Vâkıa Suresi 6. Ayet
Olay · Mekke · Sure 56 · Ayet 6/96
فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا
Fe kanet hebaen mun bessa.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Vâkıa Suresi 6. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hepsi dağılıp berheva bir heba olduğu
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
hepsi dağılıp toz duman haline geldiği,
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
derken (hepsi de) dağılmış, toz haaline gelmişdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dağılan toz duman haline geldiği
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Uçuşan toz zerreleri haline geldiği zaman...
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
toz duman halinde dağılıp savrulduğu,
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
toz toprak haline geldiğinde
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Un ufak etrafa dağıldığı zaman...
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Toz duman haline gelince,
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Artık, toz duman olarak savrulmuştur.
İbni Kesir
Dağılmış toz haline geldiği zaman;
Gültekin Onan
Derken toz duman halinde dağılıp savrulduğu,
Rowad Tercüme Merkezi
Derken toz toprak halinde dağılıp savrulduğu zaman.
Şaban Piriş
Derken toz toprak halinde dağılıp savrulduğu zaman,
Ali Özek ve diğerleri
dağılıp toz duman haline geldiği
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bu paramparça olmaktan dolayı yerinde sebat edemeden toz duman haline geldiği zaman.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَكَانَتْ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| هَبَاءً | هبو | ذرات التراب التي ترى في ضوء الشمس نافذا من كوة، والمراد أن العمل السيئ لا قيمة له. | |||
| مُّنبَثًّا | بثث | منتشرا متفرقا. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{هَبَاءً مُنْبَثًّا} مد متصل، يليه إدغام بغنة، وإقلاب، ومد عوض يبدل فيه
التنوين ألفًا.