Mücâdele Suresi 11. Ayet

Mücadeleci Kadın · Medine · Sure 58 · Ayet 11/22

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا۟ فِى ٱلْمَجَـٰلِسِ فَٱفْسَحُوا۟ يَفْسَحِ ٱللَّهُ لَكُمْ ۖ وَإِذَا قِيلَ ٱنشُزُوا۟ فَٱنشُزُوا۟ يَرْفَعِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ دَرَجَـٰتٍ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

Ya eyyuhellezine amenu iza kile lekum tefessehu fil mecalisi fefsehu yefsehıllahu lekum, ve iza kilenşuzu fenşuzu yerfeillahullezine amenu minkum vellezine utul ilme derecat, vallahu bi ma ta'melune habir.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Size, "Meclislerde yer açın" denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, "Kalkın", denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! Sizlere meclislerde genişleyin denildiği vakıt genişleyiverin Allah da size genişlik versin, kalkın denildiği zaman da kalkıverin ki Allah iyman edenlerinizi yükseltsin, ılim verilenleri ise derecat ile. Ve Allah her ne yaparsanız haberdardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sizlere meclislerde: "Yer açın!" denildiği zaman yer açın ki, Allah da size genişlik versin! "Kalkın!" denildiği zaman da kalkın ki, Allah da inananlarınızı yükseltsin ve kendilerine ilim verilenleri ise derecelerle yükseltsin. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler size meclislerde "yer açın" denildiği zaman genişletin ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın" denilince de kalkıverin. Allah, içinizden iman etmiş olanlarla kendilerine ilim verilmiş bulunanların derecelerini artırır. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, size: "Meclislerde yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size: "Kalkın" dendiği zaman da, kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ey iman edenler! Siz toplantı halinde iken "Biraz yer açıverin!" denildiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin."Kalkın!" denilince de kalkıverin ki Allah sizin gibi iman, hele hele bir de ilim nasib edilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, size meclislerde "Yer açın" dendiği zaman, yer açın; Allah size genişlik versin. Size: "Kalkın" denildiği zaman da kalkın. Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Siz ey imana ermiş olanlar! Size, "Toplumsal hayatınızda birbirinize yer verin!" denildiğinde yer verin! (Karşılığında) Allah da (rahmetinde) size yer verir. Ve ne zaman size, "(İyi bir iş için) ayağa kalkın!" denildiğinde ayağa kalkın! (Ve) Allah, içinizden iman etmiş olanları ve (hepsinin üstünde,) kendilerine (doğru) bilgi tevdi edilenleri (kat kat) yüceltecektir. Çünkü Allah bütün yapıp ettiklerinizden haberdardır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! "Kalkın" denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden iman edenlerin ve ilim[1] verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

Tefsir / dipnot (1)

"Alim, bilgi sahibi olan, bilen demektir. Ancak, Kur'an'ın "Bilmekten" kast ettiği şey: Düşünmek, akletmek, gerçeği idrak etmek ve vahyin gerçekliğine iman etmektir; Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak etmek, kavramak ve anlamaktır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil; tevhidi bilince sahip olarak, gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Kur'an'da yer alan "ilim" ve "alim" kelimelerinin anlamı şudur: Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu, O'nun yüceliğini, üstünlüğünü, gücünü, her şeyi bildiğini, her şeyin yaratıcısı ve Rabb'i olduğunu idrak etmek ve ayırdına varmak demektir. Keza, kesin doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimelerinin anlamı, genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varma "bilgisidir."

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Toplantılarda, size "Yer açın!" denildiğinde yer açın. Allah da size yer açar. Ve "Kalkın!" denildiğinde kalkın. Allah, aranızdan, inananları ve kendilerine bilgi verilmiş olanları konumlarla yükseltir. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.[506]

Tefsir / dipnot (1)

Toplantılarda yer verilmesi konusu, İncil, Luka 14:8-11 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Düğüne çağırıldığın zaman başköşeye kurulma. Belki senden daha saygın birisi de çağırılmıştır ve ‘Bu adama yerini ver.' diyebilirler. O zaman, utançla kalkıp en arkaya geçersin. Bir yere çağırıldığın zaman en arkada otur. Öyle ki, davet eden kişi; ‘Daha öne buyurmaz mısın?' desin. Herkesin önünde onurlandırılmış olursun. Kendisini yücelten alçaltılacak, kendisini alçaltan yüceltilecektir."

