Şuarâ Suresi 167. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 167/227
قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ
Kalu le in lem tentehi ya lutu le tekunenne minel muhracin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şuarâ Suresi 167. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Ey Lut! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
And ederiz ki dediler vazgeçmezsen ya Lut, mutlak ve muhakkak çıkarılanlardan olacaksın
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Onlar): "Ey Lut, and içeriz ki (bu uyarılardan) vazgeçmezsen, kesinlikle (yurdun dışına) çıkarılanlardan olacaksın!" dediler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Dediler: "Ey Luut, sen (bu davadan) vaz geçmezsen, andolsun, mutlak (memleketimizden koğulub) çıkarılanlardan olacaksın".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dediler: "Ey Lut, andolsun, eğer (bundan) vazgeçmezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Bizi dinle Lut!" dediler, "Bu söylediklerine son vermezsen mutlaka yurt dışına sürüleceksin.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"Ey Lut!" dediler, "Eğer (bu sözlerinden) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Ey Lut eğer son vermezsen, elbette sürgün edileceklerden olacaksın, dediler.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
"Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden[1] olacaksın." dediler.
Tefsir / dipnot (1)
Yurdundan çıkarılanlardan.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Ey Lut!" dediler; "Buna son vermezsen, kesinlikle kovulacaksın!"
İbni Kesir
Dediler ki: Ey Lut, buna son vermezsen sen, elbette çıkarılanlardan olursun.
Gültekin Onan
Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."
Rowad Tercüme Merkezi
Dediler ki: "Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın."
Şaban Piriş
Ey Lut! Eğer son vermezsen, elbette sürülüp çıkarılanlardan olacaksın, dediler.
Ali Özek ve diğerleri
Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kavmi ona şöyle dedi: Ey Lût! Bu fiili işlememizde bize engel olmaya ve bizim o fiili yapmamızı yadsımaya son vermezsen, mutlaka sen ve seninle beraber olanlar köyümüzden sürülüp çıkarılanlardan olacaksınız.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قَالُوا | قول | تكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| لَئِن | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| لَّمْ | لم | حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| تَنتَهِ | نهي | لم تنته: لم تستجب للنهي. | |||
| يَٰلُوطُ | — | لوط: نبي من أنبياء الله - عليه السلام. | |||
| لَتَكُونَنَّ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْمُخْرَجِينَ | خرج | المبعدين. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لَئِنْ لَمْ} في النون مع اللام إدغام بغير غنة {تَنْتَهِ} إخفاء حقيقي
للتاء بعد النون الساكنة.