteş şecereti fe alime ma fi kulubihim fe enzeles sekinete aleyhim ve esabehum fethan kariba.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Fetih Suresi 18. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hakıkaten Allah o mü'minlerden razıy oldu, ağacın altında sana biy'at ederlerken, ki kalblerindekini bildi de üzerlerine o sekineti indirdi ve kendilerine bir yakın fethi sevab verdi
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gerçekten o ağacın altında sana biat ederlerken O, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindekini bildi de üzerlerine o güveni indirdi ve onları bir yakın fetih ile ödüllendirdi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(18-19) Andolsun ki Allah mü'minlerden —seninle o ağacın altında biat ederlerken— raazi olmuşdur da kalblerindeki bilerek üzerlerine kuvve-i ma'neviyyeyi indirmiş ve onları yakın bir feth ile ve alacakları bir çok ganimetlerle mükafatlandırmadır. Allah mutlak gaalibdir, yegane hukum ve hikmet saahibidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah şu mü'minlerden razı olmuştur ki onlar, ağacın altında sana bi'at ediyorlardı, Allah onların gönüllerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(18-19) Gerçekten Allah, (Hudeybiye'de) o ağacın altında sana biat ettikleri zaman, müminlerden razı oldu. Onların kalplerindeki ihlası bildiği için üzerlerine sekine, huzur ve güven indirdi. Onları hemen yakında gerçekleşen bir zaferle ve alacakları birçok ganimetle mükafatlandırdı. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Andolsun, Allah, sana o ağacın altında biat ederlerken mü'minlerden razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine 'güven duygusu ve huzur' indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ey Muhammmed!) O ağacın altında sana bağlılıklarını bildiren müminlerden Allah razı olmuştu, çünkü onların kalplerinden geçeni biliyordu; böylece Allah, onlara bir iç huzuru bağışladı ve yakında gerçekleşecek bir zafer(in müjdesi) ile onları ödüllendirdi
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(18-19) Ağaç altında sana bey'at edenlerden Allah razı olmuştur. Gönüllerindekini bildi de üzerlerine huzur indirdi ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri bir çok ganimetler vermiştir. Allah, güçlüdür, hakimdir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ant olsun ki, o ağacın altında sana bi'at ettikleri[1] zaman Allah, İman Edenler'den razı oldu. Onların kalplerinde olanı biliyordu. Onların üzerlerine huzur ve dinginlik indirdi. Onlara yakın bir fetih nasip etti.
Tefsir / dipnot (1)
Allah yolunda birlikte olmak için bağlılığını bildirmek, birlikte hareket edeceğine, her koşul ve durumda yanında yer alacağına dair söz vermek.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Gerçek şu ki, Allah, o ağacın altında sana bağlılık sözü veren inananlardan hoşnut olmuştur. Onların yüreklerinde olanı bildiği için, bir dinginlik indirmiş ve yakın bir utkuyla ödüllendirmiştir.
İbni Kesir
Andolsun ki; sana, o ağacın altında bi'at ederlerken Allah mü'minlerden hoşnud olmuştur. Kalblerinde olanı bilmiş de onlara sekineti indirmiş ve onları pek yakın bir fethle mükafatlandırmıştır.
Gültekin Onan
Andolsun, Tanrı, sana o ağacın altında biat ederlerken inançlılardan razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine 'güven duygusu ve huzur' indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir.
Rowad Tercüme Merkezi
Muhakkak o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o Müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, üzerlerine huzur indirmiş ve onlara yakın bir fetih vermiştir.
Şaban Piriş
Muhakkak, o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, üzerlerine huzur indirmiş ve onlara yakın bir fetih vermiştir.
Ali Özek ve diğerleri
Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onların üzerine huzur indirmiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah, Hudeybiye'de Rıdvan biatinde ağacın altında biat eden Müminlerden razı olmuştur. Onların kalplerindeki imanı, ihlası ve doğruluğu bilmiş ve onların kalplerine huzur indirmiştir. Buna karşılık olmak üzere ve Mekke'ye giremediklerinden dolayı elde edemediklerinin bir telafisi olarak kendilerini yakın bir fetih olan Hayber'in Fethi ile mükâfatlandırmıştır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| لَّقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| رَضِيَ | رضو | الرضا: صفة ثابتة لله تعالى على ما يليق به. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| عَنِ | عن | حرف جر يفيد التعليل. | |||
| ٱلْمُؤْمِنِينَ | أمن | الذين يقرون بوحدانية الله وبصدق رسله وينقادون لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. | |||
| إِذْ | إذ | ظرف هنا يفيد التعليل. | |||
| يُبَايِعُونَكَ | بيع | يعاهدونك. | |||
| تَحْتَ | تحت | تحت: ظرف مكان، مقابل: فوق. | |||
| ٱلشَّجَرَةِ | شجر | النبتة القائمة على ساق، والمراد بيعة الرضوان بالحديبية. | |||
| فَعَلِمَ | علم | فعرف وأدرك. | |||
| مَا | ما | اسم موصول. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| قُلُوبِهِمْ | قلب | القلوب: جمع قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر. | |||
| فَأَنزَلَ | نزل | الإنزال: الجلب من علو. | |||
| ٱلسَّكِينَةَ | سكن | الهدوء والثبات وطمأنينة القلب. | |||
| عَلَيْهِمْ | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| وَأَثَٰبَهُمْ | ثوب | وكافأهم وجازاهم. | |||
| فَتْحًا | فتح | نصرا والمراد فتح خيبر عام سبع. | |||
| قَرِيبًا | قرب | دانيا. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لَقَدْ} قلقلة {فَأَنْزَلَ} إخفاء حقيقي ومثله {فَتْحًا قَرِيبًا} وفي
{عَلَيْهِمْ وَأَثَابَهُمْ فَتْحًا} إظهار شفوي عند الواو وعند الفاء {فَتْحًا
قَرِيبًا} إخفاء حقيقي.