Muhammed Suresi 21. Ayet
Muhammed · Medine · Sure 47 · Ayet 21/38
طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَّعْرُوفٌ ۚ فَإِذَا عَزَمَ ٱلْأَمْرُ فَلَوْ صَدَقُوا۟ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ
Taatun ve kavlun ma'ruf, fe iza azemel emr, fe lev sadekullahe le kane hayran lehum.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Muhammed Suresi 21. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Fakat bir taat ve bir güzel söz, sonra emir kat'ıyyet kesbedince Allaha sadakat etselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat bir itaat ve güzel bir söz(dü yapmaları gereken); sonra emir kesinleşince Allah'a karşı dürüstlük etselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Onların vazifesi) taatdı, güzel söz söylemek (tatlı dil kullanmak) dı. Bunun için onlar, iş ciddileşince, derhal Allaha (verdikleri sözde) sadakat gösterselerdi kendileri için elbet hayırlı olurdu.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlara düşen, ita'at etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onlara düşen: İtaat etmek ve tatlı söz söylemektir. İş ciddiye bindiğinde, Allah'a verdikleri sözde dursalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Allah'ın çağrısına) uymak ve (O'nun) rızasını kazanabilecek bir söz (söylemek)tir. Konu (O'nun indirdiği vahiy tarafından) çözümlendiği için Allah'a karşı sadık olmak onların kendi iyiliği içindir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bir işe azmedince itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Eğer Allah'a bağlı kalsalardı, kendileri için daha iyi olurdu.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
İtaat etmek ve ma'ruf[1] söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince[2] Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için hayırlı olan olurdu.
Tefsir / dipnot (2)
İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan söz.
Savaş işi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Boyun eğmek ve güzel bir söz!" Fakat iş kesinleştiğinde, Allah'a bağlılık gösterselerdi, onlar için kesinlikle daha iyi olurdu.
İbni Kesir
İtaat ve güzel söz. Bunun için iş ciddileşince derhal Allah'a sadakat gösterselerdi; elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Gültekin Onan
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat buyruk kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Tanrı'ya sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
Rowad Tercüme Merkezi
(Onlar'a düşen) itaat edip güzel söz söylemektir. İş ciddileşince Allah’a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Şaban Piriş
İtaat ve güzel bir sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Ali Özek ve diğerleri
(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Oysa onların Allah'ın emrine itaat etmeleri ve içerisinde hoşnutsuzluğun olmadığı güzel söz söylemeleri daha hayırlı olurdu. Cihat gerçekten farz kılınınca onlar, Allah'a olan imanlarında ve O'na itaatlerinde sadık olsalardı onlar için nifaktan ve Allah'ın emirlerine isyan etmekten daha hayırlı olurdu.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| طَاعَةٌ | طوع | انقياد. | |||
| وَقَوْلٌ | قول | وكلام. | |||
| مَّعْرُوفٌ | عرف | المعروف: كل فعل يعرف حسنه بالعقل أو بالشرع. | |||
| فَإِذَا | إذا | إذا: ظرف زمان يتضمن معنى الشرط. | |||
| عَزَمَ | عزم | عزم الأمر: جد ولزم والمراد وجب القتال. | |||
| ٱلْأَمْرُ | أمر | الشأن والقضية والقصة، والجمع: أمور. | |||
| فَلَوْ | لو | لو: أداة شرط للزمن الماضي وهي امتناعية. | |||
| صَدَقُوا | صدق | الصدق بالوعد: الوفاء به. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| لَكَانَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| خَيْرًا | خير | اسم تفضيل وأصله أخير بمعنى أكثر نفعا وصلاحا. | |||
| لَّهُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد معنى الصيرورة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
هذه الآية شديدة التعلق بما قبلها، فيستحب الوصل بينهما والوقف على
{مَعْرُوفٌ} وهو أولى من الوصل {طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ فَإِذَا} فِيها إدغام
بغنة مرتين، يليها إخفاء حقيقي {خَيْرًا لَهُمْ} إدغام بغير غنة للتنوين في الراء.