İbni Kesir

Ey iman edenler; size: Meclislerde yer açın, denilince; yer açın ki, Allah da size açsın. Kalkın, denince de kalkın ki, Allah içinizden iman etmiş olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah; yaptıklarınızdan haberdardır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, size meclislerde "yer açın" dendiği zaman, yer açın. Tanrı size genişlik versin. Size: "Kalkın" denildiği zaman da kalkın. Tanrı, sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Allah'a iman edip Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki, Allah da size dünya ve ahiret hayatınızda genişlik versin. Fazilet ehli kimselerin oturması için size bazı meclislerden; “Kalkın!” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰأَيُّهَايا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
إِذَاإذاظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل.
قِيلَقولوجه الكلام أو الأمر.
لَكُمْلاللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ.
تَفَسَّحُوافسحتوسعوا ولا تضاموا.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلْمَجَٰلِسِجلسجمع مجلس، وهو موضع الجلوس.
فَٱفْسَحُوافسحفوسعوا.
يَفْسَحِفسحيوسع.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
لَكُمْلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
وَإِذَاإذاإذا: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل.
قِيلَقولوجه الكلام أو الأمر.
ٱنشُزُوانشزانهضوا وقوموا.
فَٱنشُزُوانشزفانهضوا وقوموا.
يَرْفَعِرفعرفع المؤمنين: إعلاء شأنهم.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
مِنكُمْمِنمن: حرف جر لتبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
أُوتُواأتيأعطوا.
ٱلْعِلْمَعلمالعلم: اليقين وإدراك الشيء على حقيقته، ونقيضه الجهل. والعلم: من صفات الله تعالى.
دَرَجَٰتٍدرجمنازل.
وَٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
بِمَاماما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية.
تَعْمَلُونَعملالعمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، ‌كل ‌فعل ‌كان ‌بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية.
خَبِيرٌخبرصفة لله سبحانه، والخبير: هو المطلع على حقيقة الأشياء فلا تخفى على الله خافية وهو عالم بالكليات والجزئيات ومن أنكر ذلك كفر.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَاأَيُّهَا} مد منفصل مد منفصل {آمَنُوا} مد بدل {يَفْسَحِ اللَّهُ} اسم

الجلالة مرقق لأن ما قبله مكسور {انْشُزُوا فَانْشُزُوا} فيهما إخفاء حقيقي للنون

عند الشين، وقد كسرت العين من {يَرْفَعِ اللَّهُ} للتخلص من التقاء الساكنين، ورقق

اسم الجلالة بعدها {مِنكُمْ} إخفاء حقيقي {أُوتُوا} مد بدل، ويحذف منه حرف المد

الأخير وصلًا للساكن بعده ويثبت وقفًا {دَرَجَاتٍ وَاللَّهُ} إدغام بغنة، وراء

{خَبِيرٌ} مرققة وقفًا مفخمة وصلًا وبالوقف على رؤوس الآي يحصل الأجر الموعود به،

وفى هذه الصفحة خمسة مدود عارضة للسكون، أي أن الحرف الأخير قد سكن للوقف، ووقع

قبله حرف مد {عَلِيمٌ} {الْمَصِيرُ} {تُحْشَرُونَ} {الْمُؤْمِنُونَ} {خَبِيرٌ}

ومن العارض للسكون مد اللين، وحرفاه: واو أو ياء سكنتاقبل سكون الحرف الأخير

الموقوف عليهوتحرك ما قبلهما مثل {شَيْءٍ} {السَّوْءِ} {خَوْفٌ} {بَيْتٌ} ويأخذ

حكم المد العارض السابق في المد والوقف.