Mü'minûn Suresi 38. Ayet

İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 38/118

إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُۥ بِمُؤْمِنِينَ

İn huve illa raculuniftera alallahi keziben ve ma nahnu lehu bi mu'minin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mü'minûn Suresi 38. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

18. cüz · PDF sayfası 3

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O ancak öyle bir adam ki bir yalanı Allaha iftira etti, biz ona inanacak değiliz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, sadece Allah hakkında bir yalanı uyduran bir adamdır; biz ona inanacak değiliz."

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"O, Allaha karşı yalan düzen bir adamdan başkası değildir. Biz onu tasdıyk ediciler değiliz".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"O, Allah'a yalan uydurandan başka bir adam değildir. Biz ona inanıcı(insan)lar değiliz."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

"Bu adam, uydurduğu yalanı Allah'a mal eden bir iftiracıdan başkası değildir ve biz hiçbir surette ona inanmayız!"

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah'a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Bu adam kendi uydurduğu yalanları Allah'a yakıştıran bir yalancıdan başka biri değil; ve dolayısıyla, biz asla o'na inanacak değiliz!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

O, Allah'a karşı ancak yalan uyduran bir adamdır. Biz, ona inanacak değiliz.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

"O, uydurduğu yalanı Allah'a dayandıran[1] bir kimsedir. Ona inanacak değiliz."

Tefsir / dipnot (1)

Günümüzde cemaatler, tarikatlar, dini ekoller ve din üzerinden siyasi, ticari, itibari rant elde edenler; dini geçim kaynağı haline dönüştürenler, sünnet, hadis adı altında uydurdukları yalanları Allah'a dayandırıyorlar. Kur'an'ın yanı sıra hadis, sünnet, icma, kıyas, içtihat, esbab-ı nüzul, siyer ve fıkıh gibi kaynakları din edinenler, bu kaynaklarla helal ve haram belirleyerek Allah adına yalan uyduruyorlar.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira eden bir adamdan başkası değil bu. Zaten Ona inanacak değiliz!"

İbni Kesir

O, sadece Allah'a karşı yalan uyduran biridir. Biz ona inanacak değiliz.

Gültekin Onan

"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Tanrı'ya karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inançlı (olacak) değiliz."

Rowad Tercüme Merkezi

Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona iman etmiyoruz.

Şaban Piriş

O, Allah’a karşı ancak yalan uyduran bir adamdır. Biz, ona iman edecek değiliz.

Ali Özek ve diğerleri

«Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz.»

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Size, resul olarak gönderildiğini iddia eden bu adam, ortaya attığı iddiası ile Allah hakkında yalan uyduran bir adamdır. Bizler ona iman etmiyoruz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
إِنْإنحرف نفي بمعنى "ما" النافية يعمل عمل "ليس".
هُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
رَجُلٌرجلالرجل: الذكر البالغ من بني آدم.
ٱفْتَرَىٰفرياختلق وكذب.
عَلَىعلىحرف جر يفيد التعليل.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
كَذِبًاكذبالكذب: الإخبار بخلاف الواقع أو الاعتقاد والمراد افتراء.
وَمَاماما: نافية تعمل عمل "ليس".
نَحْنُنحنضمير المتكلمين مثنى وجمعا، ذكورا وإناثا.
لَهُلاللام: حرف جر بمعنى "الباء".
بِمُؤْمِنِينَأمنبمصدقين ومذعنين.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{رَجُلٌ افْتَرَى} كسر التنوين للتخلص من التقاء الساكنين {كَذِبًا وَمَا}

إدغام بغنة في التنوين مع الواو {لَهُ} صلة قصيرة في الهاء حالة وصلها بما بعدها.

Benzer Ayetler müteşabihat · 2 ayet

Mü'minûn Suresi, 25. ayet "Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz."… Mü'minûn Suresi, 26. ayet (Nuh), "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.…