Sâffât Suresi 161. Ayet
Saf Tutanlar · Mekke · Sure 37 · Ayet 161/182
فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ
Fe innekum ve ma ta'budun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Çünkü siz ve taptıklarınız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü siz ve taptıklarınız,
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ne siz, ne de tapmakda olduklarınız,
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Ey inkarcılar) Ne siz, ne de taptıklarınız,
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(161-163) "Ey müşrikler! Ne siz, ne de sizin Allah'tan başka ibadet ettikleriniz, -ille de cehenneme girmek isteyen kimseler hariç- Allah'a yönelmek isteyen herhangi bir kulu yoldan çıkaracak bir kuvvete sahip değilsiniz."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Artık siz de, tapmakta olduklarınız da.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
çünkü ne siz (Allah'a iftirada bulunan)lar, ne de sizin taptıklarınız,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Siz ve kulluk ettikleriniz.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Artık siz ve kulluk yaptıklarınız,
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Artık, siz ve hizmet ettikleriniz.
İbni Kesir
Muhakkak ki sizler ve taptıklarınız,
Gültekin Onan
Artık siz de, tapmakta olduklarınız da.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey müşrikler! Şüphesiz siz ve Allah'tan başka ibadet ettikleriniz,
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Muhakkak ki sizler ve taptıklarınız,
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
161- Gerçek şu ki ne siz ne de ibadet ettikleriniz; 162- Hiçbiriniz (hiç kimseyi) Allah'a karşı azdırıp saptıramazsınız. 163- Ancak cehenneme girecek olanlar hariç.
161-163. Yani ey müşrikler! Siz de Allah ile birlikte ibadet ettiğiniz ilahlarınız da hiçbir kimseyi fitneye düşüremez ve saptıramazsınız. Allah’ın cehennemliklerden olacaklarına dair hüküm verdikleri ve haklarında ilâhî hükmün yürürlüğe konulduğu kimseler müstesnâdır. Bundan maksat, hem kendilerinin, hem de uydurma ilâhlarının herhangi bir kimseyi saptırmaktan yana aciz olduklarını, Yüce Allah’ın kudretinin de kemal derecesinde olduğunu açıkça ifade etmektir. Yani sizler, Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kullarını ve kurtuluşa ermiş taraftarlarını saptırma ümidini asla taşımayın.
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فَإِنَّكُمْ} في النون المشددة غنة