Cin Suresi 19. Ayet

Cin · Mekke · Sure 72 · Ayet 19/28

وَأَنَّهُۥ لَمَّا قَامَ عَبْدُ ٱللَّهِ يَدْعُوهُ كَادُوا۟ يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًا

Ve ennehu lemma kame abdullahi yeduhu kadu yekunune aleyhi libeda.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Cin Suresi 19. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

29. cüz · PDF sayfası 12

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve filhakıka o Allahın kulu kalkmış ona dua ederken üzerine keçeleneyazdılar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın kulu kalkmış O'na dua ederken neredeyse onun etrafında keçeler gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Bana) şu hakıykat de (vahyedilmişdir:) Allahın kulu Ona ibadet için (namaza) kalkdığı zaman nerdeyse onlar, etrafında keçeler (gibi dertop) oluyorlardı.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah'ın kulu kalkıp O'na yalvarınca (hayretten, hepsi) onun üzerine üşüşüp nerdeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ne tuhaftır ki, işi tam tersine çevirip, Allah'ın has kulu, bir olan Allah'a ibadete kalkınca, başına öyle bir üşüştüler ki nerdeyse birbirlerini çiğneyeceklerdi.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ama ne zaman Allah'ın bir kulu O'na ibadet etmek için ayağa kalksa, o (hakikati inkar ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Nitekim Allah'ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında az kalsın üzerine çullanacaklardı.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

O Allah'ın kulu,[1] O'na çağrıda bulunmaya kalktığı zaman, neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.[2]

Tefsir / dipnot (2)

Nebi Muhammed.

Müşrikler çevresini sarıyorlardı.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Aslında, Allah'ın kulu, O'na yakarışlarda bulunmak için kalktığında, Onun çevresinde neredeyse üst üste yığılıyorlardı.

İbni Kesir

Doğrusu Allah'ın kulu, kalkıp O'na yalvarınca; neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.

Gültekin Onan

Şu bir gerçek ki, Tanrı'nın kulu (olan Muhammed), O'na dua için kalktığında, onlar (müşrikler) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

Rowad Tercüme Merkezi

Nitekim Allah’ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında (Kur'an dinlemek için) az kalsın üzerine toplanıp doluşurlardı.

Şaban Piriş

Nitekim Allah’ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında (Kur'an dinlemek için) az kalsın üzerine toplanıp doluşurlardı.

Ali Özek ve diğerleri

Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Allah’ın kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- hurma ağacının altında Rabbine dua etmek üzere ayağa kalktığında, Kur'an okumasını dinledikleri esnadaki kalabalığın yoğunluğundan, cinler neredeyse üzerine yığılacaklardı.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَأَنَّهُأنّأن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
لَمَّالماظرفية بمعنى حينما.
قَامَقوموقف أو شرع.
عَبْدُعبدعبد الله: العابد المطيع لله والمراد النبي محمد صلى الله عليه وسلم.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
يَدْعُوهُدعويعبده.
كَادُواكودقاربوا وأوشكوا.
يَكُونُونَكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
عَلَيْهِعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
لِبَدًالبدمفرده، لبدة، وهي الشعر المتجمع، والمراد جماعات.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَأَنَّهُ} غنة، وصلة في الهاء {لَمَّا} غنة في الميم {عَبْدُ} قلقلة. وكذا

{يَدْعُوهُ}.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Kehf Suresi, 37. ayet Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eks…