Kıyâmet Suresi 10. Ayet
Diriliş · Mekke · Sure 75 · Ayet 10/40
يَقُولُ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ
Yekulul insanu yevme izin eynel meferr.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Der o insan o gün: nereye kaçmalı? (eynel'mefer)
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gün insan: "Nereye kaçmalı?" der.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Evet) o gün insan "Kaçış nereye?" diyecek.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Evet) O gün insan: "Kaçacak yer neresi?" der.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte o gün insan der: "Var mı kaçacak mekan?"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İnsan o gün: "Kaçış nereye?" der.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
o Gün insan haykıracak: "(Eyvah!) Nereye kaçayım?"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(O gün) insan: -Bugün kaçacak yer nerede? der.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
O Gün, o insan,[1] "Kaçacak yer var mı?" diyecek.
Tefsir / dipnot (1)
Ayette söz konusu edilen "insan," insanların tamamı değildir. İnsan kelimesinin başında ki "el" takısıyla, bilinen insanlardan söz edilmektedir. Bunlar; Müşriklerdir, Kafirlerdir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
O gün, insan, şöyle diyecek: "Nereye kaçsam?"
İbni Kesir
O gün, insan; kaçacak yer nerede? der.
Gültekin Onan
İnsan o gün: "Kaçış nereye?" der.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O gün günahkâr insanlar şöyle diyecek: "Kaçış nereye?"
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
O gün, insan; kaçacak yer nerede? der.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
7, 8, 9- Gözler (dehşetten) donup kaldığı, ay tutulduğu, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman; 10- O gün insan:“Kaçacak yer neresi?” der. 11- Asla! Kaçıp sığınacak hiçbir yer yok! 12- O gün varıp durulacak yer, yalnız Rabbinin huzurudur. 13- O gün insana yaptığı ve ertelediği her şey haber verilir. 14- Ama zaten insan, kendisini çok iyi bilir; 15- Türlü mazeretler ortaya atsa bile.
7. “Gözler (dehşetten) donup kaldığı zaman” artık Kıyamet kopmuş olacaktır. O pek büyük dehşetlerden dolayı gözler yuvalarından dışarı fırlayacak ve göz kapakları hareket etmeyecektir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“...O, onları ancak gözlerin dehşetle yerinden fırlayacağı bir güne erteliyor. Hepsi de başlarını dikerek koşacaklar, gözleri (ile) kendilerine bile dönüp bakamayacaklar. Kalpleri ise bomboş olacaktır.”(İbrahim, 14/42-43) 8-9. “Ay tutulduğu” ışığı ve gücü gittiği “güneş ve ay bir araya getirildiği zaman.” Halbuki Yüce Allah, onları yarattığı günden beri bir arada bulunmamışlardır. Ama Allah Kıyamet gününde onları bir araya getirecektir. Ayın ışığı söndürülecek, güneş tortop edilecek ve kullar ayın da güneşin de Allah’ın emrine göre hareket eden iki kul olduğunu ve onlara ibadet edenler de yalancı olduklarını görsünler diye ikisi de cehenneme atılacaktır. 10. “O gün insan” bu dehşet verici, tedirgin edici hususları gördüğünde; Şu karşı karşıya bulunduğumuz musibetlerden ve dehşetli hallerden kaçıp yakamızı kurtarmak için “Kaçacak yer neresi?” der.”
11. “Asla! Kaçıp sığınacak hiçbir yer yok.” Hiç kimsenin Allah’tan başka sığınacak bir yeri olmayacaktır. 12. “O gün” bütün kullar için “varılıp durulacak yer, yalnız Rabbinin huzurudur.” Hiç kimse bu yerden kaçamaz yahut bir yere gizlenemez. Amelinin karşılığının kendisine verilmesi için mutlaka Rabbinin huzurunda durdurulacaktır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır: 13. “O gün insana yaptığı ve ertelediği her şey haber verilir.” İyisi ile kötüsü ile ilk dönemlerinde de son dönemlerinde de işlediği bütün amelleri ona bildirilir ve kendisinin reddedemeyeceği bir şekilde ona bunlar haber verilir.
14. “Ama zaten insan, kendisini çok iyi bilir.” Kendi hakkında tanık olacak ve kendisini hesaba çekecektir. 15. “Türlü mazeretler ortaya atsa bile.” Bunlar, kabul olunacak mazeretler olmayacaktır. Aksine kendi amelleri kendisine söyletilecek, o da bütün bunları tek tek itiraf edecektir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Oku amel defterini! Bugün kendine karşı hesap görücü olarak kendin yetersin.”(el-İsrâ, 17/14) Kul, yaptıklarını inkâr etse yahut mazeret bildirecek olsa dahi, onun bu inkâr ve mazeretinin kendisine en ufak bir faydası olmayacaktır. Çünkü onun kulakları, gözleri ve bütün azaları yaptıklarına şahitlik edeceklerdir. Diğer taraftan Rabbini razı etmeye çalışmasının vakti geçip gitmiş ve artık bunun faydası kalmamış olacaktır:“O gün zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan Rablerini razı etmeleri de istenmez.”(er-Rûm, 30/57)