Ankebût Suresi 24. Ayet

Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 24/69

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱقْتُلُوهُ أَوْ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Fe ma kane cevabe kavmihi illa en kaluktuluhu ev harrýkuhu fe encahullahu minen nar, inne fi zalike le ayatin li kavmin yu'minun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Ankebût Suresi 24. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

20. cüz · PDF sayfası 18

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onun için ona kavminin cevabı sade şu oldu: öldürün onu veya yakın dediler, Allah da onu o ateşten kurtardı, elbette bunda iyman edecek bir kavm için şübhesiz ayetler var

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için kavminin ona cevabı sadece şu oldu: "Öldürün onu veya yakın!" dediler. Allah da onu o ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanacak bir topluluk için ibretler vardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Bundan dolayı kavminin cevabı: "Öldürün onu, yahud yakın onu" demelerinden başka (bir şey) olmadı. Aliah da onu ateşden kurtardı. Şübhe yok ki bunda iman edecek zümreler için her halde ibretler vardır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kavminin (İbrahim'e) cevabı, sadece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Halkının ona verdikleri cevap: "Öldürün onu!" veya "Ateşe atın!" demekten başka bir şey olmadı. Ateşe attılar ama Allah onu ateşten kurtardı. Elbette bunda iman edecek kimseler için ibretler vardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

İmdi (İbrahim'e gelince,) kavminin o'na tek cevabı şu oldu: "Onu öldürün, veya yakın!" Ama Allah o'nu ateşten korudu. Bakın, bu (kıssa)da inanacak kimseler için dersler vardır!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İbrahim'in kavminin cevabı: -Onu öldürün veya onu ateşte yakın! demekten başka birşey olmadı. Allah ise onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Sonra onun halkının cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir halk için kesinlikle ayetler[1] vardır.

Tefsir / dipnot (1)

Kanıtlar, işaretler, ibretler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Onu öldürün veya yakın!" Sonunda, Allah, Onu ateşten kurtardı. Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

İbni Kesir

Bunun üzerine kavminin ona cevabı sadece: Onu öldürün veya yakın, demek oldu. Ama Allah onu ateşten korudu. Doğrusu bunda, inananlar için ayetler vardır.

Gültekin Onan

Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Tanrı onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ayetler vardır.

Rowad Tercüme Merkezi

(İbrahim’in) kavminin cevabı, “Onu öldürün veya yakın!” demekten başka bir şey olmadı. Allah onu ateşten kurtardı. Muhakkak bunda iman eden bir topluluk için ayetler vardır.

Şaban Piriş

İbrahim’in kavminin cevabı: "Onu öldürün veya onu ateşte yakın!" demekten başka birşey olmadı. Allah ise onu ateşten kurtardı. İşte bunda iman eden bir toplum için ayetler vardır.

Ali Özek ve diğerleri

Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: «Onu öldürün yahut yakın!» demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Onlara bir tek Allah’a ibadet etmelerini ve O'nun dışındaki putlara ibadet etmeyi terk etmelerini emretmesinin ardından, İbrahim’in kavminin cevabı şöyle demekten başka bir şey olmadı: “İlahlarınıza yardımcı olmak için onu öldürün veya ateşe atın!" Allah da onu ateşten kurtararak esenlikte kıldı. Şüphesiz onların İbrahim'i ateşe atmalarının ardından onu ateşten esenlikte kılmasında Mümin topluluklar için ibretler vardır. Çünkü ibretlerden ders alanlar onlardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَمَاماما: نافية غير عاملة.
كَانَكونفعل ماضٍ ناسخ ناقص
جَوَابَجوبجواب قومه: ردهم على دعوته أو سؤاله.
قَوْمِهِقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
أَنأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
قَالُواقولتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك.
ٱقْتُلُوهُقتل‌القتل: الإماتة، و‌إزهاق الروح عن الجسد؛ بأيّ سبب كان.
أَوْأوحرف عطف يفيد التخيير.
حَرِّقُوهُحرقاجعلوا النار تحرقه حرقا شديدا مهلكا.
فَأَنجَىٰهُنجوفأنقذه.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
مِنَمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
ٱلنَّارِنورالنار التي ألقي فيها إبراهيم عليه السلام.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
لَءَايَٰتٍأييلمعجزات ودلائل وعبر وعلامات.
لِّقَوْمٍقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
يُؤْمِنُونَأمنيُصدِّقُون ويُذْعِنون

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{قَوْمِهِ إِلَّا أَنْ قَالُوا} صلة طويلة في هاء الضمير وصلًا.

يليها مد منفصل، وإخفاء حقيقي في القاف، ومثله {فَأَنْجَاهُ} في النون مع الجيم،

وفي {النَّارِ} غنة. كذا {إِنَّ} وفى {لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ} مد بدل.

يليه إدغام بغير غنة في التنوين مع اللام. ثم إدغام بغنة للتنوين في الياء.