Zümer Suresi 66. Ayet
Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 66/75
بَلِ ٱللَّهَ فَٱعْبُدْ وَكُن مِّنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ
Belillahe fa'bud ve kun mineş şakirin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır, onun için yalnız Allaha kulluk et ve şükredenlerden ol
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hayır, onun için yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Hayır. İşte onun için ancak Allaha kulluk et. Şükredenlerden ol".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hayır, yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Bilakis, sen yalnız Allah'a kulluk et ve O'na şükredenlerden ol!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Hayır, artık (yalnızca) Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Hayır, (yalnız) Allah'a kulluk etmeli ve (O'na) şükredenlerden olmalısın!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Öyleyse, kulluğunu yalnızca Allah'a yap ve şükredenlerden ol!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Hayır! Artık, Allah'a hizmet et ve şükredenler arasında ol!
İbni Kesir
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Gültekin Onan
"Hayır, artık (yalnızca) Tanrı'ya kulluk et ve şükredenlerden ol."
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yalnızca Yüce Allah'a ibadet et ve hiç kimseyi O'na ortak koşma. Sana vermiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükredenlerden ol.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Hayır, yalnız Allah´a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
64- De ki:“Şimdi siz benden Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi istiyorsunuz, ey cahiller?” 65- Andolsun sana da senden öncekilere de şöyle vahyedilmiştir:“Eğer şirk koşarsan bütün amellerin kesinlikle boşa çıkar ve sen mutlaka zarar edenlerden olursun.” 66- “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol!”
64. Ey Peygamber, sen seni Allah’tan başkasına ibadet etmeye çağıran şu cahillere “de ki: Şimdi siz benden Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi istiyorsunuz, ey cahiller?” Sizin bu isteğinizin kaynağı cahilliğinizdir. Yoksa sizler, Yüce Allah’ın her bakımdan kemâl sıfatlarına sahip olduğunu, bütün nimetleri O’nun ihsan ettiğini, ibadeti hak edenin yalnızca O olduğunu, her bakımdan aciz, fayda veremeyen ve zararı önleyemeyen varlıkların hiçbir şekilde ibadete layık olmadıklarını bilmiş olsaydınız siz benden böyle bir şeyi istemezdiniz. Çünkü Allah’a ortak koşmak, amelleri boşa çıkartır ve her işi ifsad eder. Bu yüzden Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:
65. “Andolsun sana da senden önceki” bütün peygamberlere “de şöyle vahyedilmiştir: “Eğer şirk koşarsan bütün amellerin kesinlikle boşa çıkar.” Burada şirk koşma halinde bütün amellerin boşa çıkacağı ifade edilmektedir. Bütün peygamberlerin bildirdikleri mesajların arasında şirkin bütün amelleri boşa çıkarttığı gerçeği de vardır. Nitekim Yüce Allah, En’âm Sûresi’nde nebi ve rasûllerin pek çoğunu saydıktan sonra haklarında şöyle buyurmaktadır:“Bu, Allah’ın hidâyetidir. O, kullarından kimi dilerse onunla hidâyete erdirir. Eğer onlar dahi şirk koşsalardı, yaptıkları her şey boşa giderdi.”(el-En’âm 6/88)“ve sen mutlaka zarar edenlerden olursun.” Dinini ve âhiretini kaybederdin. Şirk sebebi ile bütün ameller boşa çıkar, azaba ve ibretli cezalara müstehak olunur.
66. Daha sonra:“Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyrulmaktadır. Cahillerin, kendisine şirk koşmayı emrettiklerini ve şirkin ne kadar çirkin ve kötü olduğunu bildirdikten sonra “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyruğuyla ihlâs emredilmektedir. Yani ibadetini O’na halis kıl ve yalnızca O’na ibadet et, hiçbir şeyi de O’na ortak koşma! “Ve” Allah’a sana ihsan ettiği tevfikinden dolayı “şükredenlerden ol.” Bedenî sıhhat ve afiyet, rızık ve benzeri şeylere nail olmak gibi dünyevi nimetlerden ötürü şükür söz konusu olduğu gibi; ihlâs ve takvâ muvaffakiyeti gibi dinî nimetler dolayısı ile de Yüce Allah’a şükredilir ve bundan dolayı O’na hamd-ü senada bulunulur. Hatta asıl nimet, din nimetlerdir. Bunların Allah tarafından geldiğini düşünmek ve bundan dolayı Allah’a şükretmek, birtakım amellerde bulunan pek çok kimsenin cahillikleri sebebi ile karşı karşıya kaldıkları ucb (kendini ve amelini beğenme) afetinden esenlikte kalmaya vesildir. Çünkü kul, durumu gerçek mahiyeti ile bilecek olursa, daha çok şükretmesini gerektiren ilâhî bir nimet dolayısı ile ucba kapılarak kendisini ve amelini beğenmeye kalkışmaz.