Kasas Suresi 53. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 53/88
وَإِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦٓ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّنَآ إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلِهِۦ مُسْلِمِينَ
Ve iza yutla aleyhim kalu amenna bihi innehul hakku min rabbina inna kunna min kablihi muslimin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 53. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kur'an kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hem kendilerine tilavet olunur olunmaz "biz, dediler: buna iyman ettik bu şübhesiz hak, rabbımızdan, biz doğrusu evvelinden müsliman idik"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O kendilerine okununca hemen: "Biz buna iman ettik; bu şüphesiz Rabbimizden gelen bir gerçektir. Doğrusu biz önceden müslümandık." derler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: "Buna inandık. Şübhesiz ki bu, Rabbimizden (gelen) bir hakdır. Hakıykat, biz bundan evvel de İslamı kabul etmiş kimselerdik" dediler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: "Ona inandık, o, Rabbimizden gelen gerçektir... Zaten biz ondan önce de müslümanlar idik." derler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kendilerine Kur'an okununca şöyle derler: "Ona iman ettik, O Rabbimizden gelen gerçeğin ta kendisidir. Biz zaten daha önce de Allah'a teslim olmuş kimselerdik."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onlara okunduğu zaman: "Biz ona inandık, gerçekten o, Rabbimizden olan bir haktır, şüphesiz biz bundan önce de müslümanlar idik" derler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bu kimseler (değişmeyen gerçek) kendilerine ulaştırıldığında, hemen, "Buna inandık!" derler, "Çünkü bu bize Rabbimizin katından ulaşan bir gerçek; bu bize ulaşmadan önce de, biz zaten O'na yürekten boyun eğen kimselerdik!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlara okununca derler ki: - Ona iman ettik, çünkü o Rabbimizden gelen gerçektir. Biz önceden de müslüman idik.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Onlara okunduğu[1] zaman: "Ona inandık. Kuşkusuz o, Rabb'imizden gelen Hakk'tır. Biz ondan önce de teslim[2] olanlardık." dediler.
Tefsir / dipnot (2)
Söz, vahiy onlara duyurulduğu zaman.
Müslim olanlarız.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Zaten onlara okunduğunda, şöyle derler: "Ona inandık; kuşkusuz, O, Efendimizden gerçektir. Aslında, Ondan önce de teslim olmuştuk!"
İbni Kesir
Onlara Kur'an okunduğu zaman; derler ki: Ona inandık, doğrusu o, Rabbımızdan gelen gerçektir. Şüphesiz biz, ondan önce de müslümanlar olmuştuk.
Gültekin Onan
Onlara okunduğu zaman: "Biz ona inandık, gerçekten o, rabbimizden olan bir haktır, şüphesiz biz bundan önce de müslümanlar idik" derler.
Rowad Tercüme Merkezi
Onlara okunduğu zaman derler ki: "Ona iman ettik. Şüphesiz o, Rabbimizden gelen haktır. Şüphesiz biz, bundan öncede Müslümandık."
Şaban Piriş
Onlara okununca derler ki: Ona iman ettik, çünkü o Rabbimizden gelen haktır. Biz önceden de müslüman idik.
Ali Özek ve diğerleri
Onlara (Kur’an) okunduğu zaman: Ona iman ettik. Çünkü o Rabbimizden gelmiş hakikattir. Esasen biz daha önce de müslüman idik, derler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onlara okuduğun zaman derler ki: “Biz buna iman ettik. Şüphesiz bu hiç kuşku bulunmayan Rabbimizden indirilmiş bir haktır. Zaten biz bu Kur’an’dan önce de, önceki peygamberin getirdiğine imanımız sebebiyle Müslümandık."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَإِذَا | إذا | إذا: ظرف زمان يتضمن معنى المفاجأة. | |||
| يُتْلَىٰ | تلو | يقرأ. | |||
| عَلَيْهِمْ | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| قَالُوا | قول | تكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| ءَامَنَّا | أمن | صدقنا وأذعنا. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| إِنَّهُ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلْحَقُّ | حقق | الحق لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| رَّبِّنَا | ربب | إلهنا المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| إِنَّا | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| كُنَّا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| قَبْلِهِ | قبل | قبل: ظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا، وهو نقيض بعد. | |||
| مُسْلِمِينَ | سلم | منقادين لله ولشرائعه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{قَالُوا آمَنَّا} مد منفصل. يليه مد بدل {بِهِ إِنَّهُ} صلة طويلة في هاء
{بِهِ} أما هاء {إِنَّهُ} فهى مقصورة لسكون ما بعدها. يليها غنة في النون {مِنْ
رَبِّنَا إِنَّا} إدغام بغير غنة في النون مع الراء. يليه مد منفصل، وغنة في النون
المشددة ومد طبيعي {مِنْ قَبْلِهِ} إخفاء حقيقي في النون مع القاف وصلة الهاء
صغيرة في حالة الوصل.