Vâkıa Suresi 36. Ayet
Olay · Mekke · Sure 56 · Ayet 36/96
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا
Fe cealna hunne ebkaran.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkar-i şeyda
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onları bakire kılmışızdır,
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onları bakireler yapmışızdır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına aşık yaşıtlar kıldık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onları hep bakireler olarak kıldık,
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve bakireler olarak dirilteceğiz,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onları bakireler şeklinde yarattık.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onları dokunulmamışlar[1] yaptık.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Böylece, el değmemişler olarak yeniden yaşam vereceğiz.[492]
Tefsir / dipnot (1)
"El değmemişler" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bakireler" veya "Kız oğlan kızlar" veya "Eşlerini çok seven gösterişli bakireler" veya "Defterleri sağdan verilenler için yaratılmış kızlar" veya "Kullanılmamış kızlar" biçiminde çevrilmiştir.
İbni Kesir
Ve onları el değmemişler kıldık.
Gültekin Onan
Onları hep bakireler olarak kıldık,
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onları daha önceden el değmemiş bakireler kıldık.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ve onları el değmemişler kıldık.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
27- Amel defterleri sağdan verilecek olanlar, ne mutludur amel defterleri sağdan verilecek olanlar! 28- Dikensiz Arabistan kirazı, 29- Üst üste yığılı muzlar, 30- Yayılmış gölgeler, 31- Sürekli akan bir su, 32,33- Bitip tükenmeyecek ve yasaklanmayacak pek çok meyve; 34- Ve yükseltilmiş döşekler (bulunan cennetlerdedirler). 35- Biz o (cennet kadınlarını) yeniden yarattık da; 36- Onları hem bakire kıldık; 37- Hem de eşlerine düşkün ve yaşıt… 38- (Bunlar hep) amel defterleri sağdan verilenler içindir. 39- Onlar öncekiler içinde de çoktur; 40- Sonrakiler içinde de çoktur.
27. “Amel defterleri sağdan verilecek olanlar, ne mutludur amel defterleri sağdan verilecek olanlar!” Yani onların şanı yüce, halleri pek muazzamdır! 28. “Dikensiz Arabistan kirazı” yani zararlı dikenleri ve kötü dalları koparılmış, bunun yerine güzel meyveler yaratılmıştır. Arabistan kirazı ağacının koyu ve vücudu rahatlatan gölgesi önemli bir özelliğidir. 29. “Üst üste yığılı muzlar” Muz bilinen bir ağaçtır. Ağacının yaprakları oldukça büyüktür. Dallarında can çekici ve lezzetli meyveler olur. 31. “Sürekli akan bir su” pek çok pınarlar, akan ırmaklar ve kaynayıp coşan sular. 32-33. “Bitip tükenmeyecek ve yasaklanmayacak pek çok meyve.” Bu meyveler dünya meyveleri gibi bir zaman bulunacak, bir zaman bulunmayacak ve onu arayan tarafından zorlukla elde edilecek türden değildir. Aksine bu meyveler sürekli vardır. Bunların toplanmaları da pek kolaydır. Kul, hangi durumda olursa olsun rahatlıkla bunlara ulaşabilir. 34. “Ve yükseltilmiş döşekler.” Bu döşekleri, sedirlerin üzerinde oldukça yüksek olacaktır. Bu döşeklerin ipekten, altından, inciden süsleri ve Yüce Allah’tan başka kimsenin bilemediği nitelikleri vardır.
35. “Biz o (cennet kadınlarını)” cennet ehli olan kadınları, dünyadaki yaratılıştan başka, kâmil ve yok olması kabil olmayan bir şekilde “yeniden yarattık.” 36. “Onları hem” küçükleri ile büyükleri ile “bakire kıldık.” İfadelerin genel oluşu, hem hurileri hem de dünya kadınlarını kapsamaktadır. Bu bakire oluş vasfı hiçbir zaman onlardan ayrılmayacaktır. 37. Aynı şekilde onlar “eşlerine düşkün ve yaşıt” olacaklardır. Bu özelik de hiçbir zaman onlardan ayrılmayacaktır. (“Eşlerine düşkün” diye meali verilen) “عُرُبًا ”; kocası tarafından çok sevilen, güzel konuşan, güzel görünüşlü, nazlı, sevgi dolu olan kadın demektir. Böyle bir kadın konuştuğu zaman insanın aklını başından alır, konuşmasını dinleyen sözü bitmesin diye arzu eder. Hele de oldukça güzel seslerle ve neşe verici nağmelerle şarkı söylediği vakit. Böylesinin edebine, heybetine, davranışına baktığı zaman kocasının kalbi sevinç ve neşe ile dolar. Bir yerden bir başka yere geçti mi orası onun güzel kokusu ve aydınlığı ile dolar. Bu güzelliğe cima esnasındaki cilveleri de dahildir. Yaşıt olmalarına gelince bu gençlik yaşının kemâli olarak kabul edilen otuz üç yaş olacaktır. İşte onların hanımları kocalarına düşkün ve hep aynı yaşta olacak, uyumlu, geçimli, hoşnut, hoşnut edici olacaklardır. Ne üzen, ne üzülenlerden olmayacaklardır. Aksine onlar ruhların sevinci ve gözlerin aydınlığı olacaklardır. 38. İşte bütün bunlar “amel defterleri sağdan verilenler için” hazırlanmıştır.
39-40. Yani amel defterleri sağdan verilen bu kısım insanlar arasında öncekilerden de çok sayıda kimseler olacaktır, sonrakilerden de çok sayıda kimseler olacaktır.