Zuhruf Suresi 3. Ayet
Gösteriş · Mekke · Sure 43 · Ayet 3/89
إِنَّا جَعَلْنَـٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
İnna cealnahu kur'anen arabiyyen leallekum ta'kılun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hakka biz onu Arabi olarak okunacak bir Kur'an kıldık ki akıl irdiresiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu, Biz onu Arapça olarak okunacak bir Kur'an yaptık ki akıl erdiresiniz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hakıykat biz onu, (Onun manalarını) anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yapdık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Biz düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Onu, düşünüp kavrayabilmeniz için Arapça bir hitabe yaptık.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur'an kıldık.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran[1] yaptık.
Tefsir / dipnot (1)
Bu ayette kur'an kelimesi kitap anlamında değil, Arapça dili ile "okunan" anlamındadır. Çevirilerde kur'an kelimelerinin tamamına yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış şeklinin anlamı olan Kur'an denmektedir. Kur'an, vahyin Kitaplaşmış şekline bağlamına göre Zikir, Kitap, Kur'an vb. isimlerle kendisinden söz etmektedir. Kur'an kelimesinin birden fazla anlamı bulunmaktadır. Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "okumak, toplamak, bir araya getirmek, duyurmak, aktarmak." demektir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an yaptık; belki aklınızı kullanırsınız diye.
İbni Kesir
Düşünüp anlayasınız diye gerçekten Biz, onu arabça bir Kur'an kılmışızdır
Gültekin Onan
Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran kıldık ki akledesiniz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey bu kitabın kendi dilleriyle indirildiği topluluk!- Muhakkak biz, bu kitabı aklınızı kullanasınız ve iyice manasını anlayıp diğer ümmetlere ulaştırasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Düşünüp anlayasınız diye gerçekten Biz, onu arabça bir Kur´an kılmışızdır
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Hâ, Mîm. 2- Apaçık/açıklayıcı kitaba yemin olsun ki, 3- Biz, onu anlayıp düşünesiniz diye Arapça bir Kur’ân kıldık. 4- Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta/levh-i mahfuzdadır, çok yücedir, hikmet doludur. 5- Şimdi siz haddi aşan bir toplumsunuz diye Zikr/Kur'ân’la size öğüt vermekten vaz mı geçelim?
(Mekke’de inmiştir. 89 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
2. Bu ayette Kur’ân-ı Kerîm’e yemin edilmektedir. Yüce Allah, mutlak olarak apaçık/açıklayıcı olan Kitab’a yemin etmekte ve onun neyi açıkladığını söz konusu etmemektedir. Bu da bu Kitabın din, dünya ve âhiret ile ilgili kulların gerek duyacağı bütün hususları açıklayıcı olduğunu ifade etmesi içindir. 3. “Biz onu... Arapça bir Kur’ân kıldık.” Bu da hakkında yemin edilen hususu ifade etmektedir. Bu Kitabı en fasîh, en açık ve en anlaşılır bir dil olan Arapça olarak indirmiştir. Onun Arapça oluşu da açık/açıklayıcı oluşunun bir yönüdür. Devamla bundaki hikmeti de söz konusu ederek:“Onu anlayıp düşünesiniz diye” buyurmuştur. Yani lafızlarını ve anlamlarını kolaylıkla kavrayıp zihinleriniz bunları zorlanmadan anlasın diye böyle yaptık.
4. “Şüphesiz o” yani bu Kitap “katımızdaki ana kitapta/levh-i mahfuzdadır” Mele-i â’lâda en yüce ve en üstün mertebededir “çok yücedir, hikmet doludur.” Kadr-u kıymeti, şerefi ve mekanı itibari ile çok yücedir. Kapsamındaki emirler, yasaklar ve haberler itibari ile de pek çok hikmetlerle doludur. Onda hikmete, adalete ve itidale aykırı hiçbir hüküm yoktur.
5. Daha sonra Yüce Allah, hikmet ve lütfunun, günahkâr ve zalim olsalar dahi kullarını peygamber göndermeden, bir kitap indirmeden başıboş bırakıp ihmal etmemesini gerektirdiğini haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:“Şimdi siz haddi aşan bir toplumsunuz diye Zikir/Kur'ân’la size öğüt vermekten vaz mı geçelim?” Sizden yüz çevirip size bu zikri/Kur’ân’ı indirmeyi terk ederek, siz yüz çevirdiniz ve buna itaat etmediniz diye Biz de sizden yüz mü çevirelim? Hayır, aksine Kitabı indireceğiz ve bu Kitapta size her şeyi açıklayacağız. Eğer ona iman eder, hidâyet bulursanız bu, sizin ilâhî tevfike mazhar olduğunuzu gösterir. Aksi takdirde size karşı delil ortaya konulmuş olur ve sizin durumunuz da açıklığa kavuşmuş olur.