Sâd Suresi 51. Ayet
Sad · Mekke · Sure 38 · Ayet 51/88
مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ
Muttekine fiha yed'une fiha bi fakihetin kesiretin ve şerab.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İçlerinde kurularak orada bir çok yemişle bambaşka bir içki isteyecekler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İçlerine kurularak orada bir çok yemişle bambaşka bir içki isteyeceklerdir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İçlerinde yaslanıb kuruluculardır onlar, Orada bir "ok yemişler), içecek (ler) isteyecekler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Orada (koltuklara) yaslanarak bir çok meyva ve içki isterler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onlar orada kanepelere dayanarak birçok meyveler ve içecekler isterler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İçinde yaslanıp dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
orada uzanıp dinlenecekler; (ve) her tür meyveyi ve içeceği, (serbestçe) isteyebilecekler,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Orada koltuklarına kurulmuşlar bir çok meyve ve içecek isterler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Orada keyiflerince oturmuş olarak onlara pek çok meyve ve içecek sunulur.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yaslanmış olarak, türlü meyveler ve içkiler isterler.
İbni Kesir
Orada tahtlara yaslanmış olarak birçok meyveler ve içecekler isterler.
Gültekin Onan
İçinde yaslanıp dayanmışlardır; orada birçok meyve ve şarap istemektedirler.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kendileri için süslenmiş koltuklara kurulup, hizmetçilerinden kendilerine canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve arzuladıkları şarap ve diğer içeceklerden ikram etmelerini isterler.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Orada tahtlara yaslanmış olarak birçok meyveler ve içecekler isterler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
49- Bu, bir hatırlatmadır. Şüphe yok ki takvâ sahipleri için güzel bir dönüş yeri vardır. 50- (O da) kapıları kendileri için açılmış olan Adn cennetleridir. 51- Onlar orada (tahtlarına) yaslanırlar ve (hizmetçilerinden) pek çok meyve ve içecek isterler. 52- Yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş/eşlerinin bakışlarını üzerlerinde toplamış yaşıt (huriler) vardır. 53- İşte bu (nimetler), hesap günü için size vaat edilenlerdir. 54- İşte bu, bizim bitmez tükenmez rızkımızdır.
49. “Bu” Yani bu seçkin peygamberlere ve onların güzel vasıflarına dair anlatılanlar “bir hatırlatmadır.” Onlar, şanı yüce, üstün ve şerefli bu Kur’ân-ı Kerîm’de anılmış, hatırlanmışlardır. Öğüt alanlar onların durumları ile öğüt alır. Güzel örneklere uymak isteyen kimseler, onların övülmeye değer vasıflarına uyarlar. Bu anma sayesinde Yüce Allah’ın onlara lütfetmiş olduğu tertemiz vasıfları ve insanlar arasında yaydığı namları bilinmiş olur.
İşte bu, anma/hatırlama çeşitlerinden biridir. Yani hayırlı kimselerin hatırlanmasıdır. Bu anma/hatırlama çeşitlerinden birisi de iyi kimselerle kötü kimselerin görecekleri karşılıkların hatırlanmasıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Şüphe yok ki takvâ sahipleri için” erkek olsun kadın olsun emirlerine uymak ve yasaklarından sakınmak sureti ile Rablerinden korkup sakınan kimseler için “güzel bir dönüş yeri vardır.” Daha sonra bu dönüş yerini etraflı bir şekilde açıklamak üzere Allah şöyle buyurmaktadır:
50. Bu cennetin konaklarının ve meskenlerinin kapıları kendileri için açılmış olacaktır. Kendileri, açma ihtiyacını bile duymayacaklardır. Aksine orada kendilerine hizmet edilecek. Adn cennetleri, sürekli kalınacak cennetler demektir. O cennetlerde bulunanlar, başka bir yere gitmek istemeyeceklerdir. Çünkü o cennetlerin mükemmelliği ve nimetlerinin kemali hatırlarına böyle bir şey getirmeyeceği gibi kendileri de oradan çıkmayacaklar ve çıkarılmayacaklardır. İşte bu da onların tam bir güven ve huzur içerisinde olacaklarına, Adn cennetlerinde kapılarının kapanmasını gerektirecek hiçbir şey bulunmayacağına delildir.
51. “Onlar orada” süslü tahtlara ve dayalı döşeli mekanlara “yaslanırlar ve (hizmetçilerinden) pek çok meyve ve içecek isterler.” Hizmetçilerine canlarının çektiği, gözlerinin zevk alacağı meyve ve içecek türünden her bir şeyi getirmelerini emrederler. Bu da oradaki nimetlerin, rahat ve huzurun kemaline, zevklerin en mükemmel şekilde olacağına delildir.
52. “Yanlarında” onlara eş olarak verilecek olan hûrilerden “bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş/eşlerinin bakışlarını üzerlerinde toplamış.” Hem kendileri sadece eşlerine bakar, hem de eşleri yalnız kendilerine bakar. Çünkü hepsi de çok güzeldir. Her biri diğerini sever, ondan başkasına göz dikmez. Kimse eşinin yerine bir başkasını istemez. Onun yerinde bir başkasının olmasını arzu etmez. Bunlar “yaşıt” ve gençlik yaşının en mutedili, en güzeli ve en tatlısı olan bir yaştadırlar
53. “İşte bu” ey takvâ sahipleri! Salih amellerinizin karşılığı olmak üzere “hesap günü için size vaat edilenlerdir.”
54. “İşte bu” nimet yurdunun sakinlerine ihsan ettiğimiz “bizim bitmez tükenmez rızkımızdır.” Ardı arkası kesilmez. Aksine o, bütün vakitlerde var olacak ve her an artıp duracaktır. Keremi sonsuz, çok şefkatli, pek merhametli son derece cömert, lütfu geniş, hiçbir kimseye muhtaç olmayan, her türlü hamde layık, Latif, Rahman, mutlak egemen, Celil, Cemil, pek lütufkar, göz kamaştırıcı ihsanların sahibi, nimetleri sayılamayacak, iyiliğinin bir kısmı dahi kuşatılamayacak kadar kesintisiz ve kapsamlı lütufların sahibi olan yüce Rab için bunlar, pek büyük şeyler değildir.