Şuarâ Suresi 210. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 210/227
وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَـٰطِينُ
Ve ma tenezzelet bihiş şeyatin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve bunu Şeytanlar indirmedi
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bunu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmedi;
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onu (Kur'anı) şeytanlar indirmedi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O (Kur'a)n'ı şeytanlar (cinler) indirmedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kur'an'ı asla şeytanlar indirmiş değildir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmemiştir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve (bu ilahi mesaj öylesine katıksız vahiy ürünüdür ki) onu asla şeytani güçler indirmemiştir;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kur'an'ı şeytanlar indirmedi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onu, şeytanlar indirmedi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onu, şeytanlar indirmedi.
İbni Kesir
Onu şeytanlar indirmemiştir.
Gültekin Onan
Onu, (Kuran'ı) şeytanlar indirmemiştir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bu Kur'an'ı, resul -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbine şeytanlar indirmemiştir.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Onu şeytanlar indirmemiştir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
208- Biz hiçbir ülkeyi (halkına gönderilmiş) uyarıcıları olmaksızın helâk etmedik. 209- (Bu uyarıcılar onlar için) bir öğüt ve hatırlatmaydı. Yoksa Biz asla zalim değiliz. 210- O (Kur'ân’ı) şeytanlar indirmemiştir. 211- Bu, onlara yaraşmaz, zaten buna güçleri de yetmez. 212- Çünkü onlar, (vahyi) işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
208-209. Yüce Allah, yalanlayanları helâk etmesindeki mükemmel adaletini haber vermekte, ileri sürecekleri mazeretlerini ortadan kaldırmaksızın hiçbir ülke ahalisini helâk ve azaba uğratmadığını, onlara apaçık âyet ve belgelerle gelen uyarıcı peygamberler gönderdiğini, bu peygamberlerin onları hidâyete çağırıp helâk olmaya götüren yollardan uzak durmalarını emrettiğini, onlara Allah’ın âyetlerini hatırlatarak, Allah’ın gerek nimet ve gerekse intikam günlerine dikkatlerini çektiklerini bildirmektedir. Bütün bunlar, onlar için “bir öğüt ve hatırlatmaydı.” Onlara karşı delil ortaya konmuş, mazeret kapıları kapatılmıştı. “Yoksa Biz asla zalim değiliz.” Hiçbir ülke ahalisini uyarmadan helâk etmedik. Uyarılardan habersiz ve gaflet içerisinde onları azap ile yakalamadık. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Biz, bir rasûl göndermedikçe de azap etmeyiz.”(el-İsra, 17/15); “Müjdeleyici ve korkutucu peygamberler (gönderdik ki) insanların peygamberlerden sonra Allah’a karşı sunacak bir bahaneleri olmasın.”(en-Nisa, 4/165)
210-211. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in kemalini ve üstünlüğünü beyan ettikten sonra, onu her türlü eksiklikten tenzih etmekte ve gerek nüzulü esnasında gerek nüzulünden sonra ins ve cin şeytanlarına karşı onu himaye ettiğini belirterek şöyle buyurmaktadır:“O (Kur'ân’ı) şeytanlar indirmemiştir. Bu, onlara yaraşmaz” hallerine yakışmaz ve uygun düşmez, “zaten buna güçleri de yetmez.” 212. “Çünkü onlar, (semada Kur'ân’ı) işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.” Kur’ân-ı Kerîm’i işitmekten uzak tutuldukları gibi, Kur’ân-ı Kerîm’in korunması için onları uzak tutucu unsurlar da hazırlanmıştır. Bu Kur’ân-ı Kerîm’i meleklerin en güçlüleri olan Cebrail indirmişdir. Şeytanın ona yanaşmaya gücü yoktur. Hatta onun yakınlarına dahi yaklaşamaz. Bu da Yüce Allah’ın:“Şüphesiz ki Zikri indirenler Bizleriz. Ve muhakkak onu koruyacak olanlar da Bizleriz”(el-Hicr, 15/9) buyruğunu andırmaktadır.