Kasas Suresi 49. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 49/88
قُلْ فَأْتُوا۟ بِكِتَـٰبٍ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ هُوَ أَهْدَىٰ مِنْهُمَآ أَتَّبِعْهُ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
Kul fe'tu bi kitabin min indillahi huve ehda min huma ettebi' hu in kuntum sadikin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 49. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah katından, doğruya bu ikisinden (Tevrat ve Kur'an'dan) daha çok ulaştıran bir kitap getirin de, ben ona uyayım."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: o halde bu ikisinden daha doğru bir kitab getirin Allah tarafından da ben ona tabi' olayım eğer sadıksanız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "O halde eğer doğru söylüyorsanız, Allah katından bu ikisinden daha doğru bir kitap getirin ben de ona uyayım!"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
De ki: "Eğer (sözünüzde) saadık (adam) larsanız Allah tarafından bu ikisinden daha doğru bir katib getirin de ben ona uyayım!"
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Eğer doğru iseniz, Allah katından bu ikisinden (yani Musa'ya ve bana inen Kitaplardan) daha doğru bir Kitap getirin de ben ona uyayım."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
De ki: "Bu iddianızda tutarlı iseniz, bu iki kitaptan daha doğru, daha muteber olup, Allah tarafından gelmiş olan başka bir kitap gösterin ona tabi olayım!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "Eğer doğruysanız, bu durumda Allah katından bu ikisinden (Musa'ya indirilen Tevrat ve bana indirilen Kur'an'dan) daha doğru olan bir kitap getirin de, ona uymuş olayım."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
De ki: "Eğer doğru sözlü kimselerseniz, haydi, Allah katından, doğru olana bu ikisinden daha yakın bir yol gösteren bir başka kitap getirin, ona ben de uyayım!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Eğer doğru ve samimi iseniz, Allah katından bu iki kitaptan daha doğru bir kitap getirin de, ben de ona tabi olayım.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
De ki: "Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, Allah'ın katından, o ikisinden[1] daha doğru yola ileten bir kitap getirin de ben de ona uyayım."
Tefsir / dipnot (1)
Tevrat ve Kur'an'dan.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "Allah'ın katından, bu ikisinden daha çok doğru yola eriştiren bir Kitap getirin ona uyayım; eğer doğruyu söylüyorsanız?"
İbni Kesir
De ki: Şayet doğru sözlüyseniz; Allah katından bu ikisinden daha doğru bir kitab getirin de ona uyalım.
Gültekin Onan
De ki: "Eğer doğruysanız, bu durumda Tanrı katından bu ikisinden (Musa'ya indirilen Tevrat ve bana indirilen Kuran'dan) daha doğru olan bir kitap getirin de, ona uymuş olayım."
Rowad Tercüme Merkezi
De ki: "Eğer doğrulardan iseniz, Allah katından bu iki kitaptan daha doğru bir kitap getirin de, ben de ona tabi olayım."
Şaban Piriş
De ki: Eğer doğrulardan iseniz, Allah katından bu iki kitaptan daha doğru bir kitap getirin de, ben de ona tabi olayım.
Ali Özek ve diğerleri
(Rasûlüm!) De ki: Eğer doğru sözlüler iseniz, Allah katından bu ikisinden (bana ve Musa’ya inen kitaplardan) daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Eğer Tevrat ve Kur’an’ın sihir olduğuna dair iddianızda doğru söylüyorsanız, Allah’ın katından indirilmiş, Tevrat’tan ve Kur’an’dan daha doğru olan bir kitap getirin. Böyle bir kitap getirebilirseniz ben de ona tabi olurum''
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| فَأْتُوا | أتي | فجيئوا. | |||
| بِكِتَٰبٍ | كتب | كتاب: كتاب سماوي. | |||
| مِّنْ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| عِندِ | عند | ظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| أَهْدَىٰ | هدي | أكثر هداية، أي أكثر إرشادا الى الايمان. | |||
| مِنْهُمَا | مِن | من: حرف جر يستخدم للمقارنة التفضيلية بين شيئين. | |||
| أَتَّبِعْهُ | تبع | أقتدي به. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| كُنتُمْ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| صَٰدِقِينَ | صدق | متصفين بالصدق، والصدق: مطابقة الكلام للواقع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{بِكِتَابٍ مِنْ} إدغام بغنة في التنوين مع الميم {عِنْدِ} إخفاء حقيقي في
النون مع الدال {مِنْهُمَا أَتَّبِعْهُ} مد منفصل {إِنْ كُنْتُمْ} إخفاء حقيقي
مرتين في الكاف والتاء بعد النون الساكنة