Meryem Suresi 31. Ayet
Meryem · Mekke · Sure 19 · Ayet 31/98
وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَـٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمْتُ حَيًّا
Ve cealeni mubareken eyne ma kuntu ve evsani bis salati vez zekati ma dumtu hayya.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Meryem Suresi 31. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve beni her nerede olsam mübarek kıldı ve berhayat olduğum müddetçe bana namaz ve zekat tavsıye buyurdu
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Beni her nerede olursam mübarek kıldı ve hayatta kaldığım müddetçe bana namazı ve zekatı tavsiye buyurdu.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Beni her nerede olursam mübarek kıldı. Bana, hayatda bulunduğum müddetçe namaz (kılmam) ı, zekat (vermem) i emretdi".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Beni bulunduğum her yerde yararlı kıldı. Sağ olduğum sürece bana namaz kılmayı, zekat vermeyi emretti!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Nerede olursam olayım beni kutlu, mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe bana namazı ve zekatı farz kıldı."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve nerede bulunursam bulunayım beni kutlu ve erdemli kıldı; yaşadığım sürece bana salatı, arınmak için vermeyi emretti;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Nerede olursam olayım beni bereketlendirdi ve yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
"Ve beni bulunduğum her yerde mübarek[1] kıldı. Ve yaşadığım sürece bana salatı[2] ve zekatı[3] tavsiye etti.[4]"
Tefsir / dipnot (4)
Kutlu.
Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelme demektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almaktır. Salatın diğer anlamları şunlardır: Ritüel salat (Namaz), dua etmek, din, havra. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak. Namaz, Farsça bir kelimedir ve bu kelime Kur'an'da geçmez.
Bkz. 19:13. ayetin dipnotu.
Hükme bağladı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Nerede bulunursam bulunayım, beni kutsadı ve yaşadığım sürece bana namazı ve zekatı buyruk verdi!"
İbni Kesir
Nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı ve yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.
Gültekin Onan
"Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti."
Rowad Tercüme Merkezi
"Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı ve yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti."
Şaban Piriş
Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı ve yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.
Ali Özek ve diğerleri
«Nerede olursam olayım, O beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti.»
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
"Nerede olursam olayım kullar için beni çok faydalı kıldı. Hayatım boyunca bana namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَجَعَلَنِي | جعل | وصيرني. | |||
| مُبَارَكًا | برك | كثير المنافع والفوائد. | |||
| أَيْنَ | أين | أين ما: ظرف مكان يتضمن معنى الشرط. | |||
| مَا | ما | مؤكدة وظيفتها التعويض عن فعل محذوف أو تأكيد السياق التي ترد فيه. | |||
| كُنتُ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| وَأَوْصَٰنِي | وصي | وأمرني. | |||
| بِٱلصَّلَوٰةِ | صلو | الصلاة لغة: الدعاء. وشرعا: عبارة عن التعبد لله بأقوال وأفعال مخصوصة تفتتح بالتكبير، وتختتم بالتسليم. | |||
| وَٱلزَّكَوٰةِ | زكو | الزكاة: لغة: النماء والزيادة. وفي الشرع: حق يجب في الأموال الخاصة في وقت مخصوص ولطائفة مخصوصة. | |||
| مَا | ما | حرف مصدري ظرفي يؤول مع ما بعده لظرف زمان. | |||
| دُمْتُ | دوم | ما دمت: مدة دوامي. | |||
| حَيًّا | حيي | الحي: الذي فيه الحياة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مُبَارَكًا أَيْنَ مَا} إظهار حلقي للتنوين مع الهمزة، وقد رسمت {أَيْنَ
مَا} مقطوعة، فيصح الوقف عند الحاجة على جزئي (الكلمة) ويكون البدء من أولها. وفي
{كُنْتُ} إخفاء حقيقي للنون مع التاء.