Kasas Suresi 55. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 55/88
وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَـٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَـٰلُكُمْ سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَـٰهِلِينَ
Ve iza semiullagve a'radu anhu, ve kalu lena a'maluna ve lekum a'malukum selamun aleykum la nebtegil cahilin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve lağiv işittikleri zaman ondan yüzlerini çevirirler de "bize kendi amellerimiz size de kendi amelleriniz, selamün aleyküm Allaha ısmarladık biz cahillik edenleri aramayız" derler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size; selam size! Allah'a ısmarladık! Biz, cahillik edenleri aramayız." derler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bunlar yaramaz lakırdı (lar) işitdikleri zaman ondan yüz çevirdiler ve: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aaiddir. Size selam (olsun). Biz cahilleri aramayız" dediler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun (haydi hoşça kalın), biz cahiller(le sohbet etmey)i istemeyiz" derler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Anlamsız, çirkin sözler işitince yüzlerini çevirip uzak durur ve şöyle derler: "Bizim işlerimiz bize, sizinkiler de size aittir. Selam olsun size, hoşça kalın! Cahillerle arkadaşlık etmeyi arzulamayız biz"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
onlar ki, boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip, "Bizim yapıp ettiklerimizin hesabını biz vereceğiz, sizin yapıp ettiklerinizin hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun; bizim, (doğru ile yanlışın anlamından) habersiz kimselerle işimiz yok" derler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler. -Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size... Size selam olsun, bizim cahillerle işimiz yoktur, derler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Boş sözleri duyduklarında, ondan yüz çevirirler ve şöyle derler: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Size selam olsun; bilisizleri istemiyoruz!"
İbni Kesir
Ve boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirdiler. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Selam olsun size, biz cahilleri aramayız derler.
Gültekin Onan
'Boş ve yararsız olan sözü' işittikteri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O Müminler, kitap ehlinden batıl sözler işitirlerse, ona hiç bakmadan yüz çevirirler ve bu sözün sahiplerine seslenerek şöyle derler: “Bize, amellerimizin karşılığı verilecektir, size de amellerinizin karşılığı verilecektir. Bizden yana kötü söz ve eziyetlerden esenliktesiniz. Biz, din ve dünya hayatına zarar ve eza barındırdığı için cahillerle arkadaşlık yapmayı arzu etmiyoruz."
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Ve boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirdiler. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Selam olsun size, biz cahilleri aramayız derler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
52- O (Kur'ân’dan) önce kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, ona da iman ederler. 53- Onlara okunduğunda da derler ki:“Biz ona iman ettik. Çünkü o, Rabbimizden gelen haktır. Zaten biz ondan önce de müslüman idik.” 54- İşte bunlara sabrettikleri için ecirleri iki kere verilecektir. Hem onlar kötülüğü iyilikle savarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da infâk ederler. 55- Boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve derler ki:“Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size. (Bizden yana) selâm olsun size. Bizim cahillerle işimiz olmaz.”
52. Şanı Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in büyüklüğünü, doğruluğunu, gerçekliğini, hakkı bilen kimselerin onu tanıdıklarını, ona iman ettiklerini, onun hak olduğunu itiraf ve kabul ettiklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“O (Kur'ân’dan) önce kendilerine kitap verdiğimiz kimseler...” Bunlar, herhangi bir değişiklik yapmadan Tevrat ve İncil’e olduğu gibi iman edenlerdir, “ona” yani bu Kur’ân-ı Kerîm’e ve onu getirene “iman ederler.”
53. “Onlara okunduğunda da” onu dinler, ona itaat eder ve “derler ki: Biz ona iman ettik. Çünkü o Rabbimizden gelen haktır.” Çünkü bu kitap, geçmiş peygamberlerin getirdiklerine uygundur. Önceki kitaplarda sözü edilen şeyler ile uyum arzetmektedir. Doğru haberleri ihtiva ettiği gibi son derece hikmete uygun emir ve yasaklar da ihtiva etmektedir. şte şahitlikleri fayda veren, sözlerinin yararı olan kimseler bunlardır. Çünkü bunlar, söylediklerini ancak bilgi ve basirete dayalı olarak söylerler. Zira onlar bilgi sahibidirler, bilir kişidirler, Kitap ehlidirler. Onların dışındakilerin reddedişlerinin ve hakka karşı çıkışlarının ise delil olmak şöyle dursun bir şüphe özelliği dahi yoktur. Zira onların dışındakiler, bu hususta ya büsbütün cahildir ya da hakka karşı bile bile inat eden, bilmezlikten gelen kimselerdir. üce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“De ki: Ona ister iman edin, ister iman etmeyin. Şüphesiz o, bundan önce kendilerine ilim verilmiş olanlara okununca onlar, çenelerinin üzerine secdeye kapanırlar...”(el-İsra, 17/107)“Zaten biz ondan önce de müslüman idik.” İşte biz, Yüce Allah’ın bize lütfetmiş olduğu iman ve İslâm üzere sebat ettik ve bundan dolayı da bu Kur’ân’ı tasdik ettik. Önce indirilen kitaplara iman ettiğimiz gibi son indirilen Kitaba da iman ettik. Bizim dışımızdakiler ise bu Kitabı yalanlamak ile önceki kitaplara olan imanları ile çelişmektedirler.
54. “İşte bunlara” yani her iki kitaba iman edenlere “sabrettikleri için” iman üzere sabredip salih amel üzere de sebat gösterdikleri için, herhangi bir şüphenin kendilerini sarsmadığı, baş olma sevdası veya herhangi bir arzunun imandan geri çevirmediği o kimselere “ecirleri iki kere verilecektir.” Biri ilk imanlarına karşılık, diğeri de ikinci imanlarına karşılıktır. ağlam imanlarının bir sonucu olarak onlar “kötülüğü iyilikle savarlar.” Yani onların izlediği yol ve adetleri, herkese iyilikte bulunmaktır. Kendilerine söz ve davranış ile kötülük yapan kimselere dahi güzel söz ve övülmeye değer davranışlarla karşılık verirler. Çünkü onlar, bu büyük ahlâkın ne kadar faziletli olduğunu ve böyle bir işi ancak büyük bir nasibe sahip kimselerin yaptığını bilirler.
55. “Boş söz işittiklerinde” cahil bir kimse onlara hitap edip kendilerine boş bir söz söylediği takdirde “ondan yüz çevirirler ve” Rahmân’ın özlü akıl sahibi olan salih kullarının söylediği sözlerle hitap ederek “derler ki: Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size.” Yani herkes yaptığı amelin karşılığını görecektir. Kimse bir başkasının günah yükünü yüklenmeyecektir. Buna bağlı olarak onlar, cahillerin söyledikleri boş ve faydasız sözlerden ve yaptıkları batıl işlerden öncelikle uzak dururlar. “(Bizden yana) selâm olsun size” yani bizden hayırdan başka bir söz işitmezsiniz. Bizler sizin cahilliğinizin gereği olan sözlerle sizi muhatap almayız. Sizler kendiniz için böyle aşağılık davranışları kabul etseniz dahi biz kendimize böyle şeyleri yakıştırmayız. Bu gibi şeylere dalmaktan kendimizi koruruz. “Bizim” hiçbir şekilde “cahillerle işimiz olmaz.”
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَإِذَا | إذا | إذا: ظرف زمان يتضمن معنى المفاجأة. | |||
| سَمِعُوا | سمع | أحسوا بالأذن وفهموا. | |||
| ٱللَّغْوَ | لغو | الكلام المستقبح. | |||
| أَعْرَضُوا | عرض | الإعراض: الإبتعاد والتنحي. | |||
| عَنْهُ | عن | عن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| وَقَالُوا | قول | وتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| لَنَا | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| أَعْمَٰلُنَا | عمل | أفعالنا المقصودة. | |||
| وَلَكُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| أَعْمَٰلُكُمْ | عمل | أفعالكم المقصودة. | |||
| سَلَٰمٌ | سلم | فراق ومتاركة، وفي ذلك حث على عدم مسافهة السفهاء وعلى عدم الرد على إساءتهم بإساءة. | |||
| عَلَيْكُمْ | على | على: حرف جر بمعنى إلى التي تفيد معنى انتهاء الغاية. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| نَبْتَغِي | بغي | لا نبتغي: لا نريد. | |||
| ٱلْجَٰهِلِينَ | جهل | الطائشين السفهاء. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لَنَا أَعْمَالُنَا} مد منفصل {سَلَامٌ عَلَيْكُمْ} إظهار حلقي في التنوين
مع العين {لَا نَبْتَغِي} قلقلة في الباء، وتحذف ياؤها وصلًا للساكن بعدها.