Mutaffifîn Suresi 28. Ayet
Kandıranlar · Mekke · Sure 83 · Ayet 28/36
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ
Aynen yeşrebu bihel mukarrabun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir çeşme ki mukarrebin onunla içerler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Allah'a) yakın olanların içeceği bir çeşmeden.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(O), bir pınardır ki mukarrebler (yalınız) onu içerler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir çeşme ki (Allah'a) yaklaştırılanlar ondan içerler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Tesnim de, Allah'a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bir kaynak ki, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içer.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Allah'a yakınlaşanların içecekleri bir (nimetin) kaynağı.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O, öncülerin/yaklaştırılanların içeceği bir kaynaktır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bir pınardır, yakınlaştırılmış[1] olanların içtiği.
Tefsir / dipnot (1)
Hakk'ın safında yer almış olanlar, iyilerin yanında yer alanlar.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yaklaştırılmış olanlar, o kaynaktan içerler.
İbni Kesir
Bir pınar ki; gözdeler ondan içerler.
Gültekin Onan
Bir kaynak ki, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içer.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O, cennetin en üstünde yakın kılınmış; pak, ihlaslı kimselerin içtiği bir pınardır. Diğer Müminler de başka şeylerle karıştırılmış olarak ondan içerler.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Bir pınar ki; gözdeler ondan içerler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
18- Hayır, şüphesiz iyi ve itaatkarların kitabı “illiyyîn”dedir. 19- “İlliyyîn”in ne olduğunu sen nereden bileceksin ki? 20- O, yazılmış bir kitaptır. 21- Onu mukarreb (melekler) müşahede ederler. 22- Şüphe yok ki o iyi ve itaatkarlar nimetler içindedirler. 23- Tahtlar üzerinden bakarlar. 24- (İçinde bulundukları) nimetlerin güzelliğini yüzlerinden anlarsın. 25- Onlara mühürlü, halis bir şaraptan içirilecek. 26- Ki onun mührü misktir. O halde yarışanlar, işte bunlar için yarışsınlar! 27- Onun karışımı da “Tesnîm”dendir. 28- O da mukarreb (Allah'a yakın) kulların kendisinden içecekleri bir pınardır.
18-21. Yüce Allah, kötü ve günahkâr kimselerin kitabının en aşağı ve en dar bir yerde olacağını söz konusu ettikten sonra, iyi ve itaatkar kimselerin kitabının en yücelerde, en geniş ve en rahat bir yerde olacağını müjdeleyerek şöyle buyurmaktadır: İyilerin kitabı “yazılmış bir kitaptır. Ona mukarreb (melekler)” yani yakınlaştırılmış olan melâike-i kiram, peygamberlerin, sıddîkların ve şehidlerin ruhları “onu müşahede ederler.” Mele-i a’lâ’da da bunların şanını Yüce Allah yüceltir. “İlliyyîn” cennetin en yüksek yerinin adıdır.
22. Yüce Allah, onların Kitaplarını söz konusu ettikten sonra onların pek büyük nimetler içerisinde bulunduklarını da şöyle zikretmektedir:“Şüphe yok ki o iyi ve itaatkarlar, nimetler içindedirler.” Nimetler, hem kalbin, hem ruhun, hem de bedenin her türlü nimetini anlatan kapsamlı bir ifadedir. 23. Gâyet güzel döşemelerle süslü “tahtlar üzerinden” hem Allah’ın kendileri için hazırlamış olduğu nimetlere hem de kerim olan Rablerinin yüzüne “bakarlar.” 24. Ey onlara bakan kişi! Sen “(içinde bulundukları) nimetlerin güzelliğini yüzlerinden anlarsın.” Yani o nimetlerin yüzlerine verdiği parlaklığı ve aydınlığı yüzlerinde görürsün. Çünkü ardı arkasına gelen lezzetler, zevkler ve sevindirici hususlar, kişinin yüzüne bir aydınlık, bir güzellik ve bir parlaklık kazandırır. 25-26. “Onlara mühürlü, halis bir şaraptan içirilecek.” Bu, içeceklerin en lezzetlisi ve en güzelidir. Bu şarabın “mührü, misktir.” Bununla kastedilen şu olabilir: Bu şaraba lezzetini azaltacak yahut tadını bozacak herhangi bir şeyin karışmasına karşı o, mühürlenmiştir. Bu mühürleme de misk ile yapılmıştır. Şu mana da kastedilmiş olabilir: Onların şarabı içtikleri kabın dibinde kalan tortu çok hoş kokulu ve değerli misktir. Normalde dünyadaki adete göre kabın dibindeki tortular dökülür. İşte cennetteki şarabın tortusu ise böyle güzel olacaktır. "O halde yarışanlar bunlar için” güzelliğini ve miktarını Allah’tan başka kimsenin bilmediği bu ebedi nimetler için “yarışsınlar.” Buna ulaştırıcı amelleri yapmakta ellerini çabuk tutsunlar. Bu konuda birbirleri ile yarışsınlar. İşte en değerli şeylerin uğrunda feda edileceği, ona kavuşmak için yiğitlerin birbirleriyle yarışa koyulmalarını en fazla hak eden güzellik budur. 27-28. “Onun” bu şarabın “karışımı da Tesnîm’dendir. O da mukarreb (Allah'a yakın) kulların kendisinden içecekleri bir pınardır.” Bu şaraptan sadece onlar içerler ve bu, kayıtsız ve şartsız olarak cennet içeceklerinin en üstünüdür. O bakımdan bu pınar, insanlar arasında en yüksek konumdakiler olan mukarreblere has ve yalnız onlara ait olacaktır. Amel defterleri sağlarından verilenlere ise bunun dışındaki diğer lezzetli içeceklerden hazırlanmış karışımlar/kokteyller verilecektir.