Bakara Suresi 138. Ayet
Sığır · Medine · Sure 2 · Ayet 138/286
صِبْغَةَ ٱللَّهِ ۖ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ ٱللَّهِ صِبْغَةً ۖ وَنَحْنُ لَهُۥ عَـٰبِدُونَ
Sıbgatallah ve men ahsenu minallahi sıbgaten, ve nahnu lehu abidun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Biz, Allah'ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah'ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz" (deyin).
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah boyasına bak (vaftiz nolacak) Allahdan güzel boya vuran kim? Biz işte ona ibadet edenleriz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen Allah'ın boyasına bak! (Vaftiz de ne ki!) Kim Allah'tan daha güzel boya vurabilir? İşte biz O'na ibadet edenleriz!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Biz) Allahın boyasıyle (boyanmışızdır). Allahdan daha güzel boyası olan kim? Biz ona kulluk edenleriz.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah'ın boyası (ile boyan). Allah'ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir? Biz ancak O'na kulluk ederiz.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Siz Allah'ın verdiği rengi alınız. Allah'ın boyasından daha güzel boya vuran kim olabilir? "Biz ancak O'na ibadet ederiz." deyiniz.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Allah'ın boyası... Allah(ın boyasın)dan daha güzel boyası olan kimdir? Biz (yalnızca) O'na kulluk edenleriz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(De ki: "Hayatımız) Allah'ın rengi (ile renklenir!) Kim (hayata) Allah'tan daha güzel renk verebilir, eğer gerçekten O'na kulluk ediyorsak?"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İşte Allah'ın boyası! Allah'tan daha güzel boyası olan kim vardır? Biz yalnız ona kulluk ederiz!
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Allah'ın boyası![1] Allah'tan daha iyi boyası olan kim olabilir? Biz, yalnızca O'na kulluk edenlerdeniz.
Tefsir / dipnot (1)
Kelimesi kelimesine, sibğatullah. Allah'ın buyurduğu yaşam biçimi, inanç sistemi, Vahiy, İslam.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah'ın boyası... Allah'tan daha güzel boyası olan kimdir? "Biz, O'na hizmet ederiz!"[30]
Tefsir / dipnot (1)
Sözlük anlamı "Allah'ın boyası" olan "Sıbgatellah" terimi "Allah'ın ilkeleri" veya "Allah'ın düzeni" veya "Allah'ın sistemi" veya "Allah'ın rengi" olarak yorumlanmıştır.
İbni Kesir
Allah'ın boyası (ile boyandık) . Boyası Allah'tan daha güzel olan kimdir? Biz O'na kulluk edenleriz.
Gültekin Onan
Tanrı'nın boyası... Tanrı'dan daha güzel boyası olan kimdir? Biz O'na kulluk edenleriz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah'ın sizi yaratmış olduğu dini üzere zahiri ve batini olarak kalmaya devam edin. Allah'ın dininden başka daha güzel bir din yoktur. O fıtrata uygundur. O din faydalı şeyleri celbeder ve zararlı şeyleri men eder. Deyin ki: Bizler yalnızca Allah'a ibadet eder ve O'nunla beraber başkasını da ortak koşmayız.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Allah´ın boyası (ile boyandık) . Boyası Allah´tan daha güzel olan kimdir? Biz O´na kulluk edenleriz.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
138- Allah’ın boyası(na sarılın). Kimin boyası Allah’ınkinden daha güzel olabilir ki? Biz yalnız O’na ibadet edenleriz.
138. “Allah’ın boyası(na sarılın)” Yani Allah’ın dini demek olan Allah’ın boyasından ayrılmayın ve bu dinin gereklerini yerine getirin. Zahirî ve batınî bütün amelleri ile onu uygulayın. Akidesine de sarılın ve bunu sürekli olarak yapın. Tâ ki bu din sizin boyanız ve ayrılmaz bir niteliğiniz olsun. Bu dine bağlılık sizin bir niteliğiniz olunca da artık isteyerek, kendi tercihinizle ve seve seve onun emirlerine uyarsınız ve bu din, sizin için bir elbisenin ayrılmaz bir niteliği olan boya gibi tabiatınız haline gelir. Bunun sonucunda da siz dünyevi ve uhrevi saadeti elde edersiniz. Çünkü din üstün ahlâki değerlere, güzel amellere ve yüce işlere teşvik eder. Bundan dolayı üstün akılların şaşkınlığını dile getiren teaccüp (hayret) ifadesi ile: “Kimin boyası Allah’ınkinden daha güzel olabilir ki?” diye buyurmaktadır. Bu, “O’nun boyasından daha güzel bir boya olamaz” demektir. Allah’ın boyası ile diğer boyalar arasındaki farkı görmek için bir örnek isteyen kimse herhangi bir şeyi zıddıyla kıyaslasın. Şimdi bir tarafta Rabb’ine sağlam bir iman ile iman etmiş, sonra bununla birlikte onun etkileri olan kalbî huşu, bedeni azalar ile emirlere bağlılık gibi her tür güzel nitelik ile bezenmiş, mükemmel ahlâkı elde edip çirkin her bir nitelikten, her bir bayağı davranış ve kusurdan uzaklaşmış, sözü ve fiiliyle doğru, sabırlı, tahammüllü, iffetli, şecâat sahibi, söz ve davranışları ile iyilikte bulunan, Allah’ı seven, Allah’tan korkan, O’nun rahmetini uman, mutlak Mabud’a karşı ihlâslı, o mabudun kullarına da iyiliksever olduğu bir makama ulaşmış bir kul… Diğer tarafta da Rabb’ini inkar eden, O’nan uzaklaşan ve diğer yaratılmışlara yönelen, küfür, şirk, yalan, hainlik, düzenbazlık, aldatma, iffetsizlik, söz ve davranışları ile kötülük gibi sıfatlara sahip olan, Mabud’a karşı ihlâslı, kullarına karşı da iyiliksever olmayan başka biri… Şimdi bu ikisini birbirine kıyas et! Böyle bir kıyaslamayı yapacak olursak, ikisi arasındaki büyük farkı açıkça görürüz ve bunun sonucunda Allah’ın boyasından daha güzel bir boya olmadığını açıkça tespit ederiz. Bu buyruktan Allah’ın dini dışında boyanılan boyalardan daha çirkini olmadığı da anlaşılmaktadır. “Biz yalnız O’na ibadet edenleriz.” buyruğu ise bu boyanın mahiyetini beyan etmektedir ki o da ihlâs ve mutabaat (Peygambere tâbî olmak) şeklindeki iki esası yerine getirmekten ibarettir. Çünkü “ibadet” Allah’ın sevdiği ve razı olduğu her türlü zahiri ve batin amellerle sözleri kapsar. Bunların ibadet olabilmeleri ise Yüce Allah’ın bunu Rasûlü vasıtası ile meşru kılmış olmasına bağlıdır. İhlâs ise kulun yaptığı bu amellerde yalnızca Allah’ın rızasını gözetmesi demektir. İşte bu buyrukta da (“ona” anlamındaki) “له” kelimesinin önce gelmesi hasr (yalnız) anlamını vermektedir. Yine Yüce Allah: “Biz yalnız O’na ibadet edenleriz” buyruğunda onların bu niteliğe sahip olduklarını ve bunun onlar üzerinde adeta ayrılmaz bir boya haline geldiğini göstermesi için sübut ve istikrar (devamlılık) anlamlarına delâlet eden ism-i fail ( عابدون : ibadet edenleriz) kalıbını kullanmıştır.