Mü'minûn Suresi 37. Ayet
İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 37/118
إِنْ هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ
İn hiye illa hayatuned dunya nemutu ve nahya ve ma nahnu bi meb'usin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'minûn Suresi 37. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O, bizim Dünya hayatımızdan başka bir şey değildir, ölürüz ve yaşarız, fakat biz ba's olunmayız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, dünyadaki hayatımızdan başka birşey değildir, ölürüz ve yaşarız; fakat tekrar diriltilecek değiliz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"O (ya'ni hayaat) bizim (şu) dünya hayaatımızdan başkası değildir. Ölürüz yaşarız. (Fakat) biz (tekrar) diriltilecekler değiliz".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Ne ise hep bu dünya hayatımızdır; ölürüz ve yaşarız, biz öldükten sonra diriltilecek değiliz."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Hayat sadece dünya hayatından ibarettir, ölür gideriz, ancak bir kere yaşarız ve ölümden sonra asla diriltilmeyiz!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"O (bütün gerçek), yalnızca bizim (yaşamakta olduğumuz bu) dünya hayatımızdan ibarettir; ölürüz ve yaşarız, biz diriltilecekler değiliz."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bu dünyada yaşadığınız hayattan başka hayat yok; ölürüz ve (ancak bir kere) yaşarız; ve bir daha asla diriltilmeyiz!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Hayat, ancak dünya hayatıdır. Ölürüz ve yaşarız. Ama tekrar diriltilecek değiliz.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Hayat, yalnızca bu dünyadan ibarettir. Yaşarız ve ölürüz. Yeniden diriltilecek değiliz."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Dünyadaki yaşamımızdan başkası yoktur. Ölürüz ve yaşarız; yeniden yaratılacak da değiliz!"
İbni Kesir
Hayat ancak bu dünyadakidir. Ölürüz, yaşarız. Ama tekrar diriltilecek değiliz.
Gültekin Onan
"O (bütün gerçek), yalnızca bizim (yaşamakta olduğumuz bu) dünya hayatımızdan ibarettir; ölürüz ve yaşarız, biz diriltilecekler değiliz."
Rowad Tercüme Merkezi
Onlar; "Hayatımız, ancak dünya hayatıdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizler tekrar diriltilecek değiliz." dediler.
Şaban Piriş
Hayat, ancak dünya hayatıdır. Ölürüz ve yaşarız. Ama tekrar diriltilecek değiliz.
Ali Özek ve diğerleri
«Hayat, şu dünya hayatımızdan ibarettir, (kimimiz) ölürüz, (kimimiz) yaşarız; bir daha diriltilecek de değiliz.»
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onlar; "Hayat, dünya hayatından başka bir şey değildir. Ahiret hayatı yoktur. Yaşayan canlılar ölür ve tekrardan diriltilmezler. Onların ardından başkaları doğar ve (ölünceye kadar) yaşarlar. Bizler, kıyamet günü ölümümüzden sonra hesabın görülmesi için (kabirlerimizden) çıkacak değiliz!" dediler.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِنْ | إن | حرف نفي بمعنى "ما" النافية يعمل عمل "ليس". | |||
| هِيَ | هي | ضمير الغائبة. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| حَيَاتُنَا | حيي | الحياة الدنيا: المعيشة الدنيوية التي تسبق الحياة الآخرة. وأصل الحياة: النمو، والبقاء، والمنفعة للمخلوقات. والحياة: نقيض الموت. | |||
| ٱلدُّنْيَا | دنو | الدنيا: مؤنث الأدنى، أي القريبة، بمعنى الحاضرة. ووصفت بهذا الوصف لِدُنُوّ مَرْتَبَتِهَا بالنسبة للآخرة؛ فليست بشيء بالنسبة للآخرة. | |||
| نَمُوتُ | موت | يموت الآباء منا. | |||
| وَنَحْيَا | حيي | ويحيا الأبناء. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية تعمل عمل "ليس". | |||
| نَحْنُ | نحن | ضمير المتكلمين مثنى وجمعا، ذكورا وإناثا. | |||
| بِمَبْعُوثِينَ | بعث | البعث: الإحياء بعد الموت. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنْ هِيَ} إظهار حلقي في النون مع الهاء، وفي باء {بِمَبْعُوثِينَ} قلقلة.