Muhammed Suresi 20. Ayet

Muhammed · Medine · Sure 47 · Ayet 20/38

وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌ ۖ فَإِذَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ مُّحْكَمَةٌ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلْقِتَالُ ۙ رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ نَظَرَ ٱلْمَغْشِىِّ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ ۖ فَأَوْلَىٰ لَهُمْ

Ve yekulullezine amenu lev la nuzzilet sureh, fe iza unzilet suretun muhkemetun ve zukire fi hel kıtalu re'eytellezine fi kulubihim maradun yanzurune ileyke nazaral magşiyyi aleyhi minel mevt, fe evla lehum.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Muhammed Suresi 20. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

26. cüz · PDF sayfası 8

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İyman edenler "bir Sure indirilseydi" diyorlar, derken muhkem bir Sure indirilip onda kıtal zikredilince kalblerinde bir maraz bulunanları görüyorsun sana öyle bir bakış bakıyorlar ki; tıpkı ölümden baygınlık gelmiş kimsenin bakışı, o da onlara pek yakındır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edenler: "Bir sure indirilseydi?" diyorlar. Ancak kesin hükümlü bir sure indirilip onda savaş anılınca kalplerinde bir hastalık bulunanların tıpkı ölüm baygınlığında olan kimsenin bakışı misali sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İman edenler "(Cihad hakkında) bir sure indirilmeli değil miydi?" derler (di). Fakat hükmü baakıy bir sure indirilib de içinde muhaarebe zikr olununca kalblerinde maraz bulunanların —ölüm (zamanında) üstlerine baygınlık gelmiş olanların bakışı gibi— sana bakmakda olduklarını gördün. Hay (o korkdukları) başlarına gelesi adamlar!

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İnananlar: "(Savaş hakkında) Bir sure indirilmeli değil miydi?" derler. Fakat hükmü açık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince, kalblerinde hastalık bulunanların sana ölümden bayılıp düşen kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Onlara ölüm gerektir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

İman edenler: "Keşke savaş hakkında bir sure indirilseydi?" diyorlar. Fakat net ve kesin bir sure indirilip de içinde savaşma emri zikredilince, kalplerinde hastalık bulunanların, ölüm sekeratına giren kimsenin bakışı gibi boş gözlerle sana baktıklarını görürsün. Korktukları başlarına gelsin!

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İman edenler, derler ki: "(Savaş izni için) Bir sure indirilmeli değil miydi?" Fakat, içinde savaş (kıtal) zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla (olan):

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

İmana ermiş olanlar: "(Bize mücadele izni veren) bir vahiy indirilmeli değil miydi?" derler. Ama, şimdi savaştan bahseden açık ve kesin hükümlü bir vahiy indirildiğinde kalpleri hastalıklı olanların, sana (ey Muhammed,) ölüm korkusundan bayılmaktaymış gibi baktıklarını görürsün! Ve fakat onlar için en iyisi,

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İman edenler: -Bir sure indirilmeli değil mi? diyorlar. Kesin bir sure indirilip, içinde savaş anılınca, kalblerinde hastalık olanların sana, ölüm korkusundan bayılan bir adamın bakışıyla baktıklarını görürsün. Onlara en hayırlısı

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

İman Edenler, "Bir sure[1] indirilmeli değil miydi" derler. Sonra savaştan söz eden, hükmü kesin bir sure indirilince, kalpleri hastalıklı kimselerin, sana, sanki üzerlerine ölüm hali çökmüş kimseler gibi baygın baygın baktıklarını görürsün. Oysa onlar için uygun olanı;

Tefsir / dipnot (1)

Savaşa izin veren.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

İnananlar; "Bir sure indirilse olmaz mıydı?" derler. Fakat savaştan söz eden açık ve kesin yargılı bir sure indirildiğinde, yüreklerinde sayrılık olanların, ölüm korkusundan baygınlık geçirir gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa onlar için en iyisi şudur:

İbni Kesir

İman etmiş olanlar; bir sure indirilmeli değil miydi? derler. Fakat muhkem bir sure indirilip de orada muharebe zikrolununca; kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusundan bayılmış kimselerin bakışları gibi sana baktıklarını görürsün. Bu, onlar için daha evladır.

Gültekin Onan

İnananlar derler ki: "(Savaş izni için) Bir süre indirilmeli değil miydi?" Fakat, içinde savaş (kıtal) zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla (olan):

Rowad Tercüme Merkezi

İman edenler: “Bir sure indirilmeli değil miydi?” derler. Muhkem bir sure indirilip de içinde savaş emri verilince kalplerinde hastalık bulunanların üzerlerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi sana baktıklarını görürsün. O onlara yakın olandır.

Şaban Piriş

İman edenler: Bir sûre indirilmeli değil mi? diyorlar. Muhkem bir sûre indirilip, içinde savaş anılınca, kalblerinde hastalık olanların sana, ölüm baygınlığı geçiren bir kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlar için en hayırlısı…

Ali Özek ve diğerleri

İman etmiş olanlar: Keşke cihad hakkında bir sûre indirilmiş olsaydı! derler. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur!

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Allah'a iman edenler -Allah Teâlâ'nın, resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e cihat hakkında bir sure indirmesini temenni ederek- şöyle derler: "Keşke cihat hakkında bir sure indirilmiş olsaydı!" Allah Teâlâ, açıklamaları ve hükümleri içerisinde savaşın zikredildiği muhkem bir sure indirdiğinde -Ey Peygamber!- Sen, münafıklardan kalplerinde şüphe bulunanların kalplerindeki korkunun şiddeti ile sana ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Yüce Allah, savaştan geri dönmeleri ve korkmaları sebebi ile onları kendilerine yaklaşmakta olan azap ile tehdit edip korkutmuştur.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَيَقُولُقولويتكلم.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
لَوْلَالولاحرف يتضمن معنى الشرط، يدل على العرض أو التحضيض.
نُزِّلَتْنزلأنزلت، والنزول: المجيء من علو عن طريق الوحي.
سُورَةٌسورقطعة من القرآن أقلها ثلاث آيات.
فَإِذَاإذاإذا: ظرف زمان يتضمن معنى الشرط.
أُنزِلَتْنزلأنزلها الله عن طريق الوحي، والإنزال: الجلب من علو عن طريق الوحي.
سُورَةٌسورقطعة من القرآن أقلها ثلاث آيات.
مُّحْكَمَةٌحكمواضحة المعنى لا شبهة فيها.
وَذُكِرَذكرذكر القتال: تحدث عنه.
فِيهَافيفي: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية.
ٱلْقِتَالُقتلالمحاربة.
رَأَيْتَرأيأبصرت.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
قُلُوبِهِمقلبالقلوب: ‌جمع ‌قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر.
مَّرَضٌمرضشك ونفاق.
يَنظُرُونَنظريرفعون أبصارهم.
إِلَيْكَإلىإلى: حرف جر يدل على الاختصاص بمعنى "اللام".
نَظَرَنظرنظر المغشي عليه: كهيئة إبصار المغشي عليه.
ٱلْمَغْشِيِّغشيالمغشي عليه: المغمى عليه.
عَلَيْهِعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
مِنَمِنمن السببية: حرف جر يفيد التعليل.
ٱلْمَوْتِموتالموت: فقد الحياة ، أي إبانة الروح عن الجسد.
فَأَوْلَىٰوليفأولى لهم طاعة وقول معروف: فأولى لهؤلاء الذين في قلوبهم مرض أن يطيعوا الله، وأن يقولوا قولا موافقا للشرع.
لَهُمْلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{آمَنُوا} مد بدل {فَإِذَا أُنْزِلَتْ} مد منفصل، يليه إخفاء حقيقي،

وهمس في التاء {سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ} إدغام بغنة في الميم والواو بعد

التنوين {قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ} إدغام تماثل صغير، يليه إدغام بغنة، ثم

إخفاء حقيقي، وفي الوقف علي {الْمَوْتِ} مد لين يمد حركتين أو أربعًا أو ستًا.