Mürselât Suresi 32. Ayet
Gönderilenler · Mekke · Sure 77 · Ayet 32/50
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ
İnneha termi bi şerarin kel kasr.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
çünkü o, öyle şerareler atacaktır ki her biri bir saray gibi
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü o öyle kıvılcımlar atar ki, her biri bir saray gibi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Çünkü o (ateş) öyle kıvılcım atar ki herbiri sanki bir saraydır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O, kütük gibi kıvılcım(lar) saçar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O, birer saray gibi kıvılcımlar atar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Gerçekten o, sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(yanan) kütükler gibi (ateşten) kıvılcımlar saçan,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kütük büyüklüğünde kıvılcımlar atar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O, kocaman kütükler gibi kıvılcımlar saçar.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, kütükler gibi alevler saçar.[561]
Tefsir / dipnot (1)
"Kütükler gibi" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kocaman saray gibi" veya "Kızıl saray gibi" veya "Bina büyüklüğünde" veya "Sanki birer sarı deve; konak gibi de büyük" biçiminde çevrilmiştir.
İbni Kesir
O; her biri bir saray gibi kıvılcımlar atar.
Gültekin Onan
Gerçekten o sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ateş, kıvılcımlar savurur ve onun her bir kıvılcımının büyüklüğü sanki bir saray kadardır.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
O; her biri bir saray gibi kıvılcımlar atar.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
29- Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin! 30- Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin. 31- O, ne gölgelendirir ne de alevlere karşı fayda sağlar. 32- O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar. 33- Ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır. 34- O gün yalanlayanların vay haline!
29. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara:“vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır: 30-31. “Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.”(ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”(el-Araf, 7/41) 32-33. Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir: "O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”