Zümer Suresi 57. Ayet
Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 57/75
أَوْ تَقُولَ لَوْ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ
Ev tekule lev ennallahe hedani le kuntu minel muttekin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zümer Suresi 57. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yahut, "Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O'na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum" demesin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yahud diyeceği: Allah bana yolunu gösterse idi her halde ben müttekılerden olurdum
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
yahut: "Allah, bana yolunu gösterseydi, kesinlikle ben takva sahiplerinden olurdum."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
yahud "Hakıykaten Allah bana hidayet verseydi her halde (şirkden günahlardan) sakınanlardan olurdum" diyeceği,
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yahut şöyle demesinden: "Allah bana hidayet etseydi, elbet ben de (Allah'ın azabından) korunanlardan olurdum."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Yahut: "Allah bana hidayet verseydi, ben de Allah'a karşı gelmekten sakınanlardan olurdum."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Veya: "Gerçekten Allah bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum" diyeceği,
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
yahut, "Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka O'na karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum!" demesin diye,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Veya keşke Allah bana doğru yolu gösterseydi de korunanlardan olsaydım demesi...
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." dememeniz için;
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Veya şöyle diyecek: "Allah, beni gerçekten doğru yola eriştirseydi, kesinlikle sorumluluk bilincine erişirdim!"
İbni Kesir
Veya: Allah beni hidayete erdirseydi, ben de muttakilerden olurdum, diyeceği gün.
Gültekin Onan
Veya: "Gerçekten Tanrı bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum" diyeceği,
Rowad Tercüme Merkezi
Yahut “Eğer Allah bana hidayet nasip etseydi günahtan sakınanlardan olurdum” diyerek;
Şaban Piriş
Yahut keşke Allah bana hidayet etseydi de muttakilerden olsaydım der.
Ali Özek ve diğerleri
Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği,
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ya da kaderi delil getirip şöyle söyler: "Eğer Allah beni muvaffak kılsaydı, ben de muttakilerden olurdum. Emirlerini yerine getirir, yasaklarından sakınırdım."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَوْ | أو | حرف عطف يفيد التفصيل. | |||
| تَقُولَ | قول | تتكلم. | |||
| لَوْ | لو | أداة شرط للزمن الماضي وهي امتناعية. | |||
| أَنَّ | أنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| هَدَىٰنِي | هدي | أرشدني إلى الإيمان، ووفقني إليه. | |||
| لَكُنتُ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْمُتَّقِينَ | وقي | أصحاب التقوى بطاعة الله والبعد عن معصيته. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنَّ} غنة في النون المشددة {لَكُنْتُ} إخفاء حقيقي للنون عند
التاء.