Bakara Suresi 139. Ayet
Sığır · Medine · Sure 2 · Ayet 139/286
قُلْ أَتُحَآجُّونَنَا فِى ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ وَلَنَآ أَعْمَـٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَـٰلُكُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُخْلِصُونَ
Kul e tuhaccunena fillahi ve huve rabbuna ve rabbukum, ve lena a'maluna ve lekum a'malukum ve nahnu lehu muhlisun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O'na gönülden bağlanmış kimseleriz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
deki Allah hakkında bizimle mücadele mi edeceksiniz? Halbuki o bizim de Rabbimiz sizin de, ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size, ancak biz ona muhlıslarız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Siz Allah hakkında bizimle mücadele mi edeceksiniz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size. Ancak biz O'na samimiyetle bağlılarız."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
De ki (Habibim) "Siz (Arabdan bir peygamber geldi diye) bizimle Allah hakkında çekişiyor musunuz? Halbuki o bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. (Dilediğini O seçer) Bizim yapdıklarımız (ın mükafatı) bize, sizin yapdıklarınız (ın mücazatı) size aid. Biz ona bütün samimiyyetimizle bağlanmışızdır".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Söyle (onlara): "Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, O'nun hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size aittir. Biz O'na gönülden bağlananlarız."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ve de ki: "Allah hem bizim Rabbimiz, hem de sizin Rabbiniz olduğu halde, Siz bizimle Allah hakkında mı münakaşa ediyorsunuz? Bizim yaptıklarımızın karşılığı bize, sizin yaptıklarınızınki ise size ait. Biz tam bir samimiyetle yalnız O'na bağlıyız."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "O bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, bizimle Allah hakkında (sözde kanıtlarla) tartışmalara mı giriyorsunuz? Bizim amellerimiz bizim, sizin de amelleriniz sizindir. Biz, O'na gönülden bağlanmış (muhlis) olanlarız."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Yahudi ve Hıristiyanlara) de ki: "Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Nasıl olur? O, bizim gibi sizin de Rabbinizdir; bizim işimiz bize, sizin işiniz de size aittir; ve biz kendimizi yalnızca O'na adamışızdır."
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(O kitap ehline) De ki: -Siz, bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Halbuki, O, bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz Allah'a içten /katıksız olarak bağlananlarız.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
De ki: "Bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabb'imiz sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz ona içtenlikle bağlananlarız."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Oysa O, hem bizim Efendimiz hem de sizin Efendinizdir. Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Biz, içtenlikle özgüleyerek O'na yöneliriz!"
İbni Kesir
Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Halbuki O, bizimde Rabbımız, sizim de Rabbınızdır. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Biz O'na muhlis kullarız, de.
Gültekin Onan
De ki: "Bizimle Tanrı hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O bizim de rabbimiz, sizin de rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Biz O'na gönülden bağlanmış (muhlis) olanlarız".
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- De ki: -Ey Ehlikitap!- Dininiz daha önce geldiği ve size verilen kitap daha evvel indirildiğinden dolayı sizler Allah'a ve dinine daha layık olduğunuzu mu bizimle tartışıp duruyorsunuz? Bu size fayda vermez. Oysa ki Allah, hepimizin Rabbidir. Size özel değildir. Bizim yaptıklarımız bizimdir, ondan sorumlu tutulmazsınız. Sizin yaptıklarınız da sizindir. Biz de ondan sorumlu tutulmayız. Herkes kendi amelinden hesaba çekilecektir. Biz ibadeti ve itaati yalnızca Allah'a has kılanlarız, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayız.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Halbuki O, bizimde Rabbımız, sizim de Rabbınızdır. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Biz O´na muhlis kullarız, de.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
139- De ki:“Bizimle Allah hakkında mı çekişiyorsunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabb’imiz, sizin de Rabb’inizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de sizedir. Biz yalnızca O’na ihlâsla bağlananlarız.”
139. “De ki: “Bizimle Allah hakkında mı çekişiyorsunuz?”(Çekişme ve karşılıklı delil getirme anlamındaki) “المحاجة”, ihtilaflı meseleler hakkında iki ve daha fazla kişi arasındaki tartışma demektir. Bu tartışmada hasımlardan her biri kendi görüşünü haklı çıkarmayı, hasmının görüşünü ise çürütmeyi ister. O bakımdan her bir kişi kendi görüşüne delil getirmeye gayret eder. Tartışmada beklenen, en güzel yolla yürütülmesi, yanlış yolda olan kimseyi doğruya, hakka çevirecek en kısa yoldan yapılması ve inat eden kimseye karşı delil getirip hakkı açıklığa kavuşturarak batılın ne olduğunun beyan edilmesidir. Eğer tartışma bu özelliklerin dışına çıkacak olursa, artık bu boşu boşuna bir inatlaşma ve faydasız bir cedelleşme olur. Bu da birçok kötülüklerin ortaya çıkmasına sebep olur. İşte ehli kitap da Allah’a müslümanlardan daha çok yakın olduklarını iddia ediyorlardı. Bu ise belge ve delil ile ispatlanması gereken kuru bir iddiadan ibaretti. Zira herkesin Rabb’i bir ve tek olduğuna, bizden başka Rabb’iniz olmadığına, bizim amelimizin bize, sizin ameliniz de size olduğuna göre, bu konuda bizler ile sizler arasında hiçbir fark yoktur. Bu da her iki kesimden herhangi birisinin başkasına göre Allah’a daha çok yakın olmasını gerektirmez. Çünkü belli bir konuda ortak olunmasına rağmen ve ortada herhangi bir fark söz konusu da değilken ayrıma gitme iddiası batıl bir iddiadır. Birbirine benzer şeyleri, birbirinden ayrı mütâlâa etmektir, apaçık bir inatlaşmadır ve hakka karşı kibirlenmedir. Üstünlük ancak ve ancak salih amellerin yalnızca Allah için ihlâsla yapılmasındadır. Bu ise yalnızca mü’minlerin sahip oldukları bir niteliktir. O halde mü’minlerin diğerlerine göre Allah’a daha yakın oldukları ortaya çıkmaktadır. Çünkü ihlâs, halâsın (kurtuluşun) yoludur. İşte Rahman olan Allah’ın gerçek dostları ile şeytanın dostları arasındaki fark budur. Üstünlük, akıl sahiplerinin kabul ettiği ve son derece cahil ve hakka karşı inatla kibirlenenden başkasının tartışma konusu etmediği gerçek niteliklerle söz konusu olur. Bu âyet-i kerimede tartışma yöntemi de çok incelikli bir şekilde gösterilmekte ve şu esas ifade edilmektedir: Benzer şeyler ortak hükümlere sahiptir, farklı şeylerin hükümleri de farklıdır.