Ankebût Suresi 23. Ayet
Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 23/69
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ وَلِقَآئِهِۦٓ أُو۟لَـٰٓئِكَ يَئِسُوا۟ مِن رَّحْمَتِى وَأُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Vellezine keferu bi ayatillahi ve likaihi ulaike yeisu min rahmeti ve ulaike lehum azabun elim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Ankebût Suresi 23. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allahın ayatına ve likasına inanmıyanlar ise hep onlar onun rahmetinden ümidi kesmiş olanlardır ve onlar için elim bir azab vardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın ayetlerine ve O'na kavuşmaya inanmayanlar ise, hep onlar Benim rahmetimden ümidini kesmiş olanlardır ve onlara acı bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Allahın ayetlerini ve Ona kavuşmayı (inkar ile) kafir olanlar (yok mu?) işte benim rahmetimden (ancak) onlar ümidlerini kesdiler. İşte pek acıklı azab da onlarındır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler, işte onlar benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir ve onlar için acı bir azab vardır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Allah'ın ayetlerini ve ahirette O'na kavuşmayı inkar edenler, işte onlar, Ben'im merhametimden ümitlerini kesenlerdir. Onlara gayet acı bir azap vardır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı 'yok sayıp inkar edenler'; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Allah'ın ayetlerini ve (sonunda) O'na kavuşacaklarını inkar edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır; ve onları (öteki dünyada) acıklı bir azap beklemektedir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşma gerçeğini yok sayanlar; işte onlar, Ben'im rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar edenler; işte onlar, Benim rahmetimden umutlarını kesmişlerdir. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.
İbni Kesir
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler; işte onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. Ve işte elem verici azab onlaradır.
Gültekin Onan
Tanrı'nın ayetlerine ve O'na kavuşmaya küfredenler; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.
Rowad Tercüme Merkezi
Allah’ın ayetlerine ve O’na kavuşmaya (iman etmeyip) kâfir olanlar var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.
Şaban Piriş
Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmaya küfredenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.
Ali Özek ve diğerleri
Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nın ayetlerine ve kıyamet günü onunla karşılaşacaklarına iman etmeyip, kâfir olanlar işte onlar benim rahmetimden ümit kesmiş kimselerdir. İnkârları sebebiyle onlar asla cennete giremeyeceklerdir. Ahirette onları bekleyen acı verici bir azap vardır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَٱلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| كَفَرُوا | كفر | جحدوا ولم يؤمنوا. وأصل الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره. | |||
| بِءَايَٰتِ | أيي | بمعجزات ودلائل وعبر وعلامات. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَلِقَائِهِ | لقي | لقائه: لقاء الله: المثول بين يديه. | |||
| أُولَٰئِكَ | أولاء | اسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر. | |||
| يَئِسُوا | يأس | انقطع أملهم. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| رَّحْمَتِي | رحم | الرحمة من الله: الإحسان والنجاة. | |||
| وَأُولَٰئِكَ | أولاء | أولئك: اسم إشارة للجماعة يخاطب به المفرد المذكر. | |||
| لَهُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإستحقاق. | |||
| عَذَابٌ | عذب | العذاب: العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات. | |||
| أَلِيمٌ | ألم | موجع شديد الإيلام. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{بِآيَاتِ} مد بدل {وَلِقَائِهِ أُولَئِكَ} مد متصل. يليه صلة طويلة. ثم مد
متصل {مِنْ رَحْمَتِي} إدغام بغير غنة في النون مع الراء {عَذَابٌ أَلِيمٌ} إظهار
حلقي في التنوين مع الهمزة. ومد عارض للسكون كبقية الآيات عند الوقف.