Nûr Suresi 52. Ayet

Işık · Medine · Sure 24 · Ayet 52/64

وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَخْشَ ٱللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ

Ve men yutıillahe ve resulehu ve yahşallahe ve yettakhi fe ulaike humul faizun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Nûr Suresi 52. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

18. cüz · PDF sayfası 15

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve her kim Allaha ve Resulüne itaat eyler ve Allaha haşyet besler ve ona korunursa işte murada irecek olanlar bunlardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na sığınırsa, işte murada erecek olanlar bunlardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Kim Allaha ve resulüne itaat ederse, (geçmiş günahlarından dolayı) Allahdan korkarsa, (gelecek günahlarından naşi de) Ondan sakınırsa kurtuluşu bulanlar da bunların ta kendileridir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kim(ler) Allah'a ve Resulüne ita'at eder, Allah'tan korkar, O'(nun azabı)ndan korunursa işte kurtuluşa erenler onlardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'ı tazim edip O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte ebedi başarı ve mutluluğa erenler onlar olacaklardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse ve Allah'tan korkup O'ndan sakınırsa, işte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Çünkü, Allah'a ve O'nun Rasulü'ne itaat edenler, Allah'tan korkup O'na karşı sorumluluk duyanlar; işte bunlardır, (nihai) zafere erişecek olanlar!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Kim Allah'a ve peygamberine itaat eder ve Allah'tan saygıyla korkar ve sakınırsa, işte kurtuluşa erecek olanlar onlardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Kim Allah'a ve Resul'üne itaat[1] eder, Allah'a huşu[2] duyar ve O'na takvalı olursa işte onlar kazançlı çıkacak olanlardır.

Tefsir / dipnot (2)

İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.

Bkz. 23:1. ayetin dipnotu.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah'a ve O'nun elçisine kim boyun eğerse, Allah'a derin saygı duyarsa ve O'na karşı sorumluluk bilinci taşırsa; başarıya erişenler, işte onlardır.

İbni Kesir

Kim, Allah'a ve Rasulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve sakınırsa; işte onlar, kurtuluşa erenlerin kendileridir.

Gültekin Onan

Kim Tanrı'ya ve Resülüne itaat ederse ve Tanrı'dan korkup O'ndan sakınırsa, işte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa; işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Şaban Piriş

Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat eder ve Allah’tan sakınırsa, işte kurtuluşa erenler onlardır.

Ali Özek ve diğerleri

Her kim, Allah'a ve Peygamberine itaat eder ve O'ndan korkup sakınırsa, işte kurtuluşa erenler de bunlardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Kim Allah'a ve resulüne itaat eder, ikisinin hükmüne teslim olur, günahların kendisini götüreceği şeylerden korkar ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınırsa, işte dünya ve ahiretin hayırları ile kurtuluşa erenler sadece bunlardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَمَنمَنمن: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
يُطِعِطوعيتبع.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَرَسُولَهُرسلالرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم.
وَيَخْشَخشيالخشية من الله: الخوف منه واتقاءه.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَيَتَّقْهِوقييتقه أي: يتق الله أي يستمسك بتقوى الله باتباع أوامره واجتناب نواهيه.
فَأُولَٰئِكَأولاءأولئك: اسم إشارة للجماعة يخاطب به المفرد المذكر.
هُمُهمضمير الغائبين.
ٱلْفَائِزُونَفوزالظافرون بكل مطلوب، الناجون من كل مكروه.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَمَنْ يُطِعِ} إدغام بغنة في النون مع الياء {وَرَسُولَهُ} صلة قصيرة

{وَيَتَّقْهِ} القاف ساكنة، والهاء مقصورة لسكون ما قبلها {فَأُولَئِكَ} مد متصل،

وفي {الْفَائِزُونَ} مد متصل، ومد عارض للسكون وقفًا.

Benzer Ayetler müteşabihat · 4 ayet

Mâide Suresi, 52. ayet İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek on… En'âm Suresi, 108. ayet Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Bö… Nahl Suresi, 37. ayet Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola ilet… Fâtır Suresi, 41. ayet Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yö…