Meryem Suresi 84. Ayet
Meryem · Mekke · Sure 19 · Ayet 84/98
فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ ۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا
Fe la ta'cel aleyhim, innema neuddu lehum adda.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Aleyhlerinde acele etme, biz onlar için ancak bir sayı sayıyoruz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Aleyhlerinde acele etme! Biz, onlar için yalnızca bir sayı sayıyoruz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Binaen'aleyh sen onlara karşı (azab istemekde) acele etme. Biz ancak onların (günlerini ve nefeslerini) sayıyoruz.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlar hakkında acele etme, biz onlar(ın günlerini ve nefeslerini doldurmaları) için saydıkça sayıyoruz.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O halde onlar hakkında acele etme! Biz onların günlerini saymaktayız.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onlara karşı acele davranma; biz onlar için ancak saydıkça sayıyoruz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Öyleyse, onların üzerine (Allah'ın azabını çağırmakta) tezlik gösterme; çünkü Biz onların günlerini aksatmadan sayıyoruz zaten.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-O halde, onlar için acele etme. Biz onların günlerini sayıp duruyoruz.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Öyleyse onlar için acele etme.[1] Onların günlerinin hesabını yapıyoruz.
Tefsir / dipnot (1)
Hemen cezalandırılmalarını bekleme.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onlar için acele etme. Aslında, onlar için saydıkça sayıyoruz.
İbni Kesir
Şu halde sen, onlara karşı acele etme. Biz, onların günlerini saydıkça sayıyoruz.
Gültekin Onan
Onlara karşı acele davranma; biz onlar için ancak saydıkça sayıyoruz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Onların helak edilmelerini Allah Teâlâ'dan istemede aceleci davranma. Biz onların günlerini sayıyor ve onlara verilen müddet bittiğinde hak ettikleri cezayı vereceğiz.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Şu halde sen, onlara karşı acele etme. Biz, onların günlerini saydıkça sayıyoruz.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
81- Kendilerine izzet ve kuvvet sağlasınlar diye Allah’tan başka birtakım ilâhlar edindiler. 82- Asla! O ilahları (kıyamette) onların ibadetlerini inkar edecek ve onlara karşı olacaklardır. 83- Bilmez misin ki biz, şeytanları kâfirlerin üzerine salarız da onları (isyana) alabildiğine teşvik ederler. 84- Sen onların aleyhlerinde acele etme. Zira biz, onlar için gün sayıyoruz.
[81-82. Müşrikler, Allah'ın dışında birtakım ilahlar edinip onlara ibadet ediyorlar ve bunu da o ilahlar kendilerine yardım etsin diye ve onlar sayesinde izzete kavuşmak için yapıyorlar. Ama durum iddia ettikleri gibi değildir. O ilahlar onlar için güç ve izzet sebebi olmayacaktır. Aksine bu ilahlar ahirette onların ibadetlerini inkar edeceklerdir ve düşündüklerinin aksine onlara düşmanlık edip onları yalanlayan hasımlar olacaklardır.] 83. “Bilmez misin ki biz, şeytanları kâfirlerin üzerine salarız da onları (isyana) alabildiğine teşvik ederler.” Bu, Yüce Allah’ın kâfirlere olan bir cezasıdır. Çünkü onlar Allah’ın yoluna bağlanmadılar, Allah’ın ipine tutunmadılar; aksine O’na ortak koştular ve O’nun düşmanları olan şeytanları dost edindiler. Allah da bu şeytanları onlara musallat kıldı ve onların arkadaşları yaptı. Şeytanlar onları isyana doğru sürükler, küfre doğru hızlıca götürürler. Onlara vesveseler verip telkinlerde bulunur, batılı süslü, hakkı da çirkin gösterirler. Böylelikle kalplerine batıl sevgisi yerleşir ve bu sevgi kalplerine işler. Böylece bu kimseler, tıpkı hak sahibinin hakkı uğrunda çalışıp da bütün gayretiyle onu zafere ulaştırması gibi batılları uğrunda çalışırlar ve batıl yolunda hak ehline karşı mücadele verirler. Bütün bunlar ise onların gerçek dosttan yüz çevirmelerinin ve kendisine düşman olanı dost edinmelerinin bir cezasıdır. Bu nedenle de Allah, o düşmanı onun üzerinde musallat ve otorite sahibi kılmıştır. Yoksa bir kimse Allah’a iman edip O’na tevekkül edecek olursa hiçbir zaman şeytanın onun üzerinde bir tasallutu ve otoritesi olamaz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Doğrusu iman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti ancak kendisini dost edinip de onu Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.”(el-Nahl, 16/99-100)
84. Yani şu azabı çabucak isteyen kâfirler için acele etme! “Zira biz, onlar için gün sayıyoruz.” Yani onların sayılı günleri vardır. Ne bu günlerden öne geçebilirler, ne de sonraya kalabilirler. Onlara mühlet veririz. Allah’ın emrine dönsünler diye bir süre onlara ceza göndermeyiz. Ancak bu verilen süre onlara fayda sağlamayacak olursa onları aziz ve muktedir olanın yakalayışı ile yakalarız